6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirkette yönetim kayyımı istemi ve yaklaşık ispat şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1238 E. 2024/1213 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir (yönetim kayyımı atanması) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Anonim şirkette organ boşluğu bulunmadığı ve şirketin yönetim organından yoksun kalması söz konusu olmadığı sürece, mahkemece genel kurulun yetkisine giren yönetim kurulu üyeliğine veya temsil-ilzam yetkisine ilişkin bir müdahale niteliğinde olan yönetim kayyımı atanmasının veya yönetim yetkisinin kısıtlanmasının yasal dayanağı bulunmaz; ayrıca haklı sebebin varlığı bilirkişi incelemesiyle dahi belirlenememişse ve tarafların karşılıklı iddia-savunmaları tahkikatı gerektiriyorsa, ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiş sayılır.

Ele alınan sorunlar

Anonim şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, kötü yönetim hususunda yaklaşık ispatın sağlandığını, yaklaşık 40 dairenin satışının yapıldığı ancak kayıtlara geçirilmediğini, önemli miktarda satış bedelinin kayıtlarda bulunmadığını, satışların internet sitesi üzerinden devam ettiğini, bunun ortakların hileli işbirliğini gösterdiğini, bu durumun tek başına haklı sebep oluşturduğunu ileri sürerek ara kararın kaldırılıp tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: TTK 365 uyarınca anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Somut olayda şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin bir yasal düzenleme yoktur. Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve seçilmesi TTK 408(2)-b gereği genel kurula tanınmış bir yetkidir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerekir. Bu nedenle davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Haklı sebebin varlığı yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, şirket yöneticisi ve diğer ortağın işbirliği içinde davranarak davacı ortağı zararlandırıcı işlemlerde bulunduğunu ve haklı sebebin varlığı hususunda yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 13.03.2023 tarihli ara karardan sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda haklı sebebin belirlenemediği bildirilmiştir. Davalı şirket ise uyuşmazlığın davacının eylemlerinden doğduğunu savunmuştur. Davacı iddialarının değerlendirilmesinde davalının savunmasının da dikkate alınması gerekir; özellikle haklı sebebin varlığının tespiti noktasında tahkikat yapılması gerekmektedir. Davalı şirketin yönetim organından yoksun kalması söz konusu olmadığından şirkete yönetim kayyımı atanamaz; şirketin haklı sebeple fesih koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. Bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin koşulları bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, organ boşluğu bulunmayan anonim şirkette mahkemece yönetim kurulunun yetkilerinin kısıtlanamayacağı ve yönetim kayyımı atanamayacağı; bu tür müdahalelerin ancak çok kısıtlı ve zorunlu hallerde yapılabileceği ilkesi vurgulanmıştır. Bölgesel ikna edici emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat yönetim kayyımı anonim şirketin haklı sebeple feshi organ boşluğu temsil ve ilzam yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 365TTK 408(2)-bTTK 531 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1238

KARAR NO 2024/1213

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/07/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/170 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/09/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 16/07/2024 tarihli ara kararın talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

İhtiyati talep eden davacı vekili; davalı şirketin eşit paylı üç ortaklı olduğunu, ortaklardan ...'ın 14.11.2024 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı seçildiğini, müvekkilinin davalı şirketin ortakları tarafından şirketten uzaklaştırıldığını, davalı şirketin, ... ile borç ve yükümlülükleri paylaşmadığını, Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/476 Esasa kayıtlı dosyada, ... ile davalı konumunda olduğunu, ...'ın bahse konu projede yapı kayıt belgeleri ile ilgili sıkıntıdan müvekkilini sorumlu tuttuğunu, ...'nin , davalı şirkete karşı başlattığı icra takibinin kesinleştiğini ,şirketin yeni başlattığı yaklaşık 140 daireden olan projedeki bağımsız bölümlerin akıbetini müvekkilinin bilmediğini ,şirket varlığının elden çıkarılmasının olası olduğunu, şirkete kayyım atanması yerine, zaten üç ortaklı olan davalı şirkette diğer münferit yetkili ortakların münferit temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren kaldırılarak, yine tedbiren, müşterek temsil ve ilzam şartının kabul edilmesinin mümkün olduğunu, davalı şirketin tüm malvarlığı unsurları üzerine, dava süresince tedbir konulmasını ve ayrıca, yönetim kurulu başkanı ...ın temsil ve ilzam yetkisinin de tedbiren kaldırılarak, tedbiren, dava süresince, her üç ortak için de, ancak müşterek temsil ve ilzama yetkilendirilmelerine veya şirkete dava süresince kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi ile talep olunan şirketin malvarlığına ve şirkete yönetici kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir konulması talebinin 13.03.2023 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiş,bu ara karardan sonra 16.07.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itiraz dilekçesi ile ;yeni projeden yaklaşık 40 dairenin satıldığı ancak kayıtlara yansımadığı ileri sürülerek şirket yöneticisinin yönetim yetkisi kısıtlanarak,davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinde bulunulmuştur.

ARA KARARI

Mahkemece; genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu başkanın seçildiği ve yönetim kurulu başkanına münferiden şirketi temsile yetki verildiği, davalı şirkette organ boşluğu olmadığı, mahkemece genel kurul yerine geçerek davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasına hukuken imkan bulunmadığı, davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kişilerin temsil ve ilzam yetkilerinin kısıtlanması yönünden de yaklaşık ispat kuralının ve HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili;kötü yönetim hususunda yaklaşık ispatın sağlandığını, halihazırda 40'a yakın dairenin satışı yapıldığını, kayıtlara dahi geçirilmediğini, 240.000.000-TL civarı bir satış bedelinin kayıtlarda bulunmadığını,halihazırda ...com sitesinde dahi satışların devam ettiğini, bu dahi şirket ortaklarının el ve işbirliği ile hileli işlemler yaptıklarını, satış ofisinin kurulup satışların kayda geçirilmemesi dahi tek başına haklı sebep teşkil ettiğini, ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi ile tasfiye payının davacıya ödenmesine, aksi halde TTK 531 hükmü gereği payının ödenerek davacının haklı sebeple şirketten çıkmasına ilişkin davada, yönetim kurulunun yetkilerinin kısıtlanarak şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Anonim Şirketler TTK'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Somut olayda şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir.

Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerekir. Bu nedenle davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.Somut olayda,şirket yöneticisi ve diğer ortağın işbirliği içinde davranarak davacı ortağı zararlandırıcı işlemlerde bulunduğu,haklı sebebin varlığı hususunda yaklaşık ispatın sağlandığı ileri sürülmektedir.

13. 03.2023 tarihli ara karardan sona bilirkişi raporu alınmış haklı sebebin belirlenemediği yolunda bilirkişi kurulu raporu sunulmuştur.Davalı şirket ise uyuşmazlığın davacının eylemleri nedeniyle doğduğu, ...'nin davacının babası olduğu belirtilmiştir.Davacı iddialarının değerlendirildiği noktada davalının savunmasının da değerlendirilmesi gerekir. Özellikle haklı sebebin varlığının tesbiti noktasında tahkikat yapılması gerektiği ; davalı şirketin yönetim organından yoksun kalmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle şirkete yönetim kayyımı atanamayacağı ,şirketin haklı sebeple fesih koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği; ihtiyati tedbir talebinin koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.davacı vekilinin ara kararına yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40820 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.