6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terekeye idare memuru atanmışsa şirkette organ boşluğu bulunmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/385 E. 2024/958 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Ortaklar Kurulu Kararının Hükümsüzlüğünün Tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirketin tüm hissedarlarının vefat etmiş olması, terekelerine idare memuru atanmış ve bu idare memuru/memurları şirketi temsil ve yönetim kayyımı sıfatıyla temsile yetkili kılınıp ticaret siciline tescil ettirilmişse, şirkette şeklen organ boşluğu bulunmadığından ayrıca şirkete kayyım atanması talebi reddedilir. Ayrıca, bir kişinin sağlığında, sonraki tarihli bir ortaklar kurulu kararının sahteliğine dayalı olarak dava açmış ancak daha eski tarihli aynı nitelikteki bir başka ortaklar kurulu kararının sahteliğini vefatına kadar hiç dava konusu etmemişse, bu durum, o kişinin vefatı sonrası mirasçı/vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından açılan davada eski tarihli kararın hükümsüzlüğü iddiasının reddi için bir gerekçe oluşturabilir.

Ele alınan sorunlar

Şirkete kayyım atanması talebi → ret

İddia: Davalı şirkette temsil ve yönetim boşluğu bulunduğu, taraf teşkilinin dahi sağlanamadığı, bu nedenle şirkete kayyım atanması gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Şirketin %50'şer hissedarı olan iki ortağın vefat ettiği, her iki hissedarın terekesine idare memuru atandığı ve terekelerin idare memurları tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır. Bakırköy 8. SHM'nin ilgili tereke dosyasında tereke idare memuru olarak atanan kişinin, şirketin yönetim işlerini yapmak, resmi kurumlar nezdinde temsilini gerçekleştirmek, malvarlığının korunmasına yönelik tedbirleri almak, olağan ve acil işlemleri yürütmek, genel kurula katılmak ve şirket kararlarını imzalamak üzere "temsil ve yönetim kayyımı" sıfatıyla yetkili kılındığı, bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilerek tescil edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davalı şirkette bu aşamada şeklen yönetim ve organ boşluğu bulunmadığı anlaşıldığından, şirkete kayyım atanması talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

01.08.1996 tarihli ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti talebi → ret

İddia: Dava konusu 01.08.1996 tarihli ortaklar kurulu kararı üzerindeki imzanın müteveffaya ait olmadığı, kararın hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle hükümsüzlüğünün tespiti ve hisse oranlarının yeniden belirlenmesi gerektiği; mahkemenin tarih sıralamasına dayanarak dava açılmamış olmasını gerekçe göstermesinin hatalı olduğu, muris sağlığında dava açmamış olmasının davanın hiç açılamayacağı anlamına gelmediği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davacıyı vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atayan muris, sağlığında bizzat açtığı önceki davada, eldeki davanın konusunu oluşturan 01/08/1996 tarihli karardan daha sonraki tarihli bir ortaklar kurulu kararındaki imza sahteliğine dayalı hükümsüzlük iddiasında bulunmuş olmasına rağmen, daha eski tarihli olan 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararını dava konusu etmemiş, bu kararın sahteliğini ileri sürme imkânı bulunmasına karşın bunu yapmamıştır. Muris vefat edene kadarki süreçte 01/08/1996 tarihli karara yönelik herhangi bir hükümsüzlük iddiası dile getirilmediği gibi, hisse devrine dayanak olan noterlikçe tasdikli pay devri sözleşmesinin sıhhatine yönelik de bir iddia ileri sürülmemiştir. Bu durum dikkate alındığında 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararına yönelik hükümsüzlük iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terekeye temsil ve yönetim kayyımı/idare memuru atanmış ve bu husus ticaret siciline tescil edilmişse şirkette organ boşluğu bulunmadığı kabulü ile ayrıca kayyım atanması talebinin reddedilmesi gerektiği yönünden, ayrıca sağlığında sonraki tarihli bir kararın sahteliğine dayalı dava açmış olup daha eski tarihli kararı dava konusu etmemiş kişinin mirasçısının bu iddiayı sonradan ileri sürmesinin değerlendirilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım atanması organ boşluğu tereke idare memuru temsil ve yönetim kayyımı ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğü imza sahteliği hisse devri

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/385

KARAR NO 2024/958

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/11/2023

NUMARASI 2023/496 Esas - 2023/793 Karar

DAVA

Şirkete Kayyım Atanması, Ortaklar Kurulu Kararının İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ...Ltd Şti kayyımı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı; davalı şirketin iki hissedarından birisi olan ...'ün 07/12/2016 tarihinde, diğer hissedarı ... de 20/11/2018 tarihinde vefat ettiğini, kendisinin ...'ün vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak görev yaptığını, diğer hissedar ...'ün sağlığında sahte imzalı ortaklar kurulu kararı ile ... şirketteki hisselerini azaltarak kendi hisselerini artırdığını, benzer durumda İstanbul (Kapatılan) 49. ATM'nin 2011/162 E. 2012/263 K. sayılı dosyasında imzaların ...'e ait olmaması sebebiyle ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine karar verildiğini, dava konusu olayda da aynı durumun söz konusu olduğunu, bu nedenlerle dava konusu olan davalı şirketin 01.08.1996 tarihli, 11 sayılı, pay devirlerinin kabulü konulu kararının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, karar üstündeki imzanın müteveffa ...

tarafından atılmadığını belirterek bahsi geçen ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile müteveffa ... hissesinin %75, müteveffa ... hissesinin %25 olduğunun tespitine, tesciline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Müteveffa ... Terekesi Tasfiye Memuru ... vekili; davacının 27 yıl önce Bakırköy ... Noterliği huzurunda yapılan hisse devrinin tesciline ilişkin alınan ortakları kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etme gerekçelerinin soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, çünkü şirketin iki ortaklı olduğunu ve devir sözleşmesinin yapılması ile artık ortaklar kurulu kararının oy birliği ile alınmasına gerek bulunmadığını, şirketin en son ortaklık yapısının İstanbul 49. ATM'nin 2011/162 E. sayılı davası ile belirlendiğini ve kesin hüküm oluştuğunu, davacının bu davayı tek başına açamayacağını, şirkete kayyım atanmasının mahkemenin takdirinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ltd Ş.ti adına kayyım ...; ...Ltd. Şti’nde muris ... ve muris ... yarı yarıya hissedar olduğunu, Bakırköy 8. SHM'nin 30/12/2021 tarihli yazısı ile ... terekesini temsil etmek üzere kendisinin tereke idare memuru olarak atandığını, şirkette yönetim boşluğu bulunması nedeniyle şirketin malvarlığının korunması, yönetilmesi, gerekli tedbirlerin alınması, süreli ve acil işlerin yapılması, şirketin temsili için yönetim ve temsil kayyımı olarak atandığını, kayyım atanma talebinin reddi gerektiğini, diğer hususlarda tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu pay devrinin kabulüne ilişkin ortaklar kurulu kararının 01/08/1996 tarihli olduğu, davacısı ... olan İstanbul (Kapatılan) 49. ATM'nin 2011/162 E. 2012/263 K. sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş karar ile davalı ...Ltd.Şti'nin 20/10/2000 tarihli sermaye artırılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararındaki imzanın davacı ...'e ait olmadığının tespit edildiği ve söz konusu bu ortaklar kurulu hükümsüz olduğundan, aynı davada dava konusu edilen diğer ortaklar kurulu kararını da etkilediğinden 21/07/2010 tarih ve 2 sayılı, 22/10/2007 tarih ve 22 sayılı ortaklar kurulu kararlarının da hükümsüz olduğuna karar verildiği, İstanbul 49. ATM'nin 2011/162 E. sayılı davasının, eldeki davanın davacısını vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atayan muris hissedar ...

tarafından 13/10/2010 tarihinde açıldığı, sahte imzadan dolayı hükümsüzlüğüne karar verilen ortaklar kurulu kararının tarihinin 20/10/2000 olduğu, eldeki davada ise muris ... imzasının sahte olduğu iddia edilen ortaklar kurulu kararının tarihinin 01/08/1996 olduğu, muris ...'ün 20/11/2018 tarihinde vefat ettiği, muris davacının daha yeni tarihli olan hisse durumunda değişiklik yaratan 20/10/2000 tarihli ortaklar kurulu kararındaki imzaya itiraz etmesine ve bu hususta dava açmasına rağmen çok daha eski tarihli olan eldeki dava konusu 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararındaki imzaya yönelik geçen süre zarfında açtığı 13/10/2010 tarihli davaya konu etmeyerek itiraz etmemesi veya sahte evrak ürettiği ve usulsüzlük yaptığı iddia edilen diğer şirket hissedarı ve yetkilisi ...'ün muris ...

daha önce 07/12/2016 tarihinde vefat etmesine rağmen, eldeki davada ölene kadar akıl sağlığı yerinde olduğu iddia edilen ve bu hususta Adli Tıp Raporunun bulunduğu iddia edilen muris ...'ün vefat tarihi olan 20/11/2018'e kadar eldeki dava konusu olan 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararına karşı dava açmadığı, hükümsüzlüğü iddia edilen 01/08/1996 tarih ve 11 karar sayılı ortaklar kurulu kararı dayanağının Bakırköy ... Noterliği'nin 19/07/1996 tarih ... yevmiye numarası ile tasdiklenen pay devri sözleşmesi olduğu, bu haliyle pay devrine ilişkin noter huzurunda yapılmış olan hisse devri sözleşmesinin sahteliği ispatlanana kadar geçerli olduğu ve bu yüzden noterde tasdiklenen pay devri sözleşmesindeki davacı muris ...'ün imzasının sıhhatinin bu aşamada tartışılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde; davalı şirkette temsil ve yönetim boşluğu bulunduğunu, taraf teşkilinin dahi sağlanmadığını, şirkette yönetim boşluğu olduğu hususunun ...'ün tereke temsilcisi tarafından da dile getirilerek şirkete kayyım atanması talepli dava açıldığı halde mahkemece şirkette yönetim boşluğu olmadığı kabul edilerek hatalı karar verildiğini,iptali talep edilen ortaklar kurulu kararının dosya içerisine dahi alınmadığını, mahkemenin murisin sağlığında 20/10/2000 tarih ve 20 sayılı sayılı ortaklar kurulu kararının iptali için dava açmasına rağmen daha önceki tarihli kararın iptali için dava açmamasını gerekçe olarak gösterildiğini, oysa 20/10/2000 tarih ve 20 sayılı kararın imza sahteciliğine dayalı olarak alındığı halde dava konusu kararla ilgili imza incelemesi yaptırılmadığını, ortaklar kurulu kararının açılabilmesi için bir tarih sıralamasının mümkün olmadığını, mahkemece hiç bir araştırma yapılmadan ön yargılı bir şekilde karar verildiğini, mahkemece ortaklar kurulu kararında geçen Bakırköy ...

Noterliği'nin 19/07/1996 tarih ... sayılı pay devri sözleşmesinin dahi getirtilmediğini, böyle bir sözleşmenin gerçekten bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, kaldı ki ... çocukları ile muris ...'ün yaptıkları görüşmede torunların % 25 hisseyi vermeyi kabul ettiklerini, murisin tüm hisseyi istemesi sebebiyle anlaşma sağlanmadığını, murisin sağlığında bu dava açılacakken ölümü nedeniyle bu davanın açılamadığını, bu davanın muris tarafından açılmamış olmasının hiç bir zaman açılamayacağı anlamına gelmediğini, davada yönetim ve temsil kayyımı dahi olmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...Ltd Şti kayyımı; murisin sağlığında bir kısım delillere ulaşılamayabileceğini, bu nedenle gösterilen delillerin toplanmasından sonra karar verilmesi gerektiğini, noterler tarafından yapılan işlemlerin hileli olduğu kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğunu, imza sahteliğinin ileri sürülmesine bir engel bulunmadığını, bu hususta mevzuatta herhangi bir süre öngörülmediğini, hükümsüzlüğünün tespiti talep edilen ortaklar kurulu kararının dayanağı olan Bakırköy ....

Noterliği'nin 19/07/1996 tarih ... yevmiye numaralı pay devri sözleşmesinin dosyaya celbinin sağlanması gerektiğini, imza incelemesine esas belgelerin getirtilmesinden sonra imzanın sıhhati hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, ilk derece mahkemesince bu hususta hiç bir inceleme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ve hissenin tescili, şirkete kayyım tayini istemine ilişkindir.Davacı, müteveffa ... ile müteveffa ... arasındaki hisse devrinin onaylanmasına ilişkin 01.08.1996 tarihli 11 nolu kararın hükümsüzlüğünün tespiti ile müteveffa ... hissesinin %75 müteveffa ... hissesinin %25 olduğunun tespitine ve tesciline, organsız olan şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, müteveffa ... ile ilgili Bakırköy 8. SHM'nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasında müteveffanın ortağı olduğu davalı şirketim temsil ve yönetim işlerinin aynı zamanda müteveffaya ait terekenin idare memuru olan ... atandığı, şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı kabul edilerek yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiştir.

...Ltd. Şti'nin % 50'şer hissedarı olan, ... ve ... vefat ettikleri, her iki hissedarın terekesine idare memuru atandığı ve terekelerin idare memurları tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu ihtilaf davalı şirketin 01.08.1996 tarihli, 11 no'lu pay devirlerinin kabulüne ilişkin ortaklar kurulu kararının hükümsüz olup olmadığı ve şirkete kayyım atanması gerekip gerekmediği hususlarından kaynaklanmaktadır. Bakırköy 8. SHM'nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasında, ... terekesinin tespitine, terekenin resmen yönetilmesine, ... terekenin resmi yöneticisi olarak tayinine karar verilmiş olup, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan 30/12/2021, 02/06/2022 tarihli yazılar ile; ...’ün terekesini temsile yetkili tereke idare memuru olarak atanan Av.

...'nun davalı şirketin yönetim işlerini yapmak, şirketin gerek resmi kurumlar nezdinde temsilini gerçekleştirmek gerekse şirketin malvarlığının korunmasına yönelik tüm tedbirleri almak, olağan işlerini yürütmek, diğer acil ve süreli işlemlerini yapmak, tereke lehine olacak şekilde malvarlığının aktifini arttırıp pasifini azaltmak, malvarlığının ihyasını sağlamak, şirket bünyesinde bulunan ve atıl kalmış malvarlıklarını gerektiğinde kiralamak ve Şirket nedeniyle her iki terekenin zarara uğramaması bakımından, şirkette genel kurulun toplanarak şirketin organları belirlenene kadar geçici olarak şirketi tescile tabi şekilde borçlandırıcı mahiyette işlem yapmak üzere “temsil ve yönetim kayyımı” sıfatıyla temsil ve ilzam etmek, tereke idare memuru sıfatıyla temsil ve ilzam etmek, müteveffanın terekesini temsilen genel kurula katılmak ve şirket kararlarını imzalamak, terekenin menfaatleri doğrultusunda oy kullanmak, gerektiği takdirde kararlara şerh düşmek, şirket organlarında görev üstlenmek hususlarında yetkili kılındığı bildirilmiş, Ticaret sicil müdürlüğü tarafından tescil işlemi yapılmıştır.

Bu durumda davalı şirkette bu aşamada şeklen yönetim ve organ boşluğu bulunmadığı anlaşılmakla şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacısı ... olan İstanbul (Kapatılan) 49. ATM'nin 2011/162 E. 2012/263 K. sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş karar ile davalı ...Ltd.Şti'nin 20/10/2000 tarihli sermaye artırılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararındaki imzanın davacı ... ait olmadığının tespit edildiği ve söz konusu bu ortaklar kurulu kararının hükümsüz olduğundan ve bu durumun dava konusu diğer ortaklar kurulu kararlarını da etkilediğinden 21/07/2010 tarih ve 2 sayılı, 22/10/2007 tarih ve 22 sayılı ortaklar kurulu kararlarının da hükümsüz olduğuna karar verildiği, bahsi geçen kararın kesinleşmesi ile şirkette ...

ile ... ayrı ayrı % 50 oranında hisse sahibi oldukları anlaşılmakta olup, bu defa ...'ün vasiyetnameyi yerine görevlisi olarak atanan ... tarafından bu sıfatına binaen 01.08.1996 tarihli 11 nolu kararın hükümsüzlüğünün tespiti ile müteveffa ... hissesinin %75, müteveffa ... hissesinin %25 olduğunun tespitini ve tescilini talep etmektedir. Ancak muris ... tarafından sağlığında bizzat açılan İstanbul (Kapatılan) 49. ATM'nin 2011/162 E. 2012/263 K. sayılı dosyasında eldeki davanın konusunu oluşturan 01/08/1996 tarihli karardan daha sonraki tarihli ortaklar kurulu kararındaki imza sahteliğine dayalı hükümsüzlük iddiasında bulunulduğu halde eldeki davanın konusunu oluşturan 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulunun da sahteliğini ileri sürme imkanı varken 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararını dava konusu etmediği, muris ...

20/11/2018 tarihinde vefat ettiği ve vefat ettiği tarihe kadarki süreçte 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ilgili herhangi bir hükümsüzlük iddiası dile getirilmediği gibi hisse devrine dayanak olarak gösterilen Bakırköy ... Noterliği'nin 19/07/1996 tarih ... no'lu pay devri sözleşmesinin sıhhatine yönelik bir iddia ileri sürülmediği dikkate alındığında 01/08/1996 tarihli ortaklar kurulu kararına yönelik hükümsüzlük iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı ...Ltd Şti kayyımı ...'nun istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davalı ...Ltd Şti tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davalı ...Ltd Şti'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı ...Ltd Şti kayyımı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerilerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41741 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5006 E. 2025/4508 K. · Onandı

Noterde yapılan pay devri sahteliği ispatlanana kadar geçerlidir

Gerekçe özeti

Bir ortaklar kurulu kararının dayanağı noter huzurunda yapılmış pay devri sözleşmesi ise, bu sözleşme sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli olduğundan, sözleşmedeki imzanın sıhhati ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğü davasında tartışılamaz; ayrıca hak sahibinin daha yeni tarihli kararlara karşı dava açtığı hâlde çok daha eski tarihli karara karşı uzun süre dava açmamış olması da iddiayı desteklemez. Şirkete sulh hukuk mahkemesince temsil kayyımı atanmışsa organ ve yönetim boşluğu bulunmadığından ayrıca kayyım atanmasına yer yoktur.

Emsal değeri

Noterde yapılan pay devri sözleşmesinin sahteliği ispatlanana kadar geçerli sayılacağı ve bu sözleşmeye dayanan ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğü davasında imza sıhhatinin tartışılamayacağı; temsil kayyımı bulunan şirkette organ boşluğundan söz edilemeyeceği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: pay devri noter tasdiki sahtelik iddiası ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğü temsil kayyımı organ boşluğu tereke temsilcisi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/5006 E.  ,  2025/4508 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/385 Esas, 2024/958 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/496 E. 2023/793 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ve davalı ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnş. Ltd. Şti. Kayyımı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vasiyeti yerine getirme görevlisi ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin iki hissedarından birisi olan ...'ın 07.12.2016 tarihinde, diğer hissedarı ...'ün de 20.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, kendisinin ...'ün vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak görev yaptığını ve ayrıca mirasçısı olduğunu, diğer hissedar ...'ın sağlığında sahte imzalı ortaklar kurulu kararı ile ...'ün şirketteki hisselerini azaltarak kendi hisselerini artırdığını, İstanbul (Kapatılan) 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/162 E., 2012/263 K. sayılı dosyasında imzaların ...'e ait olmaması sebebiyle bazı ortaklar kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verildiğini, dava konusu olayda da imzaların ...'e ait olmadığını ileri sürerek davalı şirketin 01.08.1996 tarihli, 11 numaralı, pay devirlerinin kabulü konulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile müteveffa ...'ün hissesinin %75, müteveffa ...

hissesinin %25 olduğunun tespitine ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davalı şirkete usulüne uygun olarak atanmış bir kayyım bulunmadığını, ...'nun hukuka aykırı olarak şirket kayyımı olarak görev yaptığını, bu davanın devam edebilmesi için şirkete kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Müteveffa ... Terekesi Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde; davacının 27 yıl önce Bakırköy 2.Noterliği huzurunda yapılan hisse devrinin tesciline ilişkin alınan ortakları kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etme gerekçelerinin soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, çünkü şirketin iki ortaklı olduğunu ve devir sözleşmesinin yapılması ile artık ortaklar kurulu kararının oy birliği ile alınmasına gerek bulunmadığını, şirketin en son ortaklık yapısının İstanbul 49. ATM'nin 2011/162 E. sayılı davası ile belirlendiğini ve kesin hüküm oluştuğunu, davacının bu davayı tek başına açamayacağını, şirkete kayyım atanmasının mahkemenin takdirinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket kayyımı ... cevap dilekçesinde; Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesince ...'ün terekesini temsil etmek üzere kendisinin tereke idare memuru olarak atandığını, şirkette yönetim boşluğu bulunması nedeniyle şirketin malvarlığının korunması, yönetilmesi, gerekli tedbirlerin alınması, süreli ve acil işlerin yapılması, şirketin temsili için yönetim ve temsil kayyımı olarak atandığını, kayyım atanma talebinin reddi gerektiğini, diğer hususlarda tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu pay devrinin kabulüne ilişkin ortaklar kurulu kararının 01.08.1996 tarihli olduğu, davacısı ... olan İstanbul (Kapatılan) 49. ATM'nin 2011/162 E. 2012/263 K. sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş karar ile davalı şirketin 2000 tarihli sermaye artırılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararındaki imzanın davacı ...'e ait olmadığının tespit edildiği ve 21.07.2010 tarih ve 2 sayılı, 22.10.2007 tarih ve 22 sayılı ortaklar kurulu kararlarının hükümsüz olduğuna karar verildiği, muris ...'ün 20.11.2018 tarihinde vefat ettiği, muris davacının daha yeni tarihli olan hisse durumunda değişiklik yaratan ortaklar kurulu kararındaki imzaya itiraz etmesine ve bu hususta dava açmasına rağmen çok daha eski tarihli olan eldeki dava konusu ortaklar kurulu kararındaki imzaya yönelik geçen süre zarfında dava açmadığı, sahte evrak ürettiği ve usulsüzlük yaptığı iddia edilen diğer şirket hissedarı ve yetkilisi ...'ün muris ...'den daha önce vefat etmesine rağmen muris ...'ün vefatına kadar da dava konusu ortaklar kurulu kararına karşı dava açmadığı, hükümsüzlüğü iddia edilen ortaklar kurulu kararı dayanağının Bakırköy 2.

Noterliği'nin 19.07.1996 tarih 23622 yevmiye numarası ile tasdiklenen pay devri sözleşmesi olduğu, bu haliyle pay devrine ilişkin noter huzurunda yapılmış olan hisse devri sözleşmesinin sahteliği ispatlanana kadar geçerli olduğu ve bu yüzden noterde tasdiklenen pay devri sözleşmesindeki davacı muris ...'ün imzasının sıhhatinin bu aşamada tartışılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete kayyım atanması ve diğer tedbirlerin alınmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket kayyımı tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından davalı şirkete temsil kayyımı atandığı, bu kapsamda şirkette organ ve yönetim boşluğu olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket kayyımı tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ortaklar kurulu kararının iptali ve şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı şirket kayyımının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnş. Ltd. Şti.'ye ayrı ayrı yükletilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.