6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbirde ölçülülük ilkesi ve alacak miktarıyla orantılı taşınmaz teminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/158 E. 2024/1156 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbirdiğerKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)İhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Yapı İpoteği Tescili mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbir kararlarında ölçülülük ilkesi (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) gözetilmesi zorunludur; tedbir, yüklenicinin malikten olan alacağının korunması amacıyla verildiğinden, tedbir kapsamına alınacak taşınmaz sayısı alacak miktarıyla orantılı olarak belirlenmeli, tek ölçüt yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp davanın her iki tarafının menfaati dengelenmelidir. Taşınmazın cebri icra yoluyla bedeli ödenerek ediniminde tedbirin kaldırılması gerekirken, doğrudan projeden ödeme yapılarak edinildiği iddia edilen taşınmazlar bakımından bu husus araştırılmadan itirazın reddine karar verilmesi ölçülülük ilkesine aykırıdır. Tedbir konulan taşınmaz sonradan başka bir ara kararla zaten tedbirden kurtarılmışsa, önceki ara kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusu konusuz kalır.

Ele alınan sorunlar

21/09/2023 tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunun konusuz kalması → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, cebri icra yoluyla taşınmazı satın alan kişinin tedbiri bilerek satın aldığını, ihtiyati tedbir kararının 1 haftalık itiraz süresi geçtiğinden kesinleştiğini, bu haliyle tedbirin kaldırılmasının alacağın tahsilini tehlikeye düşüreceğini ileri sürerek 21/09/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İlk ara kararla, cebri icra yoluyla bedeli icra dosyasına ödenerek dava dışı kişi tarafından satın alınan taşınmazlar üzerindeki tedbir kaldırılmıştır. Davacı bu karara istinaf etmişse de, sonraki tarihli ara kararla, ilk tedbir kararına yapılan itiraz kısmen kabul edilip belirtilen taşınmazlar dışındaki tüm taşınmazlardaki tedbir zaten kaldırılmıştır. Bu durumda önceki ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun konusu kalmamış, inceleme yapılmasına gerek bulunmayan bir hâl doğmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ve tedbir konulan taşınmazların cebri icra ile malikleri olan bankaların 05/10/2023 tarihli ara karara istinafının konusuz kalması → tartışılmadı

Gerekçe: Sonraki tarihli ara kararla, istinaf başvurusuna konu taşınmazlar üzerindeki tedbir zaten kaldırıldığından, davalı şirket ile bu taşınmazları cebri icra yoluyla edinen bankaların istinaf başvurularının konusu kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının 05/10/2023 ve 09/11/2023 tarihli ara kararlara karşı istinafı — ölçülülük ilkesine uygun taşınmaz sayısının belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, ihtiyati tedbirin süresinde itiraz edilmediği için kesinleştiğini, tedbirin kaldırılan taşınmazlar dışında da devam ettirilmesi gerektiğini, aksi halde alacağın tahsilinin tehlikeye gireceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece, üst derece mahkemesinin önceki ilamı doğrultusunda taşınmazların değeri ile ilgili bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, dava konusu alacakla ölçülü olacak şekilde belirlenen sayıda taşınmaza tedbir konulmuştur. Bu haliyle ara kararın, üst derece mahkemesinin önceki kararına uygun olduğu sonucuna varılmış, davacının istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının 09/11/2023 tarihli ara karara karşı istinafı — bankalara ait taşınmazlardaki tedbirin kaldırılıp davalı şirkete ait taşınmazlara tedbir konulması → ret

İddia: Davacı vekili, taşınmazların maliki olan bankaların aynı zamanda projenin finansörü olduğunu ve tedbirin bankalara ait taşınmazlardan kaldırılmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bankaların ilgili birleşen davada taraf sıfatı bulunmadığı gibi, aynı ara kararla davalı şirkete ait taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına da karar verilmiştir. Bu nedenle, davada taraf olmayan bankalara ait taşınmazlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı bankaların itirazının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalı bankaların ihtiyati tedbire itirazlarının süresinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati tedbir ara kararının davalı bankalara farklı tarihlerde tebliğ edildiği, her iki bankanın da tebliğ tarihinden itibaren süresi içinde itiraz ettiği anlaşıldığından, itirazların süresinde olmadığı yönündeki iddialar yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen 2023/595 Esas sayılı dava kapsamındaki ihtiyati tedbire davalı bankaların itirazının ölçülülük ilkesi yönünden yeniden değerlendirilmesi gerekliliği → kabul

İddia: Davalı banka vekilleri, tedbirin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, taşınmazların büyük kısmının cebri icra yoluyla değil doğrudan projeden ödeme yapılarak edinildiğini, davacının yaklaşık ispat şartını yerine getirmediğini ileri sürerek itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: İhtiyati tedbir kararlarında Anayasal güvenceye bağlı ölçülülük ilkesi; elverişlilik, gereklilik ve orantılılık alt ilkelerini barındırır. Tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir denge bulunmalı, tedbir yüklenicinin malikten olan alacağının korunması amacıyla verildiğinden alacak miktarı gözetilmelidir. Yaklaşık ispatın sağlanmış olması tek başına yeterli ölçüt değildir; tedbirle her iki tarafın menfaati dengelenmelidir. Bu itibarla davacının hakedişe esas belgelerinin ibrazı sağlanıp belirlenecek alacak miktarının hangi sayıda taşınmazla teminat altına alınabileceği tespit edilmeden ve davalı bankanın bir kısım taşınmazı cebri icradan değil doğrudan projeden ödeme yaparak edindiğine ilişkin itirazı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararın, ihtiyati tedbirde ölçülülük ilkesinin (elverişlilik-gereklilik-orantılılık) alacak miktarıyla sınırlı taşınmaz sayısının belirlenmesi biçiminde uygulanması ve cebri icra ile taşınmaz edinen üçüncü kişi/banka yönünden tedbirin kaldırılması gerekliliğine ilişkin gerekçesi, benzer yapı ipoteği/ihtiyati tedbir uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davada taraf olmayan bankaların, birleşen davada taraf sıfatı bulunmadığından, kendi adlarına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki tedbir taleplerinin bu sıfat yokluğu gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir ölçülülük ilkesi yapı ipoteği TMK 895 TMK 897 TMK 1011 geçici tescil şerhi konusuz kalma cebri icra ile mülkiyet edinme

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 895TMK 897TMK 1011TMK 893/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/158

KARAR NO 2024/1156

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/09/2023 - 05/10/2023 - 09/11/2023 Tarihli Ara Kararlar

NUMARASI 2020/157 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/07/2024

İlk derece mahkemesince verilen 21/09/2023, 05/10/2023, 09/11/2023 tarihli ara kararların taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Birleşen 2021/80 Esas sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında müteahhitlik sözleşmesi ve satış vaadi sözleşmesi tahtında iki farklı hukuki ilişki olduğunu, 16.09.2009 tarihli sözleşmeden sonra 08.12.2010 tarihinde arsa maliki davalı arasında "satış vaadi sözleşmesi" imzalandığını, huzurdaki davanın konusunu müteahhitlik sözleşmesinin oluşturduğunu, 07.07.2017 tarihinde davacı ile müteahhitlik sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından 12.12.2019 tarihli ihtarname ile 78.075.846,73-TL hakediş alacağının ödenmesinin ihtar edildiğini, cevabı ihtar ile yapılan hesaba göre 113.832.533-USD alacak olduğu için mahsuplaşma yapılması gerektiğinin bildirildiğini, kontrolör şirket tarafından onaylanmasına rağmen 92.070.392,02-TL tutarındaki hakedişin halen ödenmediğini, 78.075.846,75-TL tutarındaki hakediş alacağının ihtara rağmen ödenmemesi nedeniyle İstanbul ...İcra Dairesinin ...

esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İstanbul 23.İHM'nin 2020/136 esas sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğunu, davacı müvekkilinin 12.12.2019 tarihli ihtar ile opsiyon hakkı tanıyan sözleşmelerden geri dönüldüğünü, inşaatın yapımının halen devam ettiğini, müteahhitlik sözleşmesi kapsamında yapı ipoteğinin tescilini talep ettiklerini, müvekkilinin inşaatta malzeme tedarik ederek ve emek sarfederek davalının malvarlığında değer artışı sağladığını, davalının miktara itiraz etmeden mahsuplaşma talep ettiğini, davalının yapı alacağının varlığını kabul ettiğini, davaya konu taşınmazların üçüncü kişilere veya bankalara devri riski olduğunu, tüm taşınmazların bankalara ipotekli olduğunu, TMK'nın 895.

maddesi gereği yapımın tamamlanmasından itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğini, inşaatın %95 civarında tamamlandığını, müvekkilinin yapı ipoteği hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirterek şimdilik 92.070.392-TL alacağın, 1.000.000-TL kısmi için yapı ipoteğinin geçici şerhi ve tescili, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 21. ATM'nin 2023/595 esas sayılı dosyasında; davalı ... A.Ş hakkında İstanbul 1. ATM'nin 30/06/2022 tarihli kararı ile iflasına karar verildiğini, bu kararının onandığını, dava konusu, müvekkili şirketin ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel üzerine inşa ettiği ve yapımı hala devam eden 303.696,52 metrekare inşaat alanı ve 12.062 metrekare peyzaj ve yeşil alan imalatı bulunan ...

adlı inşaat projesinin 30.09.2023 tarihi itibarıyla gerçekleşen imalat ve bunlardan yapılan kesintiler toplamı olarak 10.108.124-USD, 1.415.336-Euro ve 235.931.008-TL hak ediş alacağı ile buna ek olarak 9.859.916,95-USD inşaat malzemeleri için ödenen nakit bedel kadar kanuni ipotek tesis edilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ve devam eden imalatlara ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla İstanbul 4. ATM'nin 2020/157 Esas ve birleşen İstanbul 15. ATM'nin 2021/80 Esas sayılı dosyaları bakımından müflis ... A.Ş. yönünden tahsilde ve tescilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar adına ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı bulunan taşınmazlara 19.968.161,65-USD, 1.415.336-Euro ve 235.931.008-TL imalat bedelinin TMK'nın 895.

maddesi uyarınca davacı lehine kanuni yapı ipoteği olarak tesciline, davalı bankalar yönünden kanuni yapı ipoteği talebinin kabul edilmemesi halinde TMK'nın 897. maddesi kapsamında 19.968.161,65-USD, 1.415.336-Euro ve 235.931.008-TL tazminatın bunlara her bir hak ediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ... Bankası ve ... Bankasından tahsiline, yargılama sonuçlanıncaya kadar, davalılar adına ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı bulunan taşınmazlara TMK'nın 1011. maddesi uyarınca davacı lehine geçici tescil şerhi verilmesine, aynı taşınmazların üçüncü kişilere satışının, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR VE SÜREÇ

Birleşen İstanbul 15.ATM'nin 2021/80 E. sayılı dosyasında ... İli ... ilçesi ... mahallesi, Pafta ..., Ada ..., Parsel ... sayılı taşınmaz üzerindeki tüm bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi konusundaki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, dava değerinin %15 oranında teminatın yatırılması halinde ihtiyati tedbir uygulanmasına, TMK'nun 893/3 kapsamındaki tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davalının itirazını üzerine mahkemenin 17/09/2021 tarihli ara kararı ile davalının itirazı reddedilmiştir. Davalının bu karara karşı istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 15/06/2022 tarih 2021/2182 E. 2022/899 K. Sayılı kararı ile 577 adet bağımsız bölümün tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, alacağının ne kadar taşınmaz ile teminat altına alınabileceğinin belirlenip itirazın buna göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, inceleme yapıldıktan sonra itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece, devam eden yargılamada 21/09/2023 tarihli ara kararla; ihtiyati tedbir kararının cebri satışı engelleyici mahiyette olmayıp rızai devirleri önleyici mahiyette olduğu, bu durumda ihtiyati tedbir kararının yüklenicinin malikten olan alacağının korunması amacıyla verildiğinden ve üzerinde tedbir bulunan taşınmazlar yerine icra dosyasına para girdiğinden ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle dava dışı ... A.Ş.'nin cebri icra yolu ile bedelini ödemek suretiyle mülkiyetini edindiği ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi Mevkii, ... Ada ... Parsel, ... Numaralı Bağımsız Bölüm ile ... bağımsız bölümler üzerinde birleşen İstanbul 15. ATM'nin 2021/80 E. sayılı dosyasından konulan tedbirin kaldırılmasına, gereği için İstanbul Beşiktaş Tapu Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmiştir.Mahkemece 04/03/2021 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazın incelendiği 05/10/2023 tarihli ara kararla;

birleşen 2021/80 Esas sayılı davada dava konusu edilen miktarın 92.070.392-TL olduğu; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin kıymet takdirlerinin toplam 95.000.000-TL olarak hesap edildiği, bu taşınmazların uyuşmazlığa konu alacak miktarını karşılayacağı, davalının ve taşınmazların mülkiyetini ihale ile ve üzerindeki tedbir ile birlikte kazanan tedbirin varlığından haberdar olan dava dışı bankaların ihtiyati tedbire itirazının kısmen kabulü gerektiği, davalının ihtiyati tedbir kararına itirazı kısmen kabul edilerek dava dışı 3. Kişilerin mülkiyetini kazandıkları bağımsız bölümler üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verildiğinden itirazları hakkında ayrıca karar verilemeyeceği, davacı vekili tedbiren yapı ipoteği tescili talebinin ancak davada taraf olanlara karşı ileri sürülebileceği, dava dışı ihale alıcıları tarafından mülkiyetin kazanıldığı anda var olmayan bu tedbir talebinin davada taraf olmayan bankalara karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı ile dava dışı bankaların ihtiyati tedbir kararına itirazının kısmen kabulüne, ölçülülük ilkesi gözetilerek ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

ve ... sayılı bağımsız bölümler dışında kalan tüm bağımsız bölümler üzerindeki birleşen İstanbul 15. ATM'nin 2021/80 Esas sayılı dosyasından konulan tedbirin kaldırılmasına, gereği için İstanbul Beşiktaş Tapu Müdürlüğüne yazı yazılmasına, davalının ihtiyati tedbir kararına itirazı kısmen kabul edilerek dava dışı 3. kişilerin mülkiyetini kazandıkları bağımsız bölümler üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verildiğinden itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin tedbiren yapı ipoteği tesciline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece birleşen 2023/595 Esas sayılı dava ile ilgili 05/10/2023 tarihli tensip ara kararıyla; yapı ipoteği tesciline konu ...

İli ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerin tapu kaydına üçüncü kişilere satışın, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisisin engellenmesi konusundaki ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartının sağlandığı kanaati ile HMK md. 389 uyarınca dava değerinin % 10'u oranında teminat karşılığı kabulüne, üçüncü kişilere satışın, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisisin engellenmesine dair tedbirin uygulanması için tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına, davalılar ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere teminat olarak takdir edilen 82.603.176,20-TL'nin mahkeme veznesine yatırılması veya bu meblağı karşılayan kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması için davacı tarafa tebliğden itibaren 1 aylık süre verilmesine, teminat yatırılmadığı takdirde tedbirin kaldırılmasına karar verileceğinin ihtarına, ...

İli ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerin beyanlar hanesine "Yapı ipoteği tescili talepli davada davalıdır" şerhi düşülmesi için tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına, davacı tarafın TMK 893/3 kapsamında üst sınır ipoteği niteliğinde yapı ipoteği tescili için TMK 1011 kapsamında geçici tescil şerhi verilmesi hususunda alacağın teminat altına alınması amacıyla tapu kaydına üçüncü kişilere satışın, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisisin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğinden bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.Mahkemenin birleşen 2023/595 Esas sayılı davadaki taleplerle ilgili 05/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına itirazı ve tarafların talepleri üzerine 09/11/2023 tarihi duruşmada alınan ara kararla;

Birleşen 2021/80 Esas sayılı dosyada dava dışı bankaların ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile itiraz eden bankalar adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı bağımsız bölümler üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, birleşen İstanbul 15. ATM'nin 2021/80 esas sayılı dosyasında yapı ipoteği tesciline konu ... İli ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı müflis şirket adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... bağımsız bölümlerin tapu kaydına üçüncü kişilere satışın, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisisin engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına, üçüncü kişilere satışın, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisisin engellenmesine dair tedbirin uygulanması için tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına, Birleşen İstanbul 21.

ATM'nin 2023/595 Esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararına karşı davalılar tarafından ileri sürülen itirazların reddine, Birleşen İstanbul 21. ATM'nin 2023/595 Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin teminata ilişkin itirazının reddine, Birleşen İstanbul 15. ATM'nin 2021/80 esas sayılı dosyasında müflis şirket adına kayıtlı taşınmazlar dışındaki diğer taşınmazlar üzerindeki teminatlar kaldırıldığından talepler hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1) 21/09/2023 tarihli ara kararla ilgili davacı vekili; birleşen 2021/80 Esas sayılı dosyası kapsamında taşınmazlara konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmadığını, satın alan kişilerin taşınmaz üzerindeki tedbiri bilerek satın aldığını, mahkemenin bu kararının önceki kararına da aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararına 1 haftalık süre içerisinde itiraz edilmediğinden kararın kesinleştiğini, ihtiyati tedbir kararının bu şekilde kaldırılmasının müvekkilinin alacağını alamaması sonucuna yol açacağını belirterek 21/09/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2) 04/03/2021 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazın incelendiği 05/10/2023 tarihli ara kararla ilgili;a) Davacı vekili;

taşınmaz üzerindeki tedbir kararının hiçbir zaman kalkmadığını, taşınmazı cebri icra ile alanların, taşınmazın üzerinde ihtiyati tedbir bulunduğunu bilerek aldığını, bu nedenle tedbir kararının kaldırılmasının doğru olmadığını, ihtiyati tedbir kararına 1 haftalık süre içerisinde itiraz edilmediğinden kararın kesinleştiğini, ihtiyati tedbir kararının bu şekilde kaldırılmasının müvekkilinin alacağını alamaması sonucuna yol açacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.b) ... Bankası A.Ş. vekili; taşınmazlar için uygulanan tedbir kararının cebri satışa engel olup olmayacağı hususunda mahkemeden görüş sorulduğunu, mahkemenin engel olmayacağı yönünde görüş bildirilmesi üzerine taşınmazların her türlü takyidattan ari bir şekilde müvekkili adına tescil işlemi yapıldığını, sürecinin mahkemenin görüşü alınarak ilerlediğini, dava konusu taşınmazlar üzerine konulan tedbirin müvekkili lehine olan ipotekten sonra geldiğini, davacının ya da ihale alıcısının müvekkili bankaya karşı bir öncelik hakkının bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin tedbire itirazı üzerine yapılan incelemede müvekkili adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

ve ... sayılı taşınmazlara tedbir konulduğunu, müvekkili adına tescil işlemi yapılmasından sonra taşınmazlara tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının aynı zamanda bankaya karşı garantör sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu, davacının aynı zamanda projenin ortağı konumunda olduğunu, davanın müvekkili bankaya karşı açılmadığını, müvekkili tarafından kullandırılan kredilerle davacının müflis firmadan hakedişlerini aldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.c) ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hakedişlerin çekişmeli olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, tedbir kararının teminatsız verilmesinin doğru olmadığını, takasa mahsup beyanının sonuç doğurması için karşı tarafın onayına gerek bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından yapı ipoteğinin tesciline karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının projenin % 20’sini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirket adına hiçbir taşınmaza tedbir konulamayacağını belirterek ölçüsüz tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.d) ...

Bankası A.Ş. vekili; davalı ... hakkında banka alacağı nedeniyle ipotekli takip başlatıldığını, mahkeme taşınmazlar için uygulanan tedbir kararının cebri satışa engel olup olmayacağı hususunda mahkemeden görüş sorulduğunu, mahkemenin engel olmayacağı yönünde görüş bildirilmesi üzerine taşınmazların her türlü takyidattan ari bir şekilde müvekkili adına tescil işlemi yapıldığını, mahkemece müvekkilinin tedbire itirazı üzerine yapılan incelemede müvekkili adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı taşınmazlara tedbir konulduğunu, müvekkili adına tescil işlemi yapılmasından sonra taşınmazlara tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin taraf olmadığı davada müvekkilinin taşınmazlarına tedbir uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, hali hazırda davalı ...

adına kayıtlı ve cebri icra ile satılmayan 21 adet daha taşınmaz bulunduğunu, taşınmazların müvekkili adına geçmesi nedeniyle yapı ipoteğinin tescili talebinin de konusuz kaldığını, davacının iddia ettiği yapı ipoteğinin müvekkilinin ipotekleri karşısında bir önceliğinin bulunmadığını, davacının aynı zamanda bankaya karşı garantör sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu, davacının faaliyete başlamadan önce müvekkilinin taşınmaz üzerinde ipoteğinin bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.3) 09/11/2023 tarihli (Birleşen 2023/595 E. Sayılı dava ile ilgili ihtiyati tedbir kararına itirazın da değerlendirildiği) ara kararla ilgili; a) Davacı vekili; 09/11/2023 tarihli ara kararla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

ve ... sayılı taşınmazlar yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılmasının doğru olmadığını, taşınmazların maliki olan bankaların aynı zamanda projenin finansörü olduğunu, bankaların bahsi geçen taşınmazlarla ilgili hukuki sürecin başladığını bildiğini, ihtiyati tedbir kararına 1 haftalık süre içerisinde itiraz edilmediğinden kararın kesinleştiğini, ihtiyati tedbir kararının bu şekilde kaldırılmasının müvekkilinin alacağını alamaması sonucuna yol açacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.b) ... Bankası A.Ş. vekili; 2023/595 Esas sayılı davanın taşınmazın aynına ilişkin olmayıp alacak davası olduğunu, davacının yaklaşık ispat şartını yerine getirmediğini, tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin satın aldığı 1 adet konut ve 30 adet ofisle birlikte icra ihalesinde ...

Bankla birlikte cebri satış ihalesinden ortak olarak aldığı 111 adet taşınmazda tedbir kararı ile tasarruf hakkının kaldırıldığını, ayrıca 50’ya yakın taşınmazın davacı tarafından satıldığını, buna rağmen tüm alacak iddiasının müvekkili bankaya yöneltilmesinin doğru olmadığını, müvekkili bankanın yıllar önce satın aldığı 30 adet ofis ile 442 nolu konut vasıflı taşınmazın bedeli ödenerek icra ihalelerinden çok önce satın alındığını, bu taşınmazlar üzerinde tedbirin öncelikle kaldırılmasının gerektiğini, tedbir kararının orantısız olduğunu, davacı ... firmasının davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacının ... firmasından olan alacağını alacaklı bankalar adın hareket eden aynı zamanda teminat temsilcisi olan diğer davalı ...

Bankasına temlik ettiğini, taşınmazdan bağımsız bölüm satın alan ve hakkında dava açılmayan diğer kişiler ile müvekkili banka arasında bir fark olmadığını, müvekkili hakkında müvekkilinin icra vasıtasıyla aldığı taşınmazları yönünden icra dairesince para çevirme işleminin yapılmadığı varsayımına dayanıldığını, alacağa mahsuben yapılan ihale ile icra dosyasına para yatırılmak suretiyle yapılan satışın hiçbir farkı olmadığını, davacının bu projenin hem yüklenicisi hem de ortağı konumunda olduğunu, ayrıca kredi sözleşmelerinde kredi borçlusu ve garantör olarak imzasının bulunduğunu, dava konusu taşınmazlar üzerine konulan tedbirin müvekkili lehine olan ipotekten sonra geldiğini, davacının ya da ihale alıcısının müvekkili bankaya karşı bir öncelik hakkının bulunmadığını, davacının geçici tescil şerhi işlettirmediğini, yapı ipoteğinden kaynaklanan bir hakkın bulunması ihtimalinde bir önceliğinin bulunmayacağını, yapı ipoteği tesisi için 3 aylık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının bu davayı açarak sözleşmeyi geriye etkili olarak feshettiğini, müvekkiline karşı bu davanın açılamayacağını, müvekkilinin alacağının ipotek konulan taşınmazlarda kat be kat fazla olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.c) ...

Bankası A.Ş. vekili; alacağa mahsuben devralınan taşınmazların tedbir ile birlikte satın alındığı yönündeki gerekçenin asla kabul edilemeyeceğini, cebri satışların her türlü takyidattan ari olarak gerçekleştirildiğini, alacak iddiasının mahkeme kararı ile ortaya konulamadığını, yapı ipoteğinin tescili için mahkeme kararının gerektiğini, davacının iddia ettiği yapı ipoteğinin müvekkilinin ipotekleri karşısında bir önceliğinin bulunmadığını, tedbir kararının orantısız olduğunu, birleşen davada konulan tedbirinin davacının alacağını karşıladığını, davanın reddine mahkum olması nedeniyle tedbir kararı verilemeyeceğini, geçici tescilin 3 aylık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğini, davacının davalı ...den olan alacaklarını müvekkili bankaya temlik ettiğini, davacının bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığını, davacının müvekkili banka ile davalı ...

Bankası lehine 15/06/2011 tarihinde tesis edilen ipotekten haberdar olduğunu, davacının müvekkiline karşı bir önceliğinin bulunmadığını, geçici tescil yaptırmadığını, davacının müvekkiline karşı aynı zamanda garantör sıfatının bulunduğunu, cebri icra yolu ile satılan taşınmazlarla ilgili yapı ipoteğinin tescili istemi ile dava açılamayacağını, alacak davasında taşınmazların dava konusu olmadığından tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı yapı ipoteğinin tescili için davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan birleşen 2021/80 E sayılı dava ile yapı ipoteği tescili ve alacağın tahsili için açılan birleşen 2023/595 E sayılı davada davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydına geçici tescil şerhi verilmesi ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. 21/09/2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili; Mahkemenin 04/03/2021 tarihli ara kararıyla üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir konulan, ancak cebri icra yoluyla dava dışı ... A.Ş. tarafından bedeli icra dosyasına ödenmek suretiyle satın alınan 307 ve 311 nolu taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin 21/09/2023 tarihli ara kararla kaldırılmasına karar verilmiştir.

Her ne kadar davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de, mahkemece 05/10/2023 tarihli ara kararla 04/03/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz kısmen kabul edilerek ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu taşınmazlar dışındaki tüm taşınmazlardaki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece sonradan alınan kararla numarası belirtilenler dışındaki taşınmazlar üzerinde tedbir, 04/03/2021 tarihli ara karara yapılan itiraz değerlendirilerek kaldırıldığından davacının 21/09/2023 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusu konusuz kalmıştır. Bu nedenle 21/09/2023 tarihli karara karşı davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.05/10/2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili;

Mahkemece 05/10/2023 tarihli ara kararla 04/03/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazlar değerlendirilmiştir. Bahsi geçen kararla mahkemece birleşen 2021/80 E. Sayılı dosya davalısı ... A.Ş. İle birleşen davada yer almayan ancak tedbir konulan taşınmazların cebri icra yolu ile maliki olan ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'nin itirazları kısmen kabul edilerek davanın değeri ile orantılı olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu taşınmazlar dışında kalan bağımsız bölümler üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak mahkemece 09/11/2023 tarihli oturumda alınan ara kararla birleşen 2021/80 esas sayılı dosyada dava dışı bankaların ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile itiraz eden bankalar adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

ve ... sayılı bağımsız bölümler üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, birleşen İstanbul 15 ATM'nin 2021/80 esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş. adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... bağımsız bölümlerin kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Bu durumda 04/03/2021 tarihli tedbir kararına itirazın değerlendirildiği 05/10/2023 tarihli ara karara karşı davalı ... A.Ş. ile taşınmaza cebri icra ile malik olan ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de mahkemenin 09/11/2023 tarihli ara kararıyla davalı ve dava dışı malik bankaların istinaflarına konu olan taşınmazlar üzerindeki tedbir kaldırıldığından 04/03/2021 tarihli tedbir kararına yapılan itirazın değerlendirildiği 05/10/2023 tarihli ara karara karşı birleşen 2021/80 E.

Sayılı dosya davalısı ... A.Ş. ile birleşen davada yer almayan ancak tedbir konulan taşınmazların cebri icra yolu ile maliki olan ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurularının konusu kalmamıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise; mahkemece Dairemizin 15/06/2022 tarihli 2021/2182 E. 2022/899 K. sayılı ilamı doğrultusunda taşınmazların değeri ile ilgili bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle dava konusu edilen alacakla ölçülü olacak şekilde tespit edilen sayıda taşınmaza tedbir konulduğu, mahkemenin ara kararının bu yönüyle Dairemizin 15/06/2022 tarihli kararına uygun olduğu sonucuna varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.09/11/2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili: davacı vekili tarafından davalı ...

A.Ş. ile davalı ... Bankası ve ... Bankası A.Ş. aleyhine açılan birleşen İstanbul 21. ATM'nin 2023/595 E. sayılı davada; davalılar adına .. İli ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı bulunan taşınmazlara 19.968.161,65-USD, 1.415.336-Euro ve 235.931.008-TL imalat bedelinin her bir hak ediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini de kapsayacak şekilde TMK'nın 895. maddesi uyarınca davacı lehine kanuni yapı ipoteği tesciline, aksi halde TMK'nın 897. maddesi kapsamında 19.968.161,65-USD, 1.415.336-Euro ve 235.931.008 TL tazminatın bunlara her bir hak ediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ... Bankası ve ... Bankasından tahsiline, yargılama sonuçlanıncaya kadar dava konusu ...

parselde davalılar adına kayıtlı taşınmazlara TMK'nın 1011. maddesi uyarınca davacı lehine geçici tescil şerhi verilmesine, bu taşınmazların üçüncü kişilere satışının, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, taşınmazlara "davalıdır şerhi" konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 05/10/2023 tarihli tensip ara kararıyla birleşen İstanbul 21. ATM'nin 2023/595 E. sayılı dosyasında yapı ipoteği tesciline konu ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerin tapu kaydına üçüncü kişilere satışın, devrinin ve lehlerine ayni hak tesisisin önlenmesi için dava değerinin % 10'u oranında (82.603.176,20-TL) teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına, teminatın tebliğden itibaren 1 aylık süre içerisinde yatırılmaması halinde tedbirin kaldırılmasına karar verileceğinin ihtarına, dava konusu ...

parsel sayılı taşınmazda davalılar adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerin beyanlar hanesine "Yapı ipoteği tescili talepli davada davalıdır" şerhi düşülmesi için tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmiştir. 09/11/2023 tarihli ara kararla, birleşen 2021/80 esas sayılı davada taraf olmayan ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'nin talebinin kabulü ile bankalar adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı bağımsız bölümler üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, birleşen İstanbul 15 ATM'nin 2021/80 esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş. adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... bağımsız bölümlerin kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.

İhtiyati tedbirin bankalara ait taşınmazlardan kaldırılarak, davalı ... A.Ş.'ye ait taşınmazlara tedbir konulmasına ilişkin ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de bankaların 2021/80 E. Sayılı davada taraf sıfatının bulunmadığı gibi, aynı ara kararla ... A.Ş.'ye ait taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği dikkate alındığında, mahkemenin adı geçen bankalara ait taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalıların istinaf başvurusu yönünden; mahkemenin birleşen 2023/595 Esas sayılı dava kapsamında verilen 05/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının davalı ... Bank A.Ş.'ye 23/10/2023, davalı ...

Bankası A.Ş.'ye ise 25/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtiyati tedbir kararına davalı ... Bank A.Ş.'nin 25/10/2023 tarihinde, davalı ... Bank A.Ş.'nin 31/10/2023 tarihinde süresinde itiraz ettiği anlaşıldığından davalı bankaların itirazlarının süresinde olmadığına dair iddialar yerinde görülmemiştir. Dairemizin 15/06/2022 tarihli 2021/2182 Esas, 2022/899 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararlarında “Ölçülülük” ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır.

İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı yüklenicinin malikten olan alacağının korunması amacıyla verildiğine göre, alacak miktarının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Somut olayda ... İli ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı bankalar lehine ipotek tesis edildiği, davacının yüklenicisi olduğu 577 adet bağımsız bölüm içeren projenin büyük oranda tamamlandığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp; ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki yanının menfaatinin gözetilmesi gerekir.

Bu durumda davacının birleşen davada dayandığı hakedişe esas belgelerin de ibrazı sağlanıp belirlenecek alacak miktarının ne kadar taşınmaz ile teminat altına alınabileceği tespit edilerek ihtiyati tedbire itirazın buna göre değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca davalılardan ... Bankası A.Ş. vekili tarafından 1 adet konut ve 30 adet ofisin cebri icradan değil, projeden ödeme yapılmak suretiyle satın alındığı iddia edilmektedir. Davalı banka vekilinin buna ilişkin itirazlarının da üzerinde durularak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Birleşen 2023/595 Esas sayılı dava kapsamında verilen 05/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazlar hakkında, bu hususlar değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından 21/09/2023 tarihli ara karara, asıl ve birleşen davalarda davalı ...A.Ş. ve birleşen davalarda davalı ... Bankası ile ... Bankası vekillerinin 05/10/2023 tarihli ara karara karşı yaptıkları istinaf başvurularının konusu kalmadığından karar verilmesinde yer olmadığına, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından 05/10/2023 ve 09/11/2023 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen 2023/595 Esas sayılı dava kapsamında verilen 05/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına itirazın değerlendirildiği 09/11/2023 tarihli ara karara karşı, davalı banka vekillerinin istinaf başvurusu yerinde görüldüğünden, 09/11/2023 tarihli ara kararın davalı bankaların itirazlarının reddine ilişkin kısım bakımından kaldırılmasına, inceleme yapıldıktan sonra itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:1- Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından 21/09/2023 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Asıl ve birleşen davalarda davalı Tas. Hal. ....AŞ ve birleşen davalarda davalılar ... Bankası ile ... Bankası vekillerinin 05/10/2023 tarihli ara karara karşı yaptıkları istinaf başvurularının konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3- Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından 05/10/2023 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,4- Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından 09/11/2023 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,5- Birleşen davalarda davalılar ...

Bankası ile ... Bankası vekillerinin 09/11/2023 tarihli ara karara karşı yaptıkları istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 Tarih 2020/157 Esas sayılı kararının adı geçen bankaların ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ilişkin kısmının HMK 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Taraflarca yatırılan (... 269,85-TL, ... Bankası 539,70-TL, ... Bankası 539,70-TL) peşin istinaf karar harçlarının talep halinde kendilerine iadesine, Asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınması gereken 855,20-TL harçtan toplam yatırılan 809,55-TL harcın mahsubu ile kalan 45,65-TL harcın bu davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

19/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42057 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.