Yönetim kurulu kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulması talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/855 E. 2024/1019 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir talebinde, dava konusu kararların geçersizliğine ilişkin iddiaların ve önceki kararların davaya etkisinin yargılama sonucunda belirleneceği durumlarda, davanın bulunduğu aşamada yaklaşık ispat şartı sağlanmamış sayılır; tedbir verilmediği takdirde telafisi imkansız zarar doğacağına ilişkin somut emare bulunmadıkça ihtiyati tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kurulu kararları ve iç yönergenin uygulanmasının tedbiren durdurulması talebi → ret
İddia: Davacı vekili, dava konusu yönetim kurulu kararlarının ve iç yönergenin uygulanması halinde şirketin ve özellikle bir ortağın telafi edilemez zararlara uğrayacağını, bu kararların ortağın durumunu ağırlaştırıp eşit işlem ilkesine ve pay sahiplerinin devredilmez haklarına aykırı sonuçlar doğurabileceğini, iç yönerge ve buna dayanan yetkilendirmelerin ana sözleşmeye aykırı olduğunu, ilgili işlemlerin bazı hissedarların katılımı ve olumlu oyu olmaksızın yapılabilmesinin sağlandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp tedbirin verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 389. madde uyarınca ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesinin bulunması halinde verilebilir. Talep, davalı şirkette alınan yönetim kurulu kararlarının ve iç yönergenin uygulanmasının dava sonuna kadar durdurulmasına ilişkindir. Bu kararların geçersizliğine dair iddialar ve önceden alınan kararların eldeki davaya etkisinin belirlenmesi yargılama sonucunda ortaya çıkacağından, davanın bulunduğu aşamada yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı değerlendirilmiştir. Şirket ana sözleşmesi, hissedarlar sözleşmesi ve yönetim iç yönergesi kapsamında, tedbir kararı verilmediği takdirde telafisi imkansız zararlar doğacağına ilişkin somut emare bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket genel kurul/yönetim kurulu kararlarının iptali davalarında, kararların geçersizliğine ilişkin iddiaların yargılama sonucunda belirlenecek olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat şartının somut emareye dayanması gerektiğine ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ genel kurul kararının iptali↗ yönetim kurulu kararı↗ iç yönerge↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/855
KARAR NO 2024/1019
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/83 Esas
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 05/04/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, Yönetim Kurulu seçimi için yeniden bir Genel Kurul yapılması için Noter kanalı ile yaptıkları 15.03.2024 tarihli taleplerine hala yanıt verilmediğini, bu durumunun müvekkili açısından büyük bir tehlike arz ettiğini, şirket ve özellikle ... ortak ... Limited'in telafi edilemez zararlara uğrayacağından ve de bu tedbirin alınması gereken bu kararlar dayanak gösterilmek suretiyle ... ortağın durumunu daha da ağırlaştıran ve eşit işlem ilkesine aykırı olan ve pay sahiplerinin devredilmez nitelikteki haklarının daha da ihlal edebilecek kararların alınması mümkün olduğundan dava konusu yönetim kurulu kararlarının ve İç Yönergenin uygulanmasının “tedbiren” dava sonuna kadar durdurulmasına ve bu hususta İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 'ne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan şartlardan hiçbirisinin mevcut olmadığını, tedbir talebinin reddi gerektiğini, davacının doğması muhtemel zararlara karşılık olarak mahkemece uygun görülecek miktarda teminat yatırması gerektiğini, dava konusu iç yönergenin temsil ve ilzama ilişkin 13. Maddesinde esas sözleşmenin 8. Maddesine açıkça atıf yapıldığını, böylece iç yönergeyle dayalı işlemlerin esas sözleşmenin 8. Maddesine uygun şekilde yapılması sağlandığını, davacının toplantılara usule uygun davet edilmesine rağmen toplantılara katılmadığını ve toplantılarda alınan kararlara karşı kötüniyetli davalar açtığını, davacının kredi ilişkisi hakkında ileri sürdüğü bütün iddiaların mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin hem yönetim kurulunu hem de hissedarlarını her gün yazılı olarak bilgilendirdiğini, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın ve tedbir taleplerinin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, dosya içinde bulunan şirket ana sözleşmesi, hissedarlar sözleşmesi ve şirket yönetim kurulunca çıkartılıp ilan edilen yönetim iç yönergesinin incelenmesinde, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispat şartlarını oluşmadığı ve dosyada tedbir şartlarına ilişkin değişen bir durum bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde konu olan kararların uygulanması durumunda şirket ve özellikle ... ortak ... Limited telafi edilemez zararlar uğrayacağını, bu kararlar dayanak gösterilerek ... ortağın durumunu daha da ağırlaştıran ve eşit işlem ilkesine aykırı olan, pay sahiplerinin devredilmez nitelikteki haklarını daha da ihlal edebilecek kararın alınması mümkün olduğunu, söz konusu kararların alınmasının tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini, zira iptalini talep ettikleri yönetim kurulu kararlarına dayanan iç yönerge ve ilgili yetkilendirmelerin şirketin ana sözleşmesine aykırı olduğunu, yine bu iç yönerge ile yönetim kurulunda ... hissedarların katılımı ve olumlu oyu olmaksızın yapılması yasak olan işlemlerin, bazı ...
şirket çalışanlarınca yapılabilmesi sağlandığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak, dava konusu yönetim kurulu kararlarının ve iç yönergenin uygulanmasının tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Açılan bir davada, davanın esasına ilişkin karar verilmesi uzun bir zaman alabilir. Uzayan dava sürecinde, gecikme sebebiyle davacının zarar görmesi, hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da imkânsız hale gelmesi gibi mağduriyetlerin önüne geçmek maksadıyla kanun koyucu tarafından, davanın başında ya da davanın açılmasından önce davacı lehine hukuki himaye tesis eden birtakım tedbirlere hükmedilebileceği öngörülmüştür.
Eldeki dava da davacı 02/04/2024 tarihli dilekçesiyle, ihtiyati tedbir kararı talep etmiş bu talep yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Talep, davalı şirkette alınan yönetim kurulu kararlarının ve İç Yönergenin uygulanmasının tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, kararının geçersizliğine ilişkin iddialar, mahkemelerce daha evvel alınan kararların eldeki davaya etkisinin belirlenmesi, yargılama neticesinde belirleneceğinden davanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Şirket ana sözleşmesi, hissedarlar sözleşmesi ve yönetim kurulunca çıkartılıp ilan edilen yönetim iç yönergesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmediği takdirde, telafisi imkansız zararlar doğacağına ilişkin somut emare bulunduğuna kanaat getirilememiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK 362(1)-f maddesi uyarınca sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41645 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi