Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10455 E. 2018/2772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ denetime elverişlilik↗ infaz↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından sunulan çöp konteynerleri ile ilgili belediye ihale şartnameleri üzerinden yapılan örnek çizimlerle yapılan karşılaştırmada hemen hepsinde davalı firmaya ait tasarım tescilindeki konteyner çizimlerinin örnek çizim olarak kullanıldığı, dava konusu çöp konteynerlerinin üst kısmında toplanma, yerlerine yerleştirme ve boşaltma işlemleri için kullanılan araçlarla uyumlu olabilmesi için mantar olarak tabir edilen çıkıntının teknik bir zorunluluk olduğu, mantar çıkıntısı dışındaki görsel açıdan farklı tasarım oluşturulabilmesine rağmen üst kenar köşelerdeki dönüşlerin, dik kenarlardaki yuvarlaklıkların, baza yükseklik ve açıları ile kapak konumlanışlarının bilgilenmiş kullanıcı gözüyle davalı tasarımı ile birebir benzerlik taşıdığı, dava konusu tasarım ile kıyaslanan konteyner tasarımlarına ilişkin belediyelerin ihale şartnameleri tarihlerinin davalı tasarımının başvuru tarihinden sonraki tarihlere dayandığı, ihale dosyalarında yer alan tasarımların dava konusu tasarımın ayırt ediciliği bakımından dikkate alınamayacağı, davalı tasarımının ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı, hem yeni hem ayırt edici vasfa sahip olmayan dava konusu 2011/01479 no'lu tasarımın hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nin 298/.... maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta dava, tasarım hükümsüzlüğü talebi ile açılmış, olup, mahkemece dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını belirtmiş olmasına rağmen, davanın reddine karar verilerek hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere, denetime elverişli bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2839 E. 2017/1750 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi · dahili dava
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Marka Kurum kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2872 E. 2024/5314 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… in ihale şartnameleri tarihlerinin davalı tasarımının başvuru tarihinden sonraki tarihlere dayandığı, ihale dosyalarında yer alan tasarımların dava konusu tasarımın «ayırt ediciliği» bakımından dikkate alınamayacağı, davalı tasarımının ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı, hem yeni hem ayırt edici vasfa sahip olmayan dava konusu 2011/01479 no'l …
Benzer bu kararda… liğinde olduğunu, müvekkil şirketin aynısının dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmadığını, endüstriyel tasarım tescilinde görsel ve estetik açıdan yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına sahip olduğunu, ürünün yalnızca foksiyonuna ilişkin unsurların endüstriyel tasarım anlamında inceleme konusu olmadığını belirterek davanın reddine kara …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yenilik ve «ayırt edicilik» incelemesinin dosyada alınan her iki bilirkişi raporunda yapılmış olup her iki raporda da tasarımın hükümsüzlük şartlarının bulunmadığının belirtildiği, bu yönüyle raporlar arasındaki çelişkiden söz edilemeyeceği, davacının yenilik giderici olarak sunulan farklı firmalara ait görsellerin bulunduğu kataloglarda tarih «kaydına» rastlanılmadığı, internetten tespit edilen tarih içeren video kaydında yer alan ürün görsellerinin delil olarak sunulan katalog içeriği ürüne ait olup olmadığının …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ri malzeme yapısı, biçim ve genel dış dizayn izlenimi gibi parametreler açısından Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 07.05.2013 tarihinde «ilanı» yapılan ihale teknik şartnamesindeki ürünlerden farklı olduğunun tespit edildiği, bu karşılaştırmalar ve yukarıdaki tesbitler karşısında, davalı şirkete ait 2013 0 …
… lınan bilirkişi raporlarında Nilüfer Belediyesi 2013/56865 ihale kayıt numarası ile ihaleye açılan Yer altı Çöp Konteyneri teknik şartnamesi incelenmediğini, alınan «son» bilirkişi raporunda gerek Ekotek gerekse de Satkon firması kataloglarının tarihsiz olması nedeniyle incelemeye tabi olamayacağından bahsedildiğini, oysa ki bu husu …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yenilik ve «ayırt edicilik» incelemesinin dosyada alınan her iki bilirkişi raporunda yapılmış olup her iki raporda da tasarımın hükümsüzlük şartlarının bulunmadığının belirtildiği, bu yönüyle raporlar arasındaki çelişkiden söz edilemeyeceği, davacının yenilik giderici olarak sunulan farklı firmalara ait görsellerin bulunduğu kataloglarda tarih «kaydına» rastlanılmadığı, internetten tespit edilen tarih içeren video kaydında yer alan ürün görsellerinin delil olarak sunulan katalog içeriği ürüne ait olup olmadığının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10455 E. , 2018/2772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... (KAPATILAN) .... FİKRÎ VE
SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... (Kapatılan) .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2014/152-2016/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2011/01479 numaralı çöp konteyneri endüstriyel tasarımının 554 sayılı KHK'nin koruma kapsamı dışında tuttuğu tasarımlar kapsamına girdiğini, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, tasarımın tescil tarihinden önce Türkiye'de davacı şirket de dahil olmak üzere bir çok şirket tarafından üretildiğini, müvekkil şirket tarafından üretilen ürünler ile davalı tasarımı arasında farklılık bulunmadığını, davalının müvekkil tarafından üretilen ürünlerin tasarıma tecavüz edildiği nedeniyle tespit yapıldığını, müvekkil aleyhine tazminat davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davalı tasarımının müvekkili tarafından belediyelere üretilip satılmış olduğunu iddia ederek davalı adına 2011/01479 numara ile tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından bu davanın müvekkil tarafından açılan tazminat davasının uzatılması için açıldığını, müvekkile ait tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, müvekkil tarafından 2011/01479 tescil numarasıyla ilk defa Türkiye'de tescil edilip piyasaya sürüldüğünü, tasarımın davacı tarafından kopyalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından sunulan çöp konteynerleri ile ilgili belediye ihale şartnameleri üzerinden yapılan örnek çizimlerle yapılan karşılaştırmada hemen hepsinde davalı firmaya ait tasarım tescilindeki konteyner çizimlerinin örnek çizim olarak kullanıldığı, dava konusu çöp konteynerlerinin üst kısmında toplanma, yerlerine yerleştirme ve boşaltma işlemleri için kullanılan araçlarla uyumlu olabilmesi için mantar olarak tabir edilen çıkıntının teknik bir zorunluluk olduğu, mantar çıkıntısı dışındaki görsel açıdan farklı tasarım oluşturulabilmesine rağmen üst kenar köşelerdeki dönüşlerin, dik kenarlardaki yuvarlaklıkların, baza yükseklik ve açıları ile kapak konumlanışlarının bilgilenmiş kullanıcı gözüyle davalı tasarımı ile birebir benzerlik taşıdığı, dava konusu tasarım ile kıyaslanan konteyner tasarımlarına ilişkin belediyelerin ihale şartnameleri tarihlerinin davalı tasarımının başvuru tarihinden sonraki tarihlere dayandığı, ihale dosyalarında yer alan tasarımların dava konusu tasarımın ayırt ediciliği bakımından dikkate alınamayacağı, davalı tasarımının ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı, hem yeni hem ayırt edici vasfa sahip olmayan dava konusu 2011/01479 no'lu tasarımın hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nin 298/.... maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta dava, tasarım hükümsüzlüğü talebi ile açılmış, olup, mahkemece dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını belirtmiş olmasına rağmen, davanın reddine karar verilerek hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere, denetime elverişli bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421176800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz