VİOP işlemlerinde teminat açığı davalıdan tahsil edilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/661 E. 2024/973 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Sermaye Piyasası İşlemleri (VİOP) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
sermaye piyasası
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Yatırım amaçlı sermaye piyasası sözleşmelerinde, sözleşmenin taraflarca yatırım/finansal hizmet almak amacıyla akdedilmiş olması durumunda müşteri tüketici sayılmaz ve TKHK hükümlerinden yararlanamaz. Aracı kurumun rolü müşterinin emirlerini ilgili piyasaya iletmekten ibaretse ve teminat açığı, müşterinin pozisyonlarının zararla sonuçlanması ve teminat tamamlama çağrısına uyulmaması nedeniyle aracı kurum tarafından karşı tarafa (piyasaya) ödenmişse, bu tutarın müşteriden tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itiraz iptal edilir; alacak müşterinin bilgisi dahilinde doğduğundan likit sayılır ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Davalının tüketici sıfatı taşıyıp taşımadığı → ret
İddia: Davalı, Sermaye Piyasası Kurulu'nun ilgili Tebliği kapsamında davacı tarafından 'Genel Müşteri' olarak sınıflandırıldığını, bu nedenle tüketici konumunda olduğunu ve tüketici hukuku hükümlerinden yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava 6502 sayılı TKHK'nın yürürlüğe girdiği 28/05/2014 tarihinden sonra açılmış olup, TKHK'nın 49. maddesi finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeleri de tüketici hukuku kapsamına almış olsa da, taraflar arasında imzalanan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi'nin menkul kıymet, uluslararası hisse senedi, uluslararası türev ürünler alım satımı işlemleri için davacıdan finansal hizmet satın alınmasına ilişkin olduğu, davalının bu sözleşmede müşteri olarak tanımlandığı; bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, dava konusu sözleşmenin yatırım amaçlı olduğu anlaşıldığından davalının tüketici konumunda kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır (Yargıtay HGK'nun 2017/11-2348 Esas-2019/82 Karar sayılı kararına atıf yapılmıştır).
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat açığından kaynaklanan alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı → ret
İddia: Davalı vekili, iddia edilen alacağın tahkikat gerektirdiğini, sorumluluk oranı üzerinden paylaştırma yapılması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davacı yatırım kuruluşunun rolü, davalının alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekten ibaret olup bu işlemlerden komisyon geliri elde etmekten öteye gitmemektedir; vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde taraflar, sözleşme bedelinin tamamını değil belirli bir kısmını teminat olarak yatırmakta, teminat eksildiğinde tamamlama yükümlülüğü doğmaktadır. Davalının 20.12.2021 tarihinde açtığı pozisyonda zarara uğradığı, kendisine teminat tamamlama çağrısı yapıldığı ancak sürdürme teminatının tamamlanmadığı, pozisyonun sözleşmedeki yetkiye dayanılarak sonlandırıldığı an itibariyle cari hesap bakiyesinin 77.102,42-TL eksi verdiği, bu teminat açığının davacı aracı kurum tarafından tamamlanarak ... AŞ'ye ödendiği anlaşılmıştır. İşlemlerin tamamı davalı tarafından yapılmış olup davacının konumu davalının verdiği emirleri piyasaya iletmekten ibaret olduğundan davacıya kusur atfedilemez; alacak davalının bilgisinde olduğundan likit sayılması gerekir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yatırım amaçlı sermaye piyasası çerçeve sözleşmelerinde müşterinin tüketici sayılamayacağı ve aracı kurumun emir iletme rolüyle sınırlı faaliyetinden kusur çıkarılamayacağı yönündeki değerlendirmeler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ VİOP (Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası)↗ teminat tamamlama çağrısı (margin call)↗ kaldıraçlı işlem↗ tüketici sıfatı↗ likit alacak↗ aracı kurum sorumluluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/661
KARAR NO 2024/973
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2023
NUMARASI 2022/676 Esas - 2023/783 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; şirketin ... nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) faaliyet gösteren yatırım kuruluşu olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 27.11.2020 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmede müvekkil aracı kurumun “Yatırım Kuruluş”, davalı ise “Müşteri” sıfatıyla yer aldığını, davalının, sözleşme uyarınca ... AŞ (...) nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında (VİOP) alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini ... nezdinde ki ilgili piyasaya ilettiğini ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemler olduğunu, davalının VİOP nezdinde aldığı alım ve satım pozisyonları ve varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamı kaybettiğini, eksi bakiye miktarının 77.086,67-TL olduğunu,ödenmemesi üzerine İstanbul ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmeyi akdederken aracı kurum olan davacının bir takım özen yükümlülüklerini yerine getireceğine olan inancı ile imzaladığını, davacının müvekkilin VİOP nezdinde aldığı alım satım pozisyonlarının ve bu pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeni ile teminatını kaybettiğini beyan ve iddia etmiş ise de söz konusu durum davacının hatalı işlemi ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile ortaya çıktığını, eldeki olayda müvekkilinin pozisyonu ne zaman aldığını, piyasadaki dalgalanmanın ne zaman oluştuğunu, davacı tarafından pozisyonu kapatma işleminin de hangi aşamada meydana geldiğini, eğer bir zarar mevcut ise de bu zararın oluşmasının kusurunun hangi tarafta olduğunun önem arz ettiğini ileri sürerek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının imzaladığı 27.11.2020 tarihli sözleşme ve ekleri hükümlerince, türev araçlar Risk Bildirim Formu ile muhtemel riskler konusunda davalının bilgilendirildiği,davacı kurumun marjin kapama (teminat tamamlama) için yatırımcılarına bildirdiği en son saatin 15:00 olduğu, davalının 20.12.2021 tarihinde açtığı pozisyonda terste kaldığı ve kendisine teminat tamamlama çağrısı yapıldığı davalı tarafından tamamlanmadığı,varlıkların satılarak pozisyonunun sonlandırıldığı an itibariyle davalının cari hesap bakiyesinin 77.102,42-TL ekside olduğu, 22.12.2021 tarihlerinde nakit teminatın ... hesap kod ile yatırıldığı, hesap kod numarasının davacının Türev Araçlar sözleşme numarası olduğundan yatırılan iş tutarın davalı/borçlu yatırımcısı adına davacı tarafından ...’a ödendiği, anlaşılmakla itirazın iptaline takibin devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; eldeki olayda müvekkilin pozisyonu ne zaman aldığını, piyasadaki dalgalanmanın ne zaman oluştuğunu, davacı tarafından pozisyonu kapatma işleminin de hangi aşamada meydana geldiğini, eğer bir zarar mevcut ise de bu zararın oluşmasının kusurunun hangi tarafta olduğunun önem arz ettiğini, Stop Order emri davacı tarafından verildiğini, müvekkilin pozisyonunun durdurulduğunu, "Sermaye Piyasası Kurulu’nun Iıı-39-1 Sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliği Kapsamında Genel Müşteri Bilgilendirme Formu" ile bizzat davacı taraf müvekkili "Genel Müşteri" kapsamına aldığını, tüketici konumunda olduğunu, (Tebliğ) 30. Maddesi uyarınca, Yatırım Kuruluşları tüm müşterilerini profesyonel ya da genel müşteri olarak sınıflandırmak, müşterilerine bu Tebliğ uyarınca yer aldıkları sınıf ve ilgili mevzuat hükümleri ile yer aldıkları sınıfı değiştirme hakları hakkında bilgi vermek bu sınıflandırmaya uygun olarak hizmet ve faaliyet sunmak ve müşteri sınıflarına uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunu, "...teminat tamamlama çağrısı yapıldığından borcun bilinebilir olduğu yani likit nitelik taşıdığı anlaşılmıştır..." şeklindeki gerekçe ile müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiğini, iddia edilen alacak tahkikat gerektirip sorumluluk oranı üzerinden paylaştırma yapılması gerekilen,likit olmadığından müvekkilin yaptığı itirazın yerinde olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak, davanın reddine ve müvekkil lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan sermaye piyasası işlemleri genel çerçeve sözleşmesi ve bağlı sözleşmeler çerçevesinde, davalının işlemleri sonucunda ... AŞ'ye davacı tarafından ödenen eksik teminat miktarının davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili; müvekkilinin tüketici konumunda olduğunu ileri sürmüş ise de, Davanın 6502 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 28/05/2014 tarihinden sonra açıldığı, her ne kadar 6502 sayılı TKHK’nın 49’uncu maddesi finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler yatırım hizmetlerini de tüketici hukuku kapsamı içine almış olsa da, taraflar arasında imzalanan Kaldıraçlı Alım Satım Alım İşlemleri Çerçeve Sözleşme’sinin menkul kıymet ,uluslararası hisse senedi ,menkul kıymetler,uluslarası türev ürünler alımı satımı işlemleri için davacıdan finansal hizmet satın alındığı ,davacının müşteri olarak tanımlandığı , bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, eldeki davaya konu sözleşmenin yatırım amaçlı olduğu anlaşılmasına göre davalının tüketici konumunda kabul edilemeyeceğinden (Yargıtay HGKnun 2017/11-2348 Esas- 2019/82 Karar sayılı kararı) bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan bilirkişi kök ve ek raporundan, davacı yatırım kuruluşunun davalının alım satım emirlerini ... nezdinde ki ilgili piyasaya ilettiği ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemler olduğu, vadeli işlem sözleşmesi, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getirdiği, Opsiyon sözleşmesinin ise, alıcıya ödeyeceği belli bir tutar (opsiyon primi) karşılığında belirli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), bugünden belirlenen bir fiyat (kullanım fiyatı) üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde taraflar ...’a sözleşme bedelinin tamamını değil, belirli bir kısmını teminat adı altında ödeyip, sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre teminat’larının değeri arttığında çekme hakkı veya teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü altında oldukları belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından ,Aracı kurumların yatırımcıların ...’un ilgili piyasasına teminatların yatırılmasına veya çekilmesine sadece aracılık ettiği, bu suretle davalının 20.12.2021 tarihinde açmış olduğu pozisyonda zarara uğradığı ve kendisine teminat tamamlama çağrısı yapıldığı davalı tarafından sürdürme teminatının tamamlanmadığı pozisyonların sözleşmedeki yetkisine dayanılarak davacı tarafından sonlandırıldığı an itibariyle davalının cari hesap bakiyesinin 77.102,42-TL eksi bakiye verdiği, teminat açığının davacı aracı kurum tarafından tamamlanarak ... AŞ'ye ödendiği anlaşılmakla, davacının davalının işlemleri nedeniyle ödediği teminat bedelini davalıdan talebinde haklı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, işlemlerin tamamının davalı tarafından yapıldığı, davacının konumunun davalının verdiği emirleri vadeli işlemler piyasasına iletmekten ibaret olup kusur atfedilemeyeceği , yaptığı işlemler neticesi teminatının-bakiyeye düştüğü, eksik teminat davalı tarafından tamamlanmadığından davacı tarafından ödendiği belirlenmekle, itirazın iptaline ve alacağın davalının bilgisinde olduğu bu sebeble likit sayılması gerektiği sonucuna varılmakla karara karşı istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.265,79-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 765-TL harcın mahsubu ile kalan 4.500,79-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41158 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi