6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hak ediş

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9618 E. 2018/2746 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['6102/767']

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş infazda tereddüt zamanaşımı defi teminat mektubu zayi taşıma sözleşmesi infaz olumsuz oy dahili dava zamanaşımı teminat

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 767

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sanıklar hakkında açılan kamu davasında beraat kararı verildiği, davalı şirketin davacılara karşı açtığı alacak davasının ise red ile sonuçlanıp kesinleştiği, davacıların alacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; davacı şirket, taşıma sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek teminat tutarları ile hak ediş bedelinin tahsilini istemiş, davalı ise feshin işi bırakmak suretiyle fiilen yüklenici şirket tarafından sonlandırıldığını, hak ediş bedellerinin ise davacı şirkete ait aracın kaza yapması sonucu zayi olan ham petrol bedeli için kesildiğini savunarak, zamanaşımı definde bulunmuştur. Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesinde haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca davalının zamanaşımı defi değerlendirilerek öncelikle bu hususta bir karar verilmesi gerekirken davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2- Davacılar vekili, taşıma sözleşmesinin davacı şirket ile davalı arasında aktedildiğini, davacılar ... ile ...'a ait araçların davacı şirket tarafından kiralandığını, davacılar ... ve ...'ın şoför olarak istihdam edildiğini, davacı ......'ın davacı şirketin yetkilisi olduğunu, dava dilekçesinde davacılar arasında gösterilen .....'ın ise... tarafından vekaletname ile yetkilendirildiğini belirtmiş ve davacı şirket tarafından verilen teminat mektubu ile nakti teminatın bedelini ve davacı şirket hak edişlerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacı şirket dışındaki davacıların iş bu davadaki sıfatları değerlendirilmeden ve infazda tereddüte sebebiyet verecek şekilde hükmedilen tutarın hangi davacıya verileceği belirtilmeden davalıdan tahsili ile davacı yana verilmesi şeklinde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/9618 E.  ,  2018/2746 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2016 tarih ve 2010/541-2016/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı şirketin üretim sahasından dolum tesislerine ... ve ham petrol taşıma işini üstlendiğini, 1.550 TL teminat mektubu ve 775 TL tutarındaki ek teminatın davalıya verildiğini, şirketin davacılardan ... ve ...'a ait araçları kiraladığını, ... ve ...'ı şöför olarak istihdam ettiğini, davacı ...nin de şirket işleri için vekaletname ile yetkilendirildiğini, ... plakalı tankerle taşınan ... emtiasında akaryakıt teslim tesellüm fişlerinin son iki nüshasının rakam ve yazılarında oynanmak suretiyle hırsızlık yapıldığı, böylece emtianın dolum tesisine eksik teslim edildiği gerekçesiyle müvekkili şirketin imzaladığı sözleşmenin 02.02.2001 tarihinde feshedildiğini, ancak ceza mahkemesinde yargılanan müvekkillerinin ayrı ayrı beraat ettiklerini, eksik teslim iddiasının davalının kayıtları düzgün tutmamasından kaynaklandığını, eksik teslim edilen emtia bedelinin tahsili için davalı yanca açılan davanın reddedildiğini, davalının teminat mektubunu irad kaydettiğini, ek teminat ile son hakedişleri de takas ve mahsup ettiğini ileri sürerek 2.325 TL teminat bedeli ve 5.020,17 TL hak ediş bedelinin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin akaryakıt dolum fişlerinin suretlerinde tahrifat yaparak akaryakıt dolum yerlerinden tam olarak aldığı ... müvekkiline eksik teslim ettiğini, bu yöntemle eksik teslim edilen ... miktarının 41.184 kg. olduğunu, bunun üzerine ve ayrıca yüklenici şirketin kendisinin işi bırakması sebebiyle 02.02.2001 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, ocak ayı hak edişinin tanker devrilmesine bağlı zayi nedeniyle oluşan alacağa mahsup edildiğini, bu nedenle hırsızlık hadisesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacıların suçun işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraat ettiklerini, Yargıtay tarafından da zamanaşımı nedeniyle inceleme yapılamadığını, ceza dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporunda eksik teslim olgusunun tespit edildiğini, şirket dışındaki davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, şirketin de dava dilekçesinde gösterilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sanıklar hakkında açılan kamu davasında beraat kararı verildiği, davalı şirketin davacılara karşı açtığı alacak davasının ise red ile sonuçlanıp kesinleştiği, davacıların alacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; davacı şirket, taşıma sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek teminat tutarları ile hak ediş bedelinin tahsilini istemiş, davalı ise feshin işi bırakmak suretiyle fiilen yüklenici şirket tarafından sonlandırıldığını, hak ediş bedellerinin ise davacı şirkete ait aracın kaza yapması sonucu zayi olan ham petrol bedeli için kesildiğini savunarak, zamanaşımı definde bulunmuştur. Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesinde haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı düzenlenmiştir.

Bu durumda, mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca davalının zamanaşımı defi değerlendirilerek öncelikle bu hususta bir karar verilmesi gerekirken davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2- Davacılar vekili, taşıma sözleşmesinin davacı şirket ile davalı arasında aktedildiğini, davacılar ... ile ...'a ait araçların davacı şirket tarafından kiralandığını, davacılar ... ve ...'ın şoför olarak istihdam edildiğini, davacı ......'ın davacı şirketin yetkilisi olduğunu, dava dilekçesinde davacılar arasında gösterilen .....'ın ise... tarafından vekaletname ile yetkilendirildiğini belirtmiş ve davacı şirket tarafından verilen teminat mektubu ile nakti teminatın bedelini ve davacı şirket hak edişlerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacı şirket dışındaki davacıların iş bu davadaki sıfatları değerlendirilmeden ve infazda tereddüte sebebiyet verecek şekilde hükmedilen tutarın hangi davacıya verileceği belirtilmeden davalıdan tahsili ile davacı yana verilmesi şeklinde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420749300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.