6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hakkı | Haksız rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9626 E. 2018/2496 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil değerlendirmesi dosya masrafı ilan kusur dava sebebi haksız rekabet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 16.04.2012 tarihinde dava konusu marka için yaptığı başvurunun 17.05.2013 tarihinde tescil edildiği, davalının ise 2012 yılında açtığı fırında "..." ibarelerini işletme adı ve marka olarak kullanmaya başladığı, sunulan deliller değerlendirildiğinde davalının önceye dayalı hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının markasına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, kararın bir örneğinin Türkiye'de tirajı en yüksek 5 büyük gazete ile yerel gazetede ilanına dair hüküm tesis edilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 72. maddesinde dava sonucunda haklı çıkan tarafın, haklı bir sebebin veya menfaatının bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek hakkına sahip olduğu, ilanın şekli ve kapsamının kararda tesbit edileceği belirtilmiştir. Ancak tespit edilecek ilanın şekli ve kapsamınca uyuşmazlığın niteliği ve tesis olunan hükümle orantılı olması gerekir. Somut olayda verilen ilan kararı, olayın oluş şekli, kusur durumu, meydana gelen zarar, tarafların konumu da dikkate alındığında davalının eylemi karşısında nispetsiz bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak somut olayın niteliği ve davalı eylemiyle orantılı bir ilan kararı vermek gerekirken orantısız şekilde "hükmün Türkiye'de tirajı en yüksek 5 büyük gazete ile yerel gazetede ilanına" şeklinde ilan hükmü tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7038 E. 2017/5772 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/9626 E.  ,  2018/2496 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ....

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2016 tarih ve 2013/773-2016/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibaresini bulup marka olarak 2012/35981 sayı ile adına tescil edildiğini, bu ismin sohbet sırasında davalı ile paylaşıldığını, ardından davalının aynı ilçedeki kendi işyerinde müvekkiline ait markayı kullanmaya başladığını, davalının bu eyleminin tüketici açısından iltibasa yol açtığını, müvekkilinin müşteri sayısını azalttığını ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, mevcut durumun düzeltilmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının "...." markasını değil "..." ibaresini kullandığını, müvekkilinin 08.02.2012 tarihinden beri "...." ibaresi ile hizmet verdiğini, markanın müvekkilince maruf hale getirildiğini, ihdas ve istimal edildiğini, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 16.04.2012 tarihinde dava konusu marka için yaptığı başvurunun 17.05.2013 tarihinde tescil edildiği, davalının ise 2012 yılında açtığı fırında "..." ibarelerini işletme adı ve marka olarak kullanmaya başladığı, sunulan deliller değerlendirildiğinde davalının önceye dayalı hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının markasına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, kararın bir örneğinin Türkiye'de tirajı en yüksek 5 büyük gazete ile yerel gazetede ilanına dair hüküm tesis edilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 72. maddesinde dava sonucunda haklı çıkan tarafın, haklı bir sebebin veya menfaatının bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek hakkına sahip olduğu, ilanın şekli ve kapsamının kararda tesbit edileceği belirtilmiştir. Ancak tespit edilecek ilanın şekli ve kapsamınca uyuşmazlığın niteliği ve tesis olunan hükümle orantılı olması gerekir. Somut olayda verilen ilan kararı, olayın oluş şekli, kusur durumu, meydana gelen zarar, tarafların konumu da dikkate alındığında davalının eylemi karşısında nispetsiz bulunmuştur.

Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak somut olayın niteliği ve davalı eylemiyle orantılı bir ilan kararı vermek gerekirken orantısız şekilde "hükmün Türkiye'de tirajı en yüksek 5 büyük gazete ile yerel gazetede ilanına" şeklinde ilan hükmü tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419429800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.