İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10478 E. 2018/2911 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ delil sözleşmesi↗ sigorta acenteliği↗ güveni kötüye kullanma↗ tanık beyanı↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ yenileme↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sigorta acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.
Davalı vekili, yargılamada dava konusu borcun kaynağı olarak dayanılan poliçelerin müvekkilince değil, müvekkilinin şifresini kullanan İskenderun acentesi ... vekili ... tarafından düzenlendiğini, poliçeler üzerinde poliçeyi tanzim eden ve düzeltme yapan kişinin adının yazılı bulunduğunu, borca konu poliçeler ...’ın yenileme poliçeleri olup poliçelerdeki sigortalıların ...’ın daimi müşterileri olduğunu, müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili ...r hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/295 E. sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasında da aynı şekilde savunmada bulunarak suçlamaları kabul etmediğini, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/295 E. sayılı dosyası örneği dosya arasına celp edilerek davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/295 E ve 2012/494 K. sayılı mahkumiyet kararı sanık ...r vekilince temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 09.02.2016 tarih, 2015/6850 E. 2016/1022 K. sayılı ilamı ile “...Sanığın suça konu poliçelerin ... ve eşi tarafından tanzim edildiğini ve primlerin de bu kişilerce tahsil edildiğini, kendi adına kayıtlı acentede işleri fiilen dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan eşi ...'in yürüttüğünü, aynı şahıs adına birden fazla poliçe kesilmesi ve bazı poliçelerin iptal edilmesi nedeniyle uyuşmazlık çıktığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın ve ...'a veya eşine ait acentenin ilgili tüm kayıt ve belgeleri, katılan şirkete ait kayıt ve belgeler ile tahsil edilip şirkete aktarılmadığı iddia edilen poliçeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın savunmasında belirttiği hususların ve suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ... tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Buna göre her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı sigorta şirketinin defter ve kayıtlarının esas alınacağı yönünde delil sözleşmesi mahiyetinde hükme yer verilmiş ise de, bilirkişi raporunda davacının alacağı olan tutarın varlığı genel olarak belirtilmiş, dayanakları açıklanmamıştır. Ayrıca, davalının İskenderun acentesi ... vekili ...’a yönelik savunmaları üzerinde durulup buna yönelik araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, anılan ceza dosyasının akıbeti araştırılıp, davalı vekilinin savunmaları dikkate alınarak dava konusu borca dayanak poliçelerin kim tarafından nasıl düzenlendiği, sonrasında primlerin kim tarafından ve nasıl tahsil edildiği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak denetime uygun rapor alınması, takip tarihi itibariyle davacı alacağının tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3634 E. 2024/1489 K.
Ortak:sigorta acentelik sözleşmesi · delil sözleşmesi · sigorta acenteliği · güveni kötüye kullanma · acentelik sözleşmesi · acentelik · yenileme · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaDava, «sigorta acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.
Davalı vekili, yargılamada dava konusu borcun kaynağı olarak dayanılan poliçelerin müvekkilince değil, müvekkilinin şifresini kullanan İskenderun «acentesi» ... vekili ... tarafından düzenlendiğini, poliçeler üzerinde poliçeyi tanzim eden ve düzeltme yapan kişinin adının yazılı bulunduğunu, borca konu poliçeler ...’ın «yenileme» poliçeleri olup poliçelerdeki sigortalıların ...’ın daimi müşterileri olduğunu, müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili ...r hakkında ...
… 22 K. sayılı ilamı ile “...Sanığın suça konu poliçelerin ... ve eşi tarafından tanzim edildiğini ve primlerin de bu kişilerce tahsil edildiğini, kendi adına kayıtlı «acentede» işleri fiilen dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan eşi ...'in yürüttüğünü, aynı şahıs adına birden fazla poliçe kesilmesi ve bazı poliçelerin iptal edilmesi nedeniyle uyuşmazlık çıktığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın ve ...'a veya eşine ait acentenin ilgili tüm kayıt ve belgeleri, katılan şirkete ait kayıt ve belgeler ile tahsil edilip şirkete aktarılmadığı iddia edilen poliçeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sanığın savunmasında belirttiği hususların ve suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «sigorta acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.
… ayılı ilamı ile “...Sanığın suça konu poliçelerin Heysem ... ve eşi tarafından tanzim edildiğini ve primlerin de bu kişilerce tahsil edildiğini, kendi adına kayıtlı «acentede» işleri fiilen dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan eşi ... ...'in yürüttüğünü, aynı şahıs adına birden fazla poliçe kesilmesi ve bazı poliçelerin iptal edilmesi nedeniyle uyuşmazlık çıktığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın ve Heysem ...'a veya eşine ait acentenin ilgili tüm kayıt ve belgeleri, katılan şirkete ait kayıt ve belgeler ile tahsil edilip şirkete aktarılmadığı iddia edilen poliçeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sanığın savunmasında belirttiği hususların ve suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ... ... tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini...” gerekçesiyle bozulduğu, buna göre her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı ... şirketinin «defter» ve kayıtlarının esas alınacağı yönünde «delil sözleşmesi» mahiyetinde hükme yer verilmiş ise de, bilirkişi raporunda davacının alacağı olan tutarın varlığının genel olarak belirtildiği, dayanaklarının açıklanmadığı, ayrıca davalının İskenderun acentesi Necmiye ... vekili Heysem ...’a yönelik savunmaları üzerinde durulup buna yönelik araştırma ve inceleme yapılmadığı, bu durum karşısında mahkemece, anılan ceza dosyasının akıbeti araştırılıp, davalı vekilinin savunmaları dikkate alınarak dava konusu borca dayanak poliçelerin kim tarafından nasıl düzenlendiği, sonrasında primlerin kim tarafından ve nasıl tahsil edildiği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak denetime uygun rapor alınması, takip tarihi itibariyle davacı alacağının tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle onama kararı kaldırılarak, mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/295 E. sayılı dosyası ile hizmet nedeniyle «güveni kötüye kullanma» suçundan ceza yargılaması yapıldığı, mahkumiyetine karar verildiği, kararın “gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ... ... tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininin gerektiği” gerekçesiyle bozulması neticesinde devam olunan yargılama sonunda sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve «kesin» nitelikte delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari kayıtlarına göre 30.09.2008 «ihtar» tarihi itibariyle davalı şirketin 102.867,34 TL borçlu olduğu, 28.05.2013 takip tarihi ile davalı borcunun 129.259,13 TL olduğu, davacının «takip talebinin» 92.129,00 TL olduğu, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesine» göre, acentenin çalışma bölgesinin ... olduğu, ancak ilgili acentenin bu bölge dışında da sigorta temin edebileceği, acentenin vekaletname ile kendisine verilen sözleşme yapma ve «prim» tahsil etme yetkilerini başkasına devredemeyeceği, hasarla ilgili tazminat veya avans ödeyemeyeceği, acentenin şirketin yazılı onayını almak şartı ile tali acentelik tesis edebileceği, tali acentenin «ifa» edeceği aracılık işlemlerinden dolayı acentenin şirkete karşı şahsen muhatap ve sorumlu olduğu, acentenin yetkisi olmaksızın veya «yetkisini» aşarak yaptığı sözleşme ve işlemlerden bizzat sorumlu olup bu nedenle şirketin uğrayacağı zararları karşılamak zorunda olduğu, her ayın ilk 10 günü içinde bir önceki ayın üretim, tahsilat ve ödemeleri için «acente» ile şirket arasında «mutabakat» yapılacağı ve buna ilişkin belgelerin birer örneğinin usulüne uygun olarak saklanacağının düzenlendiği, acentenin mevcut acentelik sözleşmesi çerçevesinde kendisine ... tanımlanan şifresini dava dışı kişilerle paylaşmış olmasının yetkisini aşan bir durum olduğu gibi, kusurlu bir davranış olduğu, davacı ... şirketine yapılması gereken ödemelerin davalı ... ...'in sorumluluğunda olduğu, davalı ... ...'in şifresini paylaşarak poliçe üretimlerine imkan sağladığı, diğer kişilerin ise sözleşmenin 5 ... maddesine aykırı hareket ettiği, ancak dosya kapsamında yer ... bilgi ve belgelere göre bu eylemi davacı tarafın Bölge Müdürünün yönlendirmesi ile yaptığı hususu ile ilgili değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, ödenmeyen primler ile ilgili tutarları gösterir davalıdan talebe konu edilen 92.129,00 TL'yi oluşturan üretilen poliçeler, tarihleri itibariyle incelendiğinde listelenen poliçelerin davacının daha önceden de müşteri olan ve poliçe üretilen müşterilerin de yer aldığı, ancak davalının bildirdiği şifre kullanımı ile davalının borçlandırılmasına ilişkin hangi poliçelerin söz konusu olduğunun sunulan kayıtlar uyarınca belirlenmesinin mümkün olmadığı, 18.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, «denetime elverişli» olduğu, davacının, lehine delil vasfı taşıdığı ve ayrıca taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 19 uncu maddesi ile uyuşmazlık halinde başkaca delil aranmaksızın esas alınacağına hükmedilen davacı şirket ticari kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 129.259,13 TL alacaklı olduğu, davalının şifre paylaşımının sözleşmenin 5 ... maddesinde düzenlenen acentenin yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği, davalı tarafça yapıldığı anlaşılan poliçelerin, davalının şifresi kullanılmak sureti ile başka bir acente tarafından yapıldığının tespitinin mevcut dosya kapsamı ve delil durumu itibariyle araştırılmasının ve tespitinin mümkün olmadığı, ceza yargılama dosyası kapsamı dahi birlikte değerlendirildiğinde davalının bu yöndeki savunmasını destekler yeterli kanıt bulunmadığı, ceza yargılama dosyasında beraat kararı verilmiş ise de, davacı ile davalı arasındaki «sözleşmeye aykırılık» ve bundan ... alacağı davacının isteme hakkını ve davalının bundan sorulu olma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, kısa kararda «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin hüküm oluşturulmamış ise de 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yazım hatası resen düzeltilerek alacak likit ve hesa …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · tahkikat · mutabakat · acente · sözleşmeye aykırılık · ikrar · ek prim · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesinin 2010/295 E. sayılı dosyası ile hizmet nedeniyle «güveni kötüye kullanma» suçundan ceza yargılaması yapıldığı, mahkumiyetine karar verildiği, kararın “gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ... ... tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininin gerektiği” gerekçesiyle bozulması neticesinde devam olunan yargılama sonunda sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve «kesin» nitelikte delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari kayıtlarına göre 30.09.2008 «ihtar» tarihi itibariyle davalı şirketin 102.867,34 TL borçlu olduğu, 28.05.2013 takip tarihi ile davalı borcunun 129.259,13 TL olduğu, davacının «takip talebinin» 92.129,00 TL olduğu, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesine» göre, acentenin çalışma bölgesinin ... olduğu, ancak ilgili acentenin bu bölge dışında da sigorta temin edebileceği, acentenin vekaletname ile kendisine verilen sözleşme yapma ve «prim» tahsil etme yetkilerini başkasına devredemeyeceği, hasarla ilgili tazminat veya avans ödeyemeyeceği, acentenin şirketin yazılı onayını almak şartı ile tali acentelik tesis edebileceği, tali acentenin «ifa» edeceği aracılık işlemlerinden dolayı acentenin şirkete karşı şahsen muhatap ve sorumlu olduğu, acentenin yetkisi olmaksızın veya «yetkisini» aşarak yaptığı sözleşme ve işlemlerden bizzat sorumlu olup bu nedenle şirketin uğrayacağı zararları karşılamak zorunda olduğu, her ayın ilk 10 günü içinde bir önceki ayın üretim, tahsilat ve ödemeleri için «acente» ile şirket arasında «mutabakat» yapılacağı ve buna ilişkin belgelerin birer örneğinin usulüne uygun olarak saklanacağının düzenlendiği, acentenin mevcut acentelik sözleşmesi çerçevesinde kendisine ... tanımlanan şifresini dava dışı kişilerle paylaşmış olmasının yetkisini aşan bir durum olduğu gibi, kusurlu bir davranış olduğu, davacı ... şirketine yapılması gereken ödemelerin davalı ... ...'in sorumluluğunda olduğu, davalı ... ...'in şifresini paylaşarak poliçe üretimlerine imkan sağladığı, diğer kişilerin ise sözleşmenin 5 ... maddesine aykırı hareket ettiği, ancak dosya kapsamında yer ... bilgi ve belgelere göre bu eylemi davacı tarafın Bölge Müdürünün yönlendirmesi ile yaptığı hususu ile ilgili değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, ödenmeyen primler ile ilgili tutarları gösterir davalıdan talebe konu edilen 92.129,00 TL'yi oluşturan üretilen poliçeler, tarihleri itibariyle incelendiğinde listelenen poliçelerin davacının daha önceden de müşteri olan ve poliçe üretilen müşterilerin de yer aldığı, ancak davalının bildirdiği şifre kullanımı ile davalının borçlandırılmasına ilişkin hangi poliçelerin söz konusu olduğunun sunulan kayıtlar uyarınca belirlenmesinin mümkün olmadığı, 18.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, «denetime elverişli» olduğu, davacının, lehine delil vasfı taşıdığı ve ayrıca taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 19 uncu maddesi ile uyuşmazlık halinde başkaca delil aranmaksızın esas alınacağına hükmedilen davacı şirket ticari kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 129.259,13 TL alacaklı olduğu, davalının şifre paylaşımının sözleşmenin 5 ... maddesinde düzenlenen acentenin yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği, davalı tarafça yapıldığı anlaşılan poliçelerin, davalının şifresi kullanılmak sureti ile başka bir acente tarafından yapıldığının tespitinin mevcut dosya kapsamı ve delil durumu itibariyle araştırılmasının ve tespitinin mümkün olmadığı, ceza yargılama dosyası kapsamı dahi birlikte değerlendirildiğinde davalının bu yöndeki savunmasını destekler yeterli kanıt bulunmadığı, ceza yargılama dosyasında beraat kararı verilmiş ise de, davacı ile davalı arasındaki «sözleşmeye aykırılık» ve bundan ... alacağı davacının isteme hakkını ve davalının bundan sorulu olma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, kısa kararda «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin hüküm oluşturulmamış ise de 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yazım hatası resen düzeltilerek alacak likit ve hesa …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacı «defterlerinin» incelendiğini, raporda davalının bildirdiği şifre kullanımı ile davalının borçlandırılmasına ilişkin hangi poliçelerin mevcut kayıtlarla belirlenebilmesinin mümkün olmadığı görüşüne yer verilmişse de dava konusu poliçelerin hangi IP numarasından çıktığının, hangi «acente» kaşesi ile düzenlendiğinin, müşterilerin hangi «acentenin» müşterisi olduklarının, bedellerinin hangi acente tarafından tahsil edildiğinin, bu bedellerin kimin uhdesinde kaldığının belirlenebilir olduğunu, «eksik inceleme» ile karar verildiğini, müvekkilinin, davacı şirket bölge müdürünün yönlendirmesi ile şifresini paylaştığının, ve buna davacının «muvafakatinin» olduğunun ceza yargılamasındaki «ikrarı» ile ortaya konulduğunu, müvekkili hakkında verilen beraat kararının temyizde olduğunu, kısa kararda «icra inkar tazminatına» hükmedilmediği halde gerekçeli kararda icra inkar tazminatına karar verilerek gerekçeli karar ile kısa karar çelişkisi oluştuğunu, asıl sorumlu İskenderun acentesi …
Ayrıca, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı taraf kayıtlarının esas alınacağına dair «delil sözleşmesi» mahiyetindeki hükme yer verilmişse de, somut olayın özelliklerine göre sadece davacı kayıtlarına göre değil, davalı savunmasına yönelik deliller toplanarak, ceza dosyasındaki bozma gerekçesine göre alınan sigortalı tanık beyanları da değerlendirilerek, ceza davasının kesinleşmesi beklenerek, gerekli «tahkikat» tamamlanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10478 E. , 2018/2911 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 gün ve 2014/899-2015/114 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/06/2016 gün ve 2015/14176-2016/6286 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, 14/05/1999 tarihli Acentelik Sözleşmesi ile müvekkilinin ... yetkili acentesi olduğunu, ancak 03/06/2008 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve davalının azledildiğini, davalıya bakiye borcunu ödemesine dair ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sigorta acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.
Davalı vekili, yargılamada dava konusu borcun kaynağı olarak dayanılan poliçelerin müvekkilince değil, müvekkilinin şifresini kullanan İskenderun acentesi ... vekili ... tarafından düzenlendiğini, poliçeler üzerinde poliçeyi tanzim eden ve düzeltme yapan kişinin adının yazılı bulunduğunu, borca konu poliçeler ...’ın yenileme poliçeleri olup poliçelerdeki sigortalıların ...’ın daimi müşterileri olduğunu, müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili ...r hakkında ...
2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/295 E. sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasında da aynı şekilde savunmada bulunarak suçlamaları kabul etmediğini, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, ...
2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/295 E. sayılı dosyası örneği dosya arasına celp edilerek davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, ...
2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/295 E ve 2012/494 K. sayılı mahkumiyet kararı sanık ...r vekilince temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 09.02.2016 tarih, 2015/6850 E. 2016/1022 K. sayılı ilamı ile “...Sanığın suça konu poliçelerin ... ve eşi tarafından tanzim edildiğini ve primlerin de bu kişilerce tahsil edildiğini, kendi adına kayıtlı acentede işleri fiilen dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan eşi ...'in yürüttüğünü, aynı şahıs adına birden fazla poliçe kesilmesi ve bazı poliçelerin iptal edilmesi nedeniyle uyuşmazlık çıktığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın ve ...'a veya eşine ait acentenin ilgili tüm kayıt ve belgeleri, katılan şirkete ait kayıt ve belgeler ile tahsil edilip şirkete aktarılmadığı iddia edilen poliçeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın savunmasında belirttiği hususların ve suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ...
tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Buna göre her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı sigorta şirketinin defter ve kayıtlarının esas alınacağı yönünde delil sözleşmesi mahiyetinde hükme yer verilmiş ise de, bilirkişi raporunda davacının alacağı olan tutarın varlığı genel olarak belirtilmiş, dayanakları açıklanmamıştır. Ayrıca, davalının İskenderun acentesi ... vekili ...’a yönelik savunmaları üzerinde durulup buna yönelik araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, anılan ceza dosyasının akıbeti araştırılıp, davalı vekilinin savunmaları dikkate alınarak dava konusu borca dayanak poliçelerin kim tarafından nasıl düzenlendiği, sonrasında primlerin kim tarafından ve nasıl tahsil edildiği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak denetime uygun rapor alınması, takip tarihi itibariyle davacı alacağının tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.06.2016 tarih, 2015/14176 Esas-2016/6286 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420600500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz