Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3354 E. 2018/3215 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül↗ rücu hakkı↗ satış sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ hisse devir sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ tacir↗ dahili dava↗ avans faizi↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce ...’a karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.053,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.127,56 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.05.2018 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 28/06/2013 tarihinde ...tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ...nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” .... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı ...” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1780 E. 2018/2708 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce ...’a karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.053,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
… re; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce ...'a karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 299.412,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… a dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 15.339,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12/04/2018 tarihinde «kesin» olarak oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3809 E. 2018/2976 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A....ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar
Benzer bu kararda… yapılan ödemenin taraflar arasında imzalanan İHDS gereğince davalı ...'ın sorumluluğunda kaldığı, ayrıca ödemeye esas davanın ... aleyhine açılmış olması nedeniyle «ihbar» edilmesinin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 74.775,61 TL'nin ödeme tarihi olan 29/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13754 E. 2016/8004 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30/10/2009 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 30/10/2009 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı Satış Hizmetleri A.Ş'ye devredilerek 30/10/2009 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3802 E. 2018/2979 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «dağıtım» faaliyeti davalı ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası sebebiyle açılan dava sonucunda verilen ilama istinaden dava dışı üçüncü kişilere yaptığı ödemeyi taraflar arasında imzalanan ... uyarınca davalıdan talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 43.859,45 TL'nin ödeme tarihi olan .../03/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3346 E. 2018/3219 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce ...’a karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.053,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ....'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
… kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ....'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.553,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile .... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ....'a ait olmakla birlikte, ....'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. .... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu kararda… kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ....'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.553,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2873 E. 2018/3216 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce ...’a karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.053,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ....'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
… dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce davalıya karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ....'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.114,84 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile .... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ....'a ait olmakla birlikte, ....'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. .... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu kararda… dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce davalıya karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ....'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.114,84 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3860 E. 2019/880 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… psamına göre, taraflar arasında İHDS akdedildiği, anılan sözleşmede sözleşme öncesi dönemin sorumluluğunun davalıda olduğunun düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlıkta «rücuya» esas davaya konu olayın sözleşme tarihinden önce «dağıtım» faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü sırada meydana geldiği, rücuya esas davanın davasının taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmayıp .... kişi olduğu …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3862 E. 2019/640 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki İHDS gereğince sözleşme öncesi dönem sorumluluğunun davalıda olduğu, «dağıtım» tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak sözleşme tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilafların davalıya «ihbar yükümlülüğü» bulunduğu, somut olayda «haksız eylem» nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan davadan kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.637,81 TL'nin 16/04/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar yükümlülüğü · haksız eylem · ihbar
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki İHDS gereğince sözleşme öncesi dönem sorumluluğunun davalıda olduğu, «dağıtım» tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak sözleşme tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilafların davalıya «ihbar yükümlülüğü» bulunduğu, somut olayda «haksız eylem» nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan davadan kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.637,81 TL'nin 16/04/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3354 E. , 2018/3215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.06.2017 tarih ve 2017/405-2017362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada üçüncü kişinin elektrik akımına kapılarak ölmesi üzerine müvekkili aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve davaya istinaden müvekkili tarafından 61.053,46 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce ...’a karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.053,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.127,56 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.05.2018 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 28/06/2013 tarihinde ...tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ...nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” .... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı ...” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, 28.06.2013 günlü sözleşmeden önce gerçekleşen dava konusu ödemeden dolayı, 28.06.2013 sözleşmenin 9.3 ve 9.4 maddeleri gereğince davalının sorumluluğu bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile dava reddedilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddiyle yazılı gerekçe ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/422704000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz