6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5378 E. 2018/2528 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:
Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 24/12/2015 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/5378 E.  ,  2018/2528 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07/03/2014 gün ve 2005/214 - 2014/132 sayılı kararı bozan Daire'nin 24/12/2015 gün ve 2014/17468 - 2015/13912 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından müvekkil bankanın 2002 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda bankanın ... Şubesi müşterilerinden dava dışı İnter Mühendislik... A.Ş. firmasına 1995 yılından itibaren kredi kullandırıldığı, 1998 yılı sonu verilerine göre düzenlenen istihbarat raporunda firmanın kredilendirilmesinin uygun olmayacağı yönünde görüş bildirilmesine rağmen kredinin yönetim kuruluna sunulmasına ilişkin 15/05/2000 tarihli teklifte bu olumsuzluğa yer verilmeyerek 17/05/2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirket lehine tespit edilen ve 2000 yılı sonunda 11,3 Trilyon (eski) TL'ye ulaşan krediye yeterli teminat oluşturulmadığı ve takibe intikal ettiği gözetilerek konunun soruşturulmasının önerildiğini, Banka Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 17.12.2004 tarihli rapora göre mevzuat aykırı şekilde kullandırılan krediden dolayı dönemin Genel Müdürü ..., kredilerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda kredi komitesi ve yönetim kurulu üyesi ..., kredi komitesi ve yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ...

ve ... hakkında Yönetim Kurulu'nun 23/12/2004 tarihli toplantısında yasal sürecin başlatılması kararı alındığını, haklarında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, kredi kullandırılan şirketle 1995 yılında kredi ilişkisinin başladığını, 1998 yılına kadar geçen süreçte kredi ilişkisinin artırılarak devam ettiğini, Nisan 1998 tarihinden itibaren şirketin mali durumunda ve kredi dönüşlerinde sıkıntılar yaşanmaya başladığını, buna rağmen kredi kullandırılmaya devam edildiğini, 01/04/1998 tarihinden itibaren şirket lehine aval verilen muhtelif poliçeler ve lehine açılan muhtelif akreditifler vadelerinde ödenmediğinden müvekkil bankaca verilen garantiler nedeniyle bankaca ödenerek nakdi krediye dönüştüğünü, zaman içinde bu nakdi kredilerin şirket tarafından ödendiğini, bu

aksamalara rağmen şirket mevcut limitleri içinde aynı nitelikte krediler açılmaya ve kullandırılmaya devam edildiğini, 1999 yılı istihbarat raporlarında şirketin kredi değerlerinin zayıf olduğu, kefil şirketin kredi değerliliğinin olmadığı, şirket ortağının mal varlığını elinden çıkardığı belirtilmesine rağmen ek raporda bu hususlara yer verilmeyip şirkete ilave kredi kullandırıldığını, borçlu şirketin ödeme yapmaması sebebi ile icra takiplerine geçildiğini, halen takiplerin devam ettiğini, tüm bu kredi işlemlerinde kredi tespit aşamasında gerekli ve yeterli risk tetkiki yapılmadan risk-teminat dengesi güçlendirilmeden, hakkındaki istihbarat raporu olumsuz ve temerrütte olmasına rağmen yeterli teminat alınmadan bankanın zararına yol açıldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 10.786.557.000.000,00.-(eski) TL'nin bankanın zararının doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak Bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı cari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın zamanaşımından ve esastan reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 24/12/2015 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419496000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.