6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Onaysız EFT transferinde davacının tüketici sayılması ve görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/631 E. 2024/894 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev (banka havalesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir gerçek kişinin banka nezdindeki bireysel (ticari nitelikte olmadığı tespit edilen) vadesiz mevduat hesabından, onayı alınmaksızın yapılan EFT transferi nedeniyle bankaya karşı açılan tazminat davasında; hesabın ticari amaçla kullanıldığına dair kayıt bulunmaması ve işlemin tüketici işlemi niteliğinde olması halinde davacı tüketici sayılır ve görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; salt bankacılık işlemlerine ilişkin uyuşmazlık olması, davanın mutlak ticari dava sayılmasını ve asliye ticaret mahkemesinin görevli kılınmasını tek başına gerektirmez.

Ele alınan sorunlar

Bankaya karşı açılan tazminat davasında görevli mahkemenin tespiti (ticaret mahkemesi mi, tüketici mahkemesi mi) → ret

İddia: Davalı vekili, davacının hesabının ticari işletme hesabı olduğunu, dava konusu işlemin bu hesaptan yapıldığını, TTK ve bankacılık düzenlemelerinden doğan davaların mutlak ticari dava sayıldığını, uyuşmazlığın temel bankacılık hizmetleriyle ilişkili olup ticari işletmeyi ilgilendirdiğini belirterek görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir; 83/2. maddesi ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler hakkında diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve tüketici hukukunun görev-yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini düzenlemektedir. Somut olayda davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta davacıya ait hesabın ticari bir hesap olduğuna veya ticari amaçla kullanıldığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacının bireysel mevduat hesabı sahibi gerçek kişi olduğu, dekontta geçen ve satın alınacağı bildirilen aracın trafik kaydına göre hususi (ticari olmayan) araç olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının 6502 sayılı Kanun'daki tüketici tanımına uyduğu, işlemin de tüketici işlemi niteliğindeki bir mevduat hesabından kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gerçek kişinin bireysel vadesiz hesabından yapılan bankacılık işlemine dayalı tazminat davalarında, hesabın ticari nitelikte kullanıldığına dair somut delil bulunmaması halinde davacının tüketici sayılacağı ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal teşkil eder.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Ticari nitelikte kullanıldığına dair kayıt bulunmayan bireysel vadesiz mevduat hesabından yapılan işlem nedeniyle bankaya karşı açılan tazminat davasında, davacı 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayıldığından görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev tüketici işlemi mutlak ticari dava vadesiz mevduat hesabı dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73/16502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 83/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/631

KARAR NO 2024/894

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2024

NUMARASI 2024/11 Esas - 2024/120 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/06/2024

Görevsizlik nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ...com internet sitesinden otomobil satışı konusunda satıcı kişiler ile irtibat kurduğunu, tarafların aracın 3.000.000-TL üzerinden satışında mutabık kaldığını, müvekkilinin paranın temini için davalı banka şubesini arayarak hesabına 2.600.000-TL hazırlamalarını ve sonrasında bildirdiği banka hesaplarına kendisi onay verdiğinde iletilmek üzere talimat verdiğini, ancak davalı banka tarafından müvekkilinin onayı alınmaksızın ve talimat dışı olarak 2.000.000-TL'nin ..., 600.000-TL'nin ise ...'ın hesabına gönderildiğini,müvekkilinin 07.09.2023 tarihinde ilgili kusurlu işlemleri şans eseri öğrenerek hemen davalı banka şubesine ulaşarak onayı olmaksızın gerçekleştirilen talimat dışı işlemin neden yapıldığını sorduğunu, ancak cevap alamadığını, müvekkilinin talimatı olmadan para gönderilen kişilerin dolandırıcı olduğunun tespit edildiğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında müvekkilinin talimatı olmaksızın yapılan havale işlemi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu belirterek, 2.600.000-TL maddi tazminatın 07.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili bankanın işlemlerinde bir hata bulunmadığını, davacının davayı dolandırıcı olduğunu iddia ettiği kişilere karşı açması gerektiğini, davacının müvekkili banka şubesini arayarak mobil bankacılıktan yapamadığı para transferinin şubeden yapılmasını istediğini, davacının talimatıyla işlemler yapılarak işlem dekontlarının davacı ile paylaşıldığını, davacının bildirdiği yazıda alıcı bilgileri belirtilerek transferin acil yapılmasının istenildiğini, davacı ile banka personeli arasında olay günü defalarca telefon görüşmesi yapıldığını, bu kayıtlardan anlaşılacağı üzere işlemlerin yapılmasını davacının talep ettiğini, davacının işlemler yapıldığında anında SMS ile bilgilendirilmesine rağmen son işlemden 49 dakika sonra bankayı arayarak şikayette bulunduğunu, işlemler yapılmadan hemen önce davacının mobil bankadan işlem yapmaya çalıştığını, ancak limit sebebiyle işlemlerin başarısız olduğunu, dava konusu işlemde müvekkilinin kusuru bulunmadığı gibi davacının zararını ispat edemediğini, ayrıca zarar doğmuş olsa dahi zarara davacının veya 3.

kişinin ağır kusuru sebeb olduğundan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı bankaya yazılan müzekkere cevabında, davacının talimatı olmaksızın çıkış yapılan hesabın vadesiz ticari olmayan hesap olduğunun bildirildiği, ... plaka sayılı aracın hususi araç olduğu, davalı tüzel kişi yasa gereği tacir ise de, davacı gerçek kişinin tacir olduğuna dair bir iddia bulunmayıp, para çıkışı yapılan hesabın da ticari nitelikte bir hesap olmadığı, bu itibarla davanın nispi ve mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle, mahkemenin görevli bulunmadığı, davacının davalı banka nezdinde vadesiz hesabının bulunduğu,davacının tacir vasfı taşımadığı,taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığı ve davacının tüketici tanımına uyduğu gerekçesiyle, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; davacının banka hesabının ticari işletme hesabı olduğunu, mahkemece yazılan yazıya müvekkilince verilen cevapta ticari olmayan hesap açıklaması yapılmadığını, davacının dava konusu işlemi ticari işletme hesabından gerçekleştirdiğini, ayrıca TTK'da ve bankalara ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlara ilişkin konulardan doğan davaların mutlak ticari dava olarak kabul edildiğini, davanın temel bankacılık hizmetleriyle ilişkili olduğu ve ticari işletmeyi ilgilendirdiği dikkate alındığında, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacıya ait olup davalı banka nezdindeki vadesiz hesapta bulunan paranın, bilgi ve onayı olmaksızın EFT talimatı ile üçüncü kişilerin hesabına transfer edildiği iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacının araç alımı için transfer edeceği paranın hazırlanması ve onay verdiğinde bildirdiği hesaplara gönderilmesi için davalı banka şubesine talimat verildiği, ancak kendisinin onayı alınmaksızın davalı banka şubesinde bulunan vadesiz hesabından üçüncü kişilerin hesabına para transfer edildiği ileri sürülerek, bankanın sorumluluğuna dayalı olarak zararın davalı bankadan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece davalı bankaya yazılan yazıya verilen cevapta davacıya ait vadesiz hesap bulunduğu bildirilerek hesap özetinin gönderildiği, hesabın ticari bir hesap olduğuna dair kayıt bulunmadığı, mevduat hesabının ticari amaçla kullanıldığına ilişkin bir tespitin de yer almadığı, davacının bireysel mevduat hesabı sahibi gerçek kişi olduğu, banka dekontunda geçen ve davacının satın almak için para transfer talimatı verdiğini bildirdiği aracın trafik kaydına göre ticari olmayıp hususi araç olduğu, bu durumda davacının 6502 sayılı kanunda düzenlenen tüketici tanımına uyduğu, işlemin de tüketici işlemi niteliğindeki mevduat hesabından kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlıkta görevli mahkeme tüketici mahkemecesi olduğu sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, somut olayda davacının tüketici kabulü gerektiğinden kararda isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42121 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.