6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay oranı belirsizken hisseye ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/837 E. 2024/997 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Hisse Devri Sözleşmesinin İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Şirket birleşmesi sonucunda devralan şirket bünyesinde tevzi edilecek hisse oranlarının henüz belirlenemediği ve davaya konu payın belirli/belirlenebilir olmadığı durumlarda, davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatı koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir koşullarının (yaklaşık ispat ve belirlenebilirlik) oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili; daha önceki bir davada alınan bilirkişi raporu ve kararda davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiğini, Yargıtay'ca bozulan kararın eksikliğinin sonradan ihtar çekilerek giderildiğini, tedbir kararı verilmemesi halinde davalının hisseleri üçüncü kişilere devrederek telafisi imkansız zarara yol açabileceğini, birleşme sözleşmesi ve TTSG ilanı uyarınca hisselerin devralan şirkete birebir geçtiğinin ve pay defterinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığını, davalının şirketin içini boşaltmaya yönelik hareketlerinin bulunduğunu ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunması halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu göz ardı edemez. Davaya konu 13.070.025.000 adet hisse, ...A.Ş.'nin birleşmeden önceki hissesidir; 18/09/2003 tarihli genel kurul kararı ile ...A.Ş.'nin ... A.Ş. ve ...A.Ş.'yi devraldığı, sermayenin artırılacağı ve bu suretle oluşacak hisselerin her üç şirketin devir tarihindeki son hisse oranlarına göre aralarında tevzi edileceğinin kararlaştırıldığı, bu sermaye artışından sonra 01/05/2004 tarihli genel kurul kararı ile yeniden sermaye artırımına gidildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu hisselerle ilgili devralınan şirketlerin oran ve pay değeri dava dilekçesinde açıklanamadığı gibi dosyada da henüz belirlenmemiştir. Ayrıca aynı hisse devriyle ilgili taraflar arasında görülmüş başka bir dava dosyasında verilen kararın eldeki dava yönünden kesinlik arz edip etmeyeceği hususu da davanın bulunduğu aşamada açıklığa kavuşmamıştır. Pay oranları belirlenebilir olmadığından yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiş olup, bu aşamada ihtiyati tedbir koşulları bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket birleşmesi sonrası devralınan hisselerin oranının belirlenemediği durumlarda ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle reddedileceğine ilişkin değerlendirme, benzer birleşme/hisse belirsizliği içeren tedbir taleplerinde bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat şirket birleşmesi hisse devri pay oranının belirlenebilirliği

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/837

KARAR NO 2024/997

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/01/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/31 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/06/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinafı üzerine rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili; müvekkilinin murisi ... ile davalı ... arasında ... A.Ş'nin hakim hissedarlığına ilişkin 26.06.2003 tarihli Sözleşme ve 24.06.2003 tarihli protokol akdedildiğini, davalı ... anılan Sözleşme ve Protokol uyarınca edim yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıya Üsküdar ... Noterliği 20.09.2021 tarih ve ... yev numaralı ihtarname, diğer davalı şirkete Beyoğlu .... Noterliği'nin 17.08.2023 tarih ve ... yev numaralı ihtarnamesi ile süre verildiğini, verilen süre içerisinde davalıların edimleri yerine getirmediğini belirterek davalı ile muris arasında akdedilen 26.06.2003 tarihli sözleşmenin,24.06.2003 tarihli protokolün iptali ile sözleşme ve protokol kapsamında davalıya devir edilen toplam 13.070.025.000 adet müflis şirket hissesinin davalı adına olan kaydın iptali ile müvekkil adına hükmen tescili, pay defterine kaydını, tescil talebinin mümkün olmaması halinde ise hisse bedelinin davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle açtığı davada davalı adına kayıtlı 13.070.025.000 adet şirket payının üçüncü kişilere devrini engellemek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

ARA KARARI

Mahkemece; davacı tarafından bildirilen ve dava dilekçesi ekinde bir örneği sunulan dava dosyaları, delillerin ve ihtarnamenin incelenmesinden davacının iddiaları bakımından yaklaşık ispat sağlanmadığı gibi, davaya konu hissenin Tasfiye Halinde .... A.Ş. uhdesinde 13.070.025.000 adet hisse olduğu, 23/09/2003 tarihinde tescil edilen ... A.Ş.'nin birleşmeye ilişkin 18/09/2003 tarihli Genel Kurul Toplantı tutanağının 3. maddesine göre devralınan (Tasfiye Halinde ..., A.Ş.) şirket hisselerinin ... A.Ş. hissedarları arasında devir tarihindeki son hisse oranlarına göre aralarında tevzi edeceklerinin kararlaştırıldığı, dava dilekçesinde harca esas değer yönünden açıklamalarda bulunulurken, şirket birleşmesi sonucu davaya konu hisselerin ...

A.Ş.'ye geçtikten sonraki oranlanmış ve pay değerlerinin belirlenmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtildiği, davacı tarafın dilekçesinde beyan ettiği üzere davada pay oranları belirlenebilir olmadığından üzerilerine tedbir konulmasının da mümkün olmadığı, ayrıca yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taraflar arasında daha önceden görülen İstanbul 38. ATM'nin 2011/156 esas sayılı dosyasında alınan 14/07/2011 tarihli bilirkişi raporunda ve 07/12/2011 tarihli kararda müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının bazı edimlerini hiç yerine getirmediği gibi bazılarını gecikmeli olarak yerine getirdiğinin belirtildiğini, Yargıtay tarafından kararın BK m.106 uyarınca süre verilmediğinden bozulduğunu, ancak sonradan davalıya ihtar çekilerek kararda belirtilen eksikliğin giderildiğini, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davalının hisseleri üçüncü kişilere devrederek müvekkilini telafisi imkansız zararlara uğratabileceğini, dava konusunun davalı ... adına ...

şirket pay defterinde kayıtlı şirket hisseleri olduğunu, davanın sürüncemede ve konusuz kalmaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, 30/09/2003 tarihli TTSG'de yayınlanan birleşme sözleşmesi uyarınca ... ile ... A.Ş.'nin birleşmesinde ... hisselerinin ... birebir geçtiğini, bu hususun ilanda da belirtildiğini, hisselerin pay defterinde kayıtlı olduğunu, davalının şirketin içini boşaltmaya yönelik hareketlerinin bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep; hisse devri sözleşmenin iptali ile hisselerin tescili, olmadığı takdirde hisselerin gerçek değerinin ödenmesine yönelik davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklinde olup; aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Davacı vekili, müvekkilinin babası ... ile davalı ... arasında ... A.Ş. (“Holding”) hakim hissedarlığına ilişkin 26.06.2003 tarihli Sözleşme ve davalı ... arasında akdedilen 24.06.2003 tarihli Protokolden kaynaklanan yükümlülüklerin davalı ...

tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek davalı ... devredilen toplam 13.070.025.000 adet müflis şirketteki davalı ... adına olan kaydın iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde hisse bedelinin ödenmesini talep etmektedir. 23/09/2003 tarihinde tescil edilen ... A.Ş.'nin birleşmeye ilişkin 18/09/2003 tarihli genel kurul toplantısı ile ... A.Ş.'nin ....A.Ş. ve ... A.Ş.'yi devraldığı, birleşme sözleşmesinin 3. maddesinde sermayenin 19.048.787.969.569-TL'ye artırılacağı, ...A.Ş. hissedarlarına birleşme nedeniyle 2.608.287.877.069-TL hisse verileceği, ...A.Ş. hissedarlarına 500.092.500-TL hisse verileceği, ...A.Ş. hissedarlarına 16.440.000.000.000-TL hisse verileceği ve bu hisselerin her üç şirketin devri tarihindeki şirketteki son hisse oranlarına göre aralarında tevzi edileceği kararlaştırılmıştır.

Bahsi geçen sermaye artışının gerçekleşmesinden sonra 01/05/2004 tarihli genel kurul kararı ile yeniden sermaye artırımına gidildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın konusunu oluşturan hisse .... A.Ş.'nin birleşmeden önceki 13.070.025.000 adet hissedir. Davaya konu hisseler ile ilgili ...A.Ş. ve ... A.Ş.'nin devralınmasından sonraki oran ve pay değeri dava dilekçesinde açıklanamadığı gibi eldeki dava dosyasında henüz belirlenmemiştir. Aynı hisse devri ile ilgili davacının murisi ile karşı taraf arasında görülen İstanbul 5. ATM'nin 2014/1130 E. 2015/434 K. Sayılı dava dosyasında verilen kararın gerekçesinin eldeki dava yönünden kesinlik arz edip etmeyeceği de değerlendirilmesi gereken bir durum olup, davanın bulunduğu aşama itibariyle bu hususun açıklığa kavuşmadığı, pay oranları belirlenebilir olmadığı, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla bu aşamada ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından ara karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41054 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.