Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7124 E. 2018/2831 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia,savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında iltibas riski bulunmadığı, davalının ... kararının verildiği tarih itibariyle kazanılmış hakkı bulunduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Uyuşmazlık konusu markaya itiraz aşamasında davacı şirket lehine müktesep hak oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK maddesine dayalı olarak açılan iptal davası neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğu ileri sürülmüş ve 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağı iddia edilmiştir. Gerçekten de, iptali istenen...kararının verildiği 24.02.2014 tarihi itibariyle sözkonusu 148410 sayılı markanın iptaline karar verilmiş, iptal kararı Dairemizce de onandıktan sonra karar düzeltme aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, anılan 148410 sayılı markanın başvuru bakımından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı hususu,...tarafından sözkonusu dava sonucu beklenilerek değerlendirilmesi gerekirken bu dava neticesi beklenmeksizin,...karar tarihi itibariyle geçerli bir markanın mevcudiyetinin müktesep hak oluşturduğundan bahisle itirazın reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E. 2023/4178 K.
Ortak:müktesep hak · iptal davası · uyuşmazlık konusu · iltibas
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu markaya itiraz aşamasında davacı şirket lehine «müktesep hak» oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK maddesine dayalı olarak açılan «iptal davası» neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğu ileri sürülmüş ve 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağı iddia edilmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında «iltibas» riski bulunmadığı, davalının ... kararının verildiği tarih itibariyle kazanılmış hakkı bulunduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan 148410 sayılı markanın başvuru bakımından «müktesep hak» oluşturup oluşturmayacağı hususu,...tarafından sözkonusu dava sonucu beklenilerek değerlendirilmesi gerekirken bu dava neticesi beklenmeksizin,...karar tarihi itibariyle geçerli bir markanın mevcudiyetinin müktesep hak oluşturduğundan bahisle itirazın reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… h itibariyle kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 17.04.2018 tarih, 2016/7124 E., 2018/2831 K. sayılı kararı ile «uyuşmazlık konusu» markaya itiraz aşamasında «müktesep hak» oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK'ya dayalı olarak açılan «iptal davası» neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğunun ileri sürüldüğü, 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağının i …
… Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama konusu her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer şekilde “NEXT” esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, davalı ...’nin NEXT ibareli 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaları içeren, 148410, 1 …
2015 tarihinde «infaz» edildiği, YİDK kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPMK’nın idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak «yetkisinin» olmadığı, YİDK kararının 10 .04.2014 tarihinde verildiği, söz konusu markalar için verilerin 01.12.2014, 148410 sayılı marka için 29.01.2015 tarihinde girildiği, davacının sadece 156743, 178890, 145433 sayılı markalarla ilgili hükümsüzlük kararlarını sunduğu, 148410 sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da YİDK kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25 inci sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayret gösterdiği, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, başka bazı firmalara karşı markasına «iltibaslı» işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken 06.10.2011/79154, 26.09.2011/75798, 23.02.2012/17553 sayılı marka tescil başvurularını yaptığı, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.inci sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde NEXT tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı ...’de olduğu, davacının ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretini yaptığı, unvanına NEXT ibaresinin davacı marka tescillerinden sonra eklediği, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf ürünlerin bulunmadığı, 2011/64263 sayılı NEXT ibareli 25 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun nihai olarak YİDK'nın 2013/M-7135 sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta NEXT ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülemeyeceği, davacının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25 inci sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25 inci sınıf emtialarda sektörde tanındığı, ayrıca davacının, tescili talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine, asıl davanın reddine, birleşen dava kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılmamış sayılma · direnme kararı · cy/cy şerhi · infaz · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısa kararın usulüne uygun düzenlenmediğini, «bilirkişi incelemesi» yapılmadan ittihaz edilen kararın usul ve Kanuna aykırılık taşıdığını, yargılama safahatında belirtilen dört adet davalı markasının hükümsüz kılındığını, kararların kesinleştiğini, davalı TPMK’nın 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi gereği kesinleşme «şerhlerinin» sunulması için süre vermesi gerektiğini, hükümsüzlük davalarının başvurudan önce açıldığını, TPMK’nın davaların sonucunu beklemeden karar veremeyeceğini, kesinleşme şerhlerinin YİDK kararından sonra olmasının davayı etkilemeyeceğini, hükümsüzlüğün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, Next esas unsurlu markalar açısından işarete «ayırt edicilik» kazandıran müvekkilinin önceliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun «kötü niyet» taşıdığını, yedekleme ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar amaçlandığını, tanınmışlığa yönelik delillerinin incelenmediğini, müvekkilinin üç …
… sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın «yapılmamış sayılmasına» karar verileceği" düzenlenmiştir.
… Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama konusu her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer şekilde “NEXT” esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, davalı ...’nin NEXT ibareli 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaları içeren, 148410, 1 …
2015 tarihinde «infaz» edildiği, YİDK kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPMK’nın idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak «yetkisinin» olmadığı, YİDK kararının 10 .04.2014 tarihinde verildiği, söz konusu markalar için verilerin 01.12.2014, 148410 sayılı marka için 29.01.2015 tarihinde girildiği, davacının sadece 156743, 178890, 145433 sayılı markalarla ilgili hükümsüzlük kararlarını sunduğu, 148410 sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da YİDK kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25 inci sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayret gösterdiği, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, başka bazı firmalara karşı markasına «iltibaslı» işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken 06.10.2011/79154, 26.09.2011/75798, 23.02.2012/17553 sayılı marka tescil başvurularını yaptığı, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.inci sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde NEXT tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı ...’de olduğu, davacının ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretini yaptığı, unvanına NEXT ibaresinin davacı marka tescillerinden sonra eklediği, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf ürünlerin bulunmadığı, 2011/64263 sayılı NEXT ibareli 25 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun nihai olarak YİDK'nın 2013/M-7135 sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta NEXT ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülemeyeceği, davacının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25 inci sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25 inci sınıf emtialarda sektörde tanındığı, ayrıca davacının, tescili talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine, asıl davanın reddine, birleşen dava kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2540 E. 2023/2804 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7124 E. , 2018/2831 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ . FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/156-2016/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının asıl unsurunun "..." olduğunu, "..." ibaresi içeren çok sayıda marka tescilleri bulunduğunu, müvekkil markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın ...'çe nihai olarak reddedildiği, davalının kötüniyetli olduğunu, markaların benzer olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek ... kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... PLC vekili, müvekkilinin söz konusu markayı tescil edildiği tarihten bu yana kullanmakta olduğunu, "..." markasını ilk defa 1982 yılında İngiltere'de ve daha sonra dünya genelinde 82 ülkede tescil ettirdiğini, markasının tanınmış marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia,savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında iltibas riski bulunmadığı, davalının ... kararının verildiği tarih itibariyle kazanılmış hakkı bulunduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Uyuşmazlık konusu markaya itiraz aşamasında davacı şirket lehine müktesep hak oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK maddesine dayalı olarak açılan iptal davası neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğu ileri sürülmüş ve 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağı iddia edilmiştir. Gerçekten de, iptali istenen...kararının verildiği 24.02.2014 tarihi itibariyle sözkonusu 148410 sayılı markanın iptaline karar verilmiş, iptal kararı Dairemizce de onandıktan sonra karar düzeltme aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, anılan 148410 sayılı markanın başvuru bakımından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı hususu,...tarafından sözkonusu dava sonucu beklenilerek değerlendirilmesi gerekirken bu dava neticesi beklenmeksizin,...karar tarihi itibariyle geçerli bir markanın mevcudiyetinin müktesep hak oluşturduğundan bahisle itirazın reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421097100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz