6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Sözleşmenin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9197 E. 2018/2543 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu infisah yemin teklifi mevduat hesabı yemin hisse senedi ikrar hisse devri zamanaşımı def'i dürüstlük kuralı mahsup def'i hak düşürücü süre ortaklık ilişkisi haksız fiil kâr payı taahhütname cy/cy kaydı zamanaşımı temsil teslim

Atıf yapılan mevzuat: SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ye sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği yemin karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az hisse senedi verildiği, ayrıca davacının duruşmadaki yeminli beyanında bir kısım hisse senetlerini davalı tarafa vererek, davalı taraftan 8.500,00 DM aldığını kabul ve ikrar ettiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve ikrar ettiği miktar ile davacının aldığını beyan ettiği miktarın mahsup edilmesi gerektiği, ... İnşaat Tarım ve San. İşt. Tic. A.Ş'nin unvan değişikliği sonrası ... Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz infisahına

karar verildiği gerekçesiyle, davacı tarafın şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, alacak davasının kabulüne, 30.677,47 Euro’nun dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalı ... Holding A.Ş. 'den tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu'na kendilerinin verdikleri 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir. Her ne kadar davalı şirketler hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ye sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından kayda alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta .... Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde ...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği,....'un imzalı ifadesinde, ... Şirketinin Almanya'daki temsilcisinin hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki ... Şirketine götürmesi amacıyla kendisine teslim ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan davalı ... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, böylelikle davalıların haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, davalı şirketlerce SPK'ye yazılan 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar ekindeki listeler dikkate alınarak tespit edilen alacağın tahsiline dair hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile davacının şirket ortağı olduğunun kabulü ile söz konusu listedeki miktarlardan hisse senetlerinin nominal bedeli düşülerek eksik tahsil hükmü kurulması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmayıp, açıklanan nedenlerle davalılar (birleşerek yeni unvanı ... Holding A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak davalılar vekili, davacıya tediye makbuzu karşılığı bir kısım ödemeler yapıldığını savunarak, davacının imzası bulunan 27.07.1997 ve 01.03.1998 tarihli tediye makbuzlarını sunmuştur. Davacı yeminli beyanında, davalı tarafça sunulan bu tediye makbuzlarındaki imzaları kabul ederek, bu belgelerdeki imzaların şirket hisse senetleri zaman içerisinde değiştirildiğinden bu değişikliğe ilişkin alındığını, bu belgelere dayalı para almadığını beyan etmiştir. Ayrıca davalı tarafça bu belgelere ilişkin davacıya yemin teklif edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça sunulan ve davacının imzasını inkar etmediği tediye makbuzu başlıklı yazılı belgeler karşısında, belgelerin içerikleri ve davacıya bu belgeler karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken icapsız yemin teklifi üzerine davacının

eda ettiği yemine dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6113 E. 2017/6372 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4821 E. 2017/3418 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/9197 E.  ,  2018/2543 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/04/2016 tarih ve 2014/331-2016/315 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 60.000,00 DM para verdiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı belge verildiğini, ancak müvekkili davacı tarafın verdiği paraları geri istemesine rağmen davalı tarafça müvekkilinin parasının iade edilmediğini, davalı tarafın Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'ye aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiğini, davalı şirketlerin yöneticilerinin yargılandıklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinin feshine, müvekkili davacı tarafın davalı tarafa verdiği 30.677,47 Euro 'nun dava tarihinden itibaren döviz faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ye sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği yemin karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az hisse senedi verildiği, ayrıca davacının duruşmadaki yeminli beyanında bir kısım hisse senetlerini davalı tarafa vererek, davalı taraftan 8.500,00 DM aldığını kabul ve ikrar ettiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve ikrar ettiği miktar ile davacının aldığını beyan ettiği miktarın mahsup edilmesi gerektiği, ...

İnşaat Tarım ve San. İşt. Tic. A.Ş'nin unvan değişikliği sonrası ... Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz infisahına

karar verildiği gerekçesiyle, davacı tarafın şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, alacak davasının kabulüne, 30.677,47 Euro’nun dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalı ... Holding A.Ş. 'den tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu'na kendilerinin verdikleri 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir. Her ne kadar davalı şirketler hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ye sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından kayda alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta ....

Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde ...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği,....'un imzalı ifadesinde, ... Şirketinin Almanya'daki temsilcisinin hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki ... Şirketine götürmesi amacıyla kendisine teslim ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan davalı ... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, böylelikle davalıların haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, davalı şirketlerce SPK'ye yazılan 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar ekindeki listeler dikkate alınarak tespit edilen alacağın tahsiline dair hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile davacının şirket ortağı olduğunun kabulü ile söz konusu listedeki miktarlardan hisse senetlerinin nominal bedeli düşülerek eksik tahsil hükmü kurulması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmayıp, açıklanan nedenlerle davalılar (birleşerek yeni unvanı ... Holding A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak davalılar vekili, davacıya tediye makbuzu karşılığı bir kısım ödemeler yapıldığını savunarak, davacının imzası bulunan 27.07.1997 ve 01.03.1998 tarihli tediye makbuzlarını sunmuştur. Davacı yeminli beyanında, davalı tarafça sunulan bu tediye makbuzlarındaki imzaları kabul ederek, bu belgelerdeki imzaların şirket hisse senetleri zaman içerisinde değiştirildiğinden bu değişikliğe ilişkin alındığını, bu belgelere dayalı para almadığını beyan etmiştir. Ayrıca davalı tarafça bu belgelere ilişkin davacıya yemin teklif edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça sunulan ve davacının imzasını inkar etmediği tediye makbuzu başlıklı yazılı belgeler karşısında, belgelerin içerikleri ve davacıya bu belgeler karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken icapsız yemin teklifi üzerine davacının

eda ettiği yemine dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketler vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirketler yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419503200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.