Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11842 E. 2018/3517 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ tacir↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, davalı kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının başvuru konusu “ AMELETO PER BAMBİNİ ” ibaresi ile davacı şirket adına tescilli “BAMBİ” ve “BAMBİNİ” ibareli markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalının başvurusuna konu marka ile davacı şirket adına tescilli markaların tescil kapsamı malların yönelik olduğu ortalama tüketici kitlesinin, özellikle markalar arasındaki yüksek sesçil ve görsel benzerlik itibariyle, mahkemenin kabulünün aksine, markaları benzer bulacakları ve aynı işletmesel, idari veya ekonomik bağlantı bulunan tacirler tarafından üretildiğini veya pazarlandığını düşünmeleri, diğer bir anlatımla markaları karıştırma ihtimallerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece taraf markalarının 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında iltibas teşkil edecek kadar benzer olduğu dikkate alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2744 E. 2019/4134 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, davalı kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalının başvurusuna konu marka ile davacı şirket adına tescilli markaların tescil kapsamı malların yönelik olduğu «ortalama tüketici» kitlesinin, özellikle markalar arasındaki yüksek sesçil ve görsel benzerlik itibariyle, mahkemenin kabulünün aksine, markaları benzer bulacakları ve aynı işletmesel, idari veya ekonomik bağlantı bulunan «tacirler» tarafından üretildiğini veya pazarlandığını düşünmeleri, diğer bir anlatımla markaları karıştırma ihtimallerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece taraf markalarının 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında «iltibas» teşkil edecek kadar benzer olduğu dikkate alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… üketiciler açısından, hafızada asli unsurların kalacak olması karşısında davalının başvurusundaki tali "bambina" unsuru ile davacı markalarının asli unsuru arasında «iltibas» tehlikesinin oluşmayacağı, "bambino" ibaresinin İtalyanca "çocuk" anlamına gelip, giyim sektöründe sıkça kullanılan zayıf bir ibare olduğu gerekçesiyle davacı veki …
İltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4067 E. 2024/620 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, davalı kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalının başvurusuna konu marka ile davacı şirket adına tescilli markaların tescil kapsamı malların yönelik olduğu «ortalama tüketici» kitlesinin, özellikle markalar arasındaki yüksek sesçil ve görsel benzerlik itibariyle, mahkemenin kabulünün aksine, markaları benzer bulacakları ve aynı işletmesel, idari veya ekonomik bağlantı bulunan «tacirler» tarafından üretildiğini veya pazarlandığını düşünmeleri, diğer bir anlatımla markaları karıştırma ihtimallerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece taraf markalarının 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında «iltibas» teşkil edecek kadar benzer olduğu dikkate alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… n mal/hizmetlerde) başvurusu ile davacının "BAMBİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiri …
… ve hizmetleri kapsaması nedeni ile davalı markası ile davacıya ait markanın aynı mal ve hizmetleri içerdiğini, 20. sınıf malların ve hizmetlerin alıcısı konumundaki «ortalama tüketici» ve yararlanıcı kitlesinin, özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asil ve ayırt edici unsurlarının benzer olması da göz önüne alındığında, bu iki markayı il …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalının başvurusunun da 20 ve 35. sınıf malları ve hizmetleri içerdiğini, dolayısıyla davalı markası ile müvekkiline ait markanın kullanım amacı, kullanım şekli, «dağıtım» kanalları, hitap edilen tüketici kesimi, malların genel kaynağı gibi faktörler bakımından, benzer ve/veya aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, bu açıdan gerek bilirkişi gerekse Yerel Mahkeme tarafından «eksik inceleme» ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, müvekkilinin tescilli markaları ile aynılığının ya da benzerliğinin bulunması ve kapsadığı mal veya hizmetlerin de ayn …
Korunan Marka" olduğunun belirtilmesine rağmen, «bilirkişi incelemesinde» bu hususta değerlendirme yapılmadığını, tanınmış markaların farklı sınıflarda da korunacağını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin somut delillerin dosya kapsamında mevcut olmasına rağmen, her nasılsa bilirkişi raporu içeriğinde, müvekkilinin markasının "tanınmışlık düzeyinin dava dosyasına sunulmuş herhangi bir delil ya da belge ile ispatlanamadığı anlaşılmış olmakla..." denilmekle açıkça delillerin incelenmesinin ve değerlendirmesinin hatalı/eksik yapıldığını, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tarafların markalarının farklı sınıfları kapsaması halinde dahi tescil başvurusunun reddinin gerektiğini, davalının markasının içeriğinde tanınmış marka ibaresinin kullanılmasının, davalının işbu markadan haksız yarar sağlamaya çalıştığını ortaya çıkardığını, davalının bu nedenle kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ığı, her ne kadar dava dilekçesinde bu markalara ilaveten 2011/88522, 2000/17243, 95/008860, 90/005535, 90/000733 numaralı markalarına da dayanılmışsa da, anılan bu «son» markalarına, itiraz aşamasında dayanılmadığı, işbu dava dilekçesinde hükümsüzlük isteminde de bulunulmadığı, dolayısıyla mahkemece 2011/88522, 2000/17243, 95/00886 …
"99" ibareli sınıf «kaydının», davacıya herhangi bir emtia sınıfında koruma sağlamasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11842 E. , 2018/3517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2016 tarih ve 2015/211-2016/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsuru da olan "BAMBİ" ve "BAMBİNİ" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak isteyen davalının "AMELETO PER BAMBİNİ" ibareli, 25 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine haksız rekabet, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin BAMBİ esas ve ayırt edici unsurlu ticaret unvanı ve markaları ile iltibasa ve haksız rekabete sebebiyet vereceği gibi, markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili ve diğer davalı vekili ayrı ayrı, başvuru konusu "AMELETO PER BAMBİNİ" ibareli işaretle, redde mesnet alınan "BAMBİ" ibare ve biçimli markaların bütünsel bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadıklarını, başvurunun esas ve ayırt edici unsurunun Ameleto ibaresi olduğunu, per bambini ibaresinin İtalyanca'da çocuklar için olduğunu gösteren tanımlayıcı ve yardımcı unsur olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, davalı kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının başvuru konusu “ AMELETO PER BAMBİNİ ” ibaresi ile davacı şirket adına tescilli “BAMBİ” ve “BAMBİNİ” ibareli markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalının başvurusuna konu marka ile davacı şirket adına tescilli markaların tescil kapsamı malların yönelik olduğu ortalama tüketici kitlesinin, özellikle markalar arasındaki yüksek sesçil ve görsel benzerlik itibariyle, mahkemenin kabulünün aksine, markaları benzer bulacakları ve aynı işletmesel, idari veya ekonomik bağlantı bulunan tacirler tarafından üretildiğini veya pazarlandığını düşünmeleri, diğer bir anlatımla markaları karıştırma ihtimallerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece taraf markalarının 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında iltibas teşkil edecek kadar benzer olduğu dikkate alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423783500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz