6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İİK 72/3 menfi tespit davasında ihtiyati tedbire itirazın reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/965 E. 2024/915 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbire İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İİK 72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, alacaklının harici ödeme veya kısmi temlik aldığı tutarı icra dosyasına açıkça bildirmediği ve buna dayanarak haciz işlemleri uyguladığı hallerde, borçlunun ihtiyati tedbir talebindeki haklılığının HMK 390/3 uyarınca yaklaşık olarak ispatlandığı kabul edilir; bu durumda icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için verilen tedbir kararına yapılan itirazın reddi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir kararının yaklaşık ispat koşuluna uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, davacının iddialarını ispatlamaya elverişli delil sunamadığını, temlik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin haklı olduğunu, yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; ancak borçlu, teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. HMK 389 ve 390/3 uyarınca tedbir talep eden, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez, bu nedenle teminat alınır. İcra takibi hükümden düşmediği veya alacaklı harici ödemeleri/temlik aldığı tutarı icra dosyasına açıkça bildirmedikçe, borçlu aleyhine icra takip tutarı kadar takibin sürdürülmesi söz konusu olacaktır. Dosya kapsamında, temlik eden bankanın alacaklı olduğu icra dosyasında harici olarak 3.050.000-TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin ne temlik eden ne de temlik alan tarafından icra dosyasına bildirildiği, temlik sözleşmesinde alacakların toplu olarak ve sadece icra dosya numarası üzerinden yazıldığı, temlik alan alacaklının da temlik aldığı asıl alacak tutarını bildirmeden haciz uyguladığı anlaşılmıştır. Temlik alan tarafın alacağın bakiyesini temlik aldığı kabul edilmekle birlikte, temlikin sınırlı olduğunu icra dosyasına bildirmeden işlem yapması nedeniyle, davacının ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İİK 72/3 kapsamında açılan menfi tespit davalarında, alacaklının harici ödeme veya kısmi temlik tutarını icra dosyasına bildirmemesi durumunda borçlunun ihtiyati tedbir talebindeki yaklaşık ispat koşulunun nasıl değerlendirileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yaklaşık ispat ihtiyati tedbir menfi tespit davası temlik harici ödeme geçici hukuki koruma

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/965

KARAR NO 2024/915

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/03/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2022/558 Esas

TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/06/2024

İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ve 12/12/2023 tarihli dilekçe ile; Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili alacaklı ... T.A.Ş., 16.10.2017 tarihinde ... , ... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takibin kesinleştiği,08/11/2017 tarihinde iş bu takip dosyasının borcuna sayılmak üzere kredi borçlusu dava ve icra dışı ... A.Ş nin ekte sunulan dekont ile ...

3. 050.000-TL harici ödeme yaptığını ,başka harici ödemeler de yapıldığı ancak tarafından tarafımıza bilgi verilmediğinden bu ödemeleri dava dilekçesine ekleyemediklerini ,İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının banka tarafından davalıya temlik edildiğini, Alacaklı sıfatını kazanan davalının, kısmi harici ödemeleri dahil etmeden pek çok haciz işlemleri uyguladığını,alacaklı davalının, kötü niyetli olarak bu ödemeleri icra dosyasına bildirmeden 3.998.317,02-TL alacak için haciz uyguladığını, temlik alan davalının, basiretli bir tacir gibi davranarak dosyadaki harici kısmi ödemeleri dosyaya bildirmesi, tahsil harçlarını yatırması gerektiğini ,davalının harici müzakerelerde 3.050.000-TL kısmi harici ödeme yapıldığını kabul ettiğini, ancak halen icra dosyasına bildirmediğini , temlik alan davalıya hiç borçları bulunmadığının tesbitine, icra veznesine yatırılan paraların alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI

Mahkemece ;Dava 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit istemi olup, kısmi talepli olarak açılan davada icra dosya miktarı üzerinden harç ikmal edilerek dosyanın heyete tevdi edildiği, dosya kapsamına ibraz edilen deliller, celbedilen icra dosyaları, ...k yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davacının ihtiyati tedbir istemi bakımından haklılığın yaklaşık olarak ispatlandığı,ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi halinin söz konusu olabileceği gerekçesiyle ; İİKnın 72/3 maddesine göre İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas dosyasında icra kasasına giren paranın davalıya ödenmemesi için %20 oranda teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.

İTİRAZ

İtiraz eden davalı vekili; davaya konu icra dosyasından bir kısım tahsilat yapıldığını ancak icra dosyasına bildirilmediği iddiasıyla dava açıldığını, 3.050.000-TL tahsilatın ilgili müşteri aleyhine temlik eden tarafından tesis edilen ipoteğin fekkine ilişkin olduğunu, ödeme haricen olduğundan söz konusu ipoteğe ilişkin dosyaların (İstanbul ... İcra Dairesinin ..., ... Esas sayılı dosyaları) ipotek fekki ile kapatıldığını, müvekkili şirketin mükerrer tahsilat niyetinin bulunmadığını, hatta temlik eden Banka ile müvekkili şirket arasında imzalanan Beyoğlu .... Noterliğinin 05.04.2022 tarihli ... yev numaralı temlik sözleşmesinde mevcut "Temlik eden ... T.A.Ş ... .... T.A.Ş hak ve alacaklarını tüm faizleri ve sair fer'ileriyle birlikte ...

Gayrı kabili rücu ... A.Ş'ye devir ve temlik etmektedir." ifadesi gereği anılan sözleşmeyle ödemeler düşüldükten sonra temlik edilen anapara olan 337.623,46 TL ile bu anaparaya işlemiş ve işleyecek tüm faiz ve ferileri tahsil etmeye müvekkili şirket yetkili duruma gelmişse de; davacı borçlunun mevcut borcunu hesaplamak için yapılacak hesap müvekkili şirkete temlik edilen söz konusu anapara riski üzerinden dahi yapılsa kendilerince talep edilen bakiyenin bu miktarın kat be kat altında kaldığını, kendilerince icra dosyasına sunulan haciz taleplerinde herhangi bir rakam zikredilmediğini ,borçluların malvarlığı üzerine haciz şerhi işlenmesinin talep edildiğini, belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece; davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talebini içeren 12/12/2023 tarihli talep dilekçesi yerinde bulunarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup bu kapsamda talep olmaksızın karar verilmesi durumu söz konusu olmadığı gibi HMK'nın 390/3 fıkrası uyarınca; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu nazara alındığında tüm dosya kapsamından; yaklaşık ispat koşullarının mevcut olduğunu, bu sebeplerden dolayı itiraz eden davalının ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacının işbu davayı; konu icra dosyasından bir kısım tahsilat yapıldığı ve bu tahsilatların icra dosyasına bildirilmediği, hacizlerin icra dosyası kapak hesabı üzerinden işlendiği gerekçeleriyle mükerrer tahsilat yapıldığı iddiasıyla açtığını, ancak tüm dosya kapsamında yapılmış olan;

3. 050.000-TL tahsilatın ilgili müşteri aleyhine temlik eden Banka tarafından tesis edilen ipoteğin fekkine ilişkin olduğunu, ödeme haricen olduğundan söz konusu ipoteğe ilişkin dosyaların (İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyaları) ipotek fekki ile kapatılmasının sağlandığını, ancak harici anlaşmaya göre herhangi bir tahsil bildiriminde bulunularak harç yatırılmadığını, hatta temlik eden Banka ile müvekkili şirket arasında imzalanan Beyoğlu ... Noterliğinin 05.04.2022 tarihli ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesinde mevcut "Temlik eden ... T.A.Ş ... ... T.A.Ş hak ve alacaklarını tüm faizleri ve sair fer'ileriyle birlikte ... Gayrı kabili rücu ... A.Ş.'ye devir ve temlik etmektedir." ifadesi gereği anılan sözleşmeyle ödemeler düşüldükten sonra temlik edilen anapara olan 337.623,46-TL ile bu anaparaya işlemiş ve işleyecek tüm faiz ve ferileri tahsil etmeye müvekkili şirket yetkili duruma gelmişse de;

davacı borçlunun mevcut borcunu hesaplamak için yapılacak hesap müvekkili şirkete temlik edilen söz konusu anapara riski üzerinden dahi yapılsa talep edilen bakiyenin bu miktarın kat be kat altında kaldığını, taraflarınca icra dosyasına sunulan haciz taleplerinde herhangi bir rakam zikredilmediğini, yalnızca usul ve yasaya tamamen uygun olarak borçluların malvarlığı üzerine haciz şerhi işlenmesinin talep edildiğini, açıklamaları ve toplanmış olan delillerle görüldüğünü, davacı söz konusu iddialarını ispatlamaya elverişli herhangi bir delil sunamadığını, tüm bu nedenlerle somut olayda ihtiyati tedbirin şartı olan yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğinden bahsedilemeyeceğinden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davada talep icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir.İİK nın 72/3.maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak,... göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir."6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf ...

davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilir iken teminat alınmaktadır.İİK 72. Maddesine dayalı taleplerde ; ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İcra takibi hükümden düşmediği müddetçe veya alacaklı harici ödemeleri veya temlik aldığı tutarı açıkça icra dosyasına bildirmedikçe borçlu icra takip tutarı kadar aleyhinde icra takibinin sürdürülmesi sözkonusu olacaktır.İhtiyati tedbir kararına konu İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas dosyasında alacaklı temlik eden banka tarafından İstanbul 2 ATM'nin 12.10.2017 tarihli ihtiyati haciz kararı ile 3.627.039-TL için ihtiyati haciz kararı verildiği, banka tarafından başlatılan icra takibinde 3.579.222-TL alacak talep edildiği, temlik edenin hesabına banka tarafından verilen yazı cevabı sunulan dekont örneğine göre 3.050.000-TL ödemenin 8.11.2017 tarihinde yapıldığı, harici ödemelerin temlik eden veya alan tarafından icra dosyasına bildirilmediği, temlik sözleşmesinde toplu olarak asıl alacakların toplam miktarının yazılı olduğu, sadece ilgili icra dosya numarasının yazılı bulunduğu, temlik alan alacaklının da temlik aldığı asıl alacak tutarını bildirmeden haciz uygulamaları yaptığı, davacı tarafça ödemeler bildirilmediğinden eldeki menfi tesbit davasının açıldığı anlaşılmaktadır.

Esasen , davalı karşı yanın alacağın bakiyesinin temlik alındığı kabul edilmekle birlikte temlikin sınırlı olduğunu icra dosyasına bildirmeden işlem yaptığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacının ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinin mevcut olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davalı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 10/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41905 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.