6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sınırlı ihya edilen şirkete husumet yöneltilmesi geçerlidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/959 E. 2024/883 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Terkin edilen ancak daha önce açılan bir davada sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirket, tüzel kişiliğini kazanmış olduğundan bu şirkete karşı husumet doğru yöneltilmiş sayılır; ihya kararında tasfiye memuru atanmamış olması, şirkete husumet yöneltilmesini engellemez ve pasif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine yol açmaz. Bu durumda talep, TTK'nın 547. maddesi çerçevesinde dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiye ve tasfiye memuru atanması olarak değerlendirilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Sınırlı ihya edilen ancak tasfiye memuru atanmayan şirkete husumet yöneltilebilir mi → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın konusunun şirketin ihyası değil, ihyasına karar verilen tasfiye halindeki şirkete tasfiye memuru atanması talebi olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususu gözetmeden davayı husumet yokluğundan reddettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tasfiye memuru atanması istenen şirket 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilmiş, ancak daha önce görülen davada tasfiye halinde dava dosyasının görülmesiyle sınırlı olarak ihya edilmiştir; bu ihya kararında tasfiye memuru atanmamış olması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle üst derece mahkemesince kaldırma kararı verilmiş ve eldeki dava bu kaldırma kararı üzerine açılmıştır. TTK Geçici 7. madde kapsamında terkin edilen, münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yönünde önceden bir uygulama bulunmakta iken, Yargıtay HGK ve 11. HD'nin bu konudaki bozma kararları, sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönündedir. Davacının taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşılabileceği, bu durumda dava konusu şirketin 547. madde gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine ve tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanması gerektiği; ihyası istenen şirketin Geçici 7. madde gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığının araştırılıp bu işlemin iptali niteliğinde ihyaya karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu kararlar nedeniyle Dairece de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya edilen şirketlere TTK 547 uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarında tasfiye memuru atanmaması nedeniyle mersis kayıtlarında işlem yapılamadığı, benzer dosyalardan bilinmektedir. Şirket ihya edilmekle tüzel kişiliği mevcut olduğundan, terkin edilmiş bir şirkete açılmış bir dava söz konusu olmayıp husumet doğru yöneltilmiştir; bu husus gözetilmeden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararı dosyaya getirtilerek istem hakkında bir karar verilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sınırlı olarak ihya edilen ve tasfiye memuru atanmayan şirketlere karşı açılan davalarda pasif husumetin doğru yöneltilmiş sayılacağı ve bu durumun TTK 547 kapsamında ek tasfiye/tasfiye memuru atanması talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde, Dairenin önceki uygulamasından döndüğünü açıkça belirttiği bir karardır; bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu ihya tasfiye memuru atanması ek tasfiye resen terkin taraf teşkili

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı Kanun 5476102 sayılı Kanun Geçici 7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/959

KARAR NO 2024/883

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/03/2024

NUMARASI 2024/213 Esas - 2024/256 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)

Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/142 esas 2021/11 karar sayılı kararının yapılan istinaf incelemesi neticesinde Bursa BAM 11. HD'nin 2022/626 esas 2023/506 karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını ,kaldırma kararında "Davalı şirketin 01/01/1999 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, eldeki dava nedeniyle İstanbul 18. ATM 'nin kararı ile ihya edildiği ancak ihya kararında şirkete tasfiye memuru atanmadığı, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi karşısında; anılan şirkete tasfiye memuru atanması için dava açması hususunda davacı Kurum vekiline süre verilmesi, tasfiye memuru atanmasından ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanmasından sonra bir karar verilmesi gerekir." şeklinde karar verildiğini , Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/170 E.

sayılı dosyasında devam eden davada 18.07.2023 tarihli celsenin 1 no.lu ara kararı gereği davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne tasfiye memuru atanması için yetki ve süre verildiğini ,davalı tasfiye halinde şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyası istemine ilişkin olduğunu, davacının resen terkin edilen ve bu nedenle tüzel kişiliği sona eren şirketi hasım göstererek dava açtığını, bu durumda davalı şirket yönünden husumet eksikliği bulunduğunu, bunun dava şartı olup giderilmesinin de mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ...San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin 01.01.1999 tarihinde İstanbul Ticaret sicilinden terkin edildiğini, şirketin İstanbul 18. ATM'nin 2019/340 esas 2019/892 karar sayılı kararı ile söz konusu rücu davasına münhasıran ihyasına karar verildiği ve kararın tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması neticesinde kararın kesinleştiğini, kararda şirkete tasfiye memuru atanmadığı, Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/170 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılamada 18.07.2023 tarihli celsenin 1 no.lu ara kararı gereği ihyasına karar verilen davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye tasfiye memuru atanması için dava açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini, mahkemece, davanın konusu şirketin ihyası olarak gösterilmiş ise de, talebin şirketin ihyası değil, tasfiye halinde olan şirkete tasfiye memuru atanması talebi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava sınırlı olarak ihyasına karar verilen ancak tasfiye memuru atanmayan davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Tasfiye memuru atanması istenen şirket 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilmiş ve daha evvel görülen davada tasfiye halinde dava dosyasının görülmesi ile sınırlı olarak ihya edildiği ancak tasfiye memuru atanmadığı,eldeki davanın da Bursa BAM 11 HD nin şirkete tasfiye memuru atanmadığından taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle verilen kaldırma kararı üzerine açıldığı anlaşılmaktadır. TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken ;Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir.

"Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11.

HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya edilen şirketlere kanunun amacına uygun olacağından TTK nın 547 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarında tasfiye memuru atanmaması nedeniyle mersis kayıtlarında işlem yapılamadığı benzer dosyalardan bilindiği, eldeki iş mahkemesinde verilen kararın da bu sebeple kaldırılmasına karar verildiği ,şirket ihya edilmekle tüzel kişiliğinin mevcut olduğu, terkin edilen bir şirkete açılmış bir dava söz konusu olmadığı, husumetin doğru yöneltildiği gözetilmeden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararı dosyaya getirtilerek istem hakkında bir karar verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle ,verilen karar içeriği itibariyle davacının talebiyle ilgisiz olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2024 Tarih 2024/213 Esas - 2024/256 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42147 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.