Muhalefet şerhi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7681 E. 2018/1158 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhalefet şerhi↗ usuli kazanılmış hak↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ kazanılmış hak↗ anonim şirket↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı şirketin 29.08.2013 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri ile murakıbın ibra edilmesine ve 9. maddesi ile ana sözleşmenin 10. maddesinin değişikliğine oyçokluğu ile karar verildiği, bu kararlara karşı davacı tarafça muhalefet şerhi verildiği, genel kurulda alınan bu kararların ortakların sorumluluğunu artırıcı nitelikte olduğu, ayrıca ana sözleşmenin 10. maddesinin eski metni ile yeni metni karşılaştırıldığında sadece 6103 sayılı Yasa'nın 22. maddesinde belirtilen zorunlu bir değişiklik olmayıp tamamen yeni bir madde düzenlemesi olduğu, bu sebeple 29.08.2013 tarihli genel kurul gündeminin 5. ve 9. maddeleri ile alınan kararların yeterli
-/-
çoğunlukla yani oy birliği ile alınması gereken kararlardan olduğu, bununla birlikte karara davacının olumlu oyunun bulunmadığı, bu sebeple kararların yasal ve ana sözleşmede öngörülen çoğunlukla alınmış olduğunun ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 29.08.2013 tarihli genel kurul gündeminin 5. ve 9. maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptaline ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma öncesi mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.05.2015 tarihli ve 2015/1197 Esas ve 2015/7699 Karar sayılı ilamıyla sadece dava konusu 29.08.2013 tarihli genel kurul kararının 9. maddesi yönünden bozulmuş olup, genel kurul kararının 5. maddesi bozma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu itibarla, dava konusu genel kurul kararının 5. maddesinin iptali talebinin reddine dair mahkemece verilen karar kesinleşerek davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, mahkemece, anılan husus gözetilerek davacının genel kurul kararının 5. maddesine yönelik davası hakkında verilen kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1197 E. 2015/7699 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ibra · cy/cy şerhi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı şirketin 29.08.2013 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesi ile «yönetim kurulu» üyeleri ile murakıbın «ibra» edilmesine ve 9. maddesi ile ana sözleşmenin 10. maddesinin değişikliğine oyçokluğu ile karar verildiği, bu kararlara karşı davacı tarafça «muhalefet şerhi» verildiği, genel kurulda alınan bu kararların ortakların sorumluluğunu artırıcı nitelikte olduğu, ayrıca ana sözleşmenin 10. maddesinin eski metni ile yeni metni k …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptaline» ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı şirketin 29.08.2013 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesi ile «yönetim kurulu» üyeleri ile murakıbın «ibra» edilmesine ve 9. maddesi ile anasözleşmenin 10. maddesinin değişikliğine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Bu kararlara karşı davacı tarafça «muhalefet şerhi» verilmiş ve iş bu davada davacı vekilince genel kurulda alınan kararların ortakların sorumluluğunu artırıcı nitelikte olması nedeniyle yeterli «nisap» ile alınmadığı ileri sürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nisap · esas sözleşme · ticaret sicili · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davalı şirketin anasözleşmesinin tamamı ile «ticaret sicil» kayıtlarının dosya içine getirtilerek, tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirmek suretiyle anasözleşme değişikliğine ilişkin kararın yeterli «nisap» ile alınıp alınmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.11.2014 gün ve 2014-10839-17759 say …
Bu kararlara karşı davacı tarafça «muhalefet şerhi» verilmiş ve iş bu davada davacı vekilince genel kurulda alınan kararların ortakların sorumluluğunu artırıcı nitelikte olması nedeniyle yeterli «nisap» ile alınmadığı ileri sürülmüştür.
Kaldı ki, 6103 sayılı Yasa’nın 22. maddesinde «anonim şirketlerin» «esas sözleşmelerini» yürürlük tarihinden itibaren oniki ay içinde Türk Ticaret Kanunu'yla uyumlu hâle getirmeleri gerektiği, aksi halde, esas sözleşmedeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtmiş olup, davaya konu genel kurul 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesinden 12 aydan daha sonraki bir tarihte yapılmıştır.
Dolayısı ile genel kurulda alınan kararlar «esas sözleşmenin» 6102 sayılı TTK’ya uyarlanması değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7681 E. , 2018/1158 K.
"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/03/2016 tarih ve 2015/478-2016/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinde "ortakların mesuliyetini ve kişisel sorumluluklarını arttırıcı kararlar oybirliği ile alınmak zorundadır" düzenlemesi ile "şirket nev-i değiştirme, sermaye artırımı yapma, kâr dağıtımı yapma, yönetim kurulunu ibra ve azil etme, şirkete yeni ortak alma, şirket mevzuunu değiştirme, yetkili müdürlerin azli ve şirkete yeni müdür atanması ile ilgili kararlar ancak oy birliği ile alınır." hükmünün bulunduğunu, buna rağmen 29.08.2013 tarihli genel kurul toplantısının 9. maddesi ile ana sözleşmenin 10. maddesinin oy çokluğuyla değiştirildiğini, ayrıca 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ve murakıbın ibrasına karar verildiğini, müvekkili tarafından bu kararlara olumsuz oy kullanıldığı ve muhalefet şerhinin yazıldığını, genel kurulda alınan kararların müvekkilinin haklarını kısıtlar nitelikte olduğunu ileri sürerek anılan genel kurul toplantısının 5.
ve 9. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurulda ana sözleşmenin 10. maddesinin değiştirilmesinin 6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girmesi ile 6103 sayılı TTK'nin Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 22. maddesi hükmüne göre zorunlu olduğunu, dava konusu genel kurulunun dört numaralı gündem maddesinde bilançoların okunduğunu ve oy birliği ile kabul edildiğini, bu madde de davacının herhangi bir olumsuz oy kullanmadığını ve muhalefet şerhi de bulunmadığını, TTK'nin 424. maddesinin açık hükmüne göre bu onaylamanın yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerinin ve denetçilerinin ibrası sonucunu doğurduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı şirketin 29.08.2013 tarihli genel kurulunda gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri ile murakıbın ibra edilmesine ve 9. maddesi ile ana sözleşmenin 10. maddesinin değişikliğine oyçokluğu ile karar verildiği, bu kararlara karşı davacı tarafça muhalefet şerhi verildiği, genel kurulda alınan bu kararların ortakların sorumluluğunu artırıcı nitelikte olduğu, ayrıca ana sözleşmenin 10. maddesinin eski metni ile yeni metni karşılaştırıldığında sadece 6103 sayılı Yasa'nın 22. maddesinde belirtilen zorunlu bir değişiklik olmayıp tamamen yeni bir madde düzenlemesi olduğu, bu sebeple 29.08.2013 tarihli genel kurul gündeminin 5. ve 9.
maddeleri ile alınan kararların yeterli
-/-
çoğunlukla yani oy birliği ile alınması gereken kararlardan olduğu, bununla birlikte karara davacının olumlu oyunun bulunmadığı, bu sebeple kararların yasal ve ana sözleşmede öngörülen çoğunlukla alınmış olduğunun ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 29.08.2013 tarihli genel kurul gündeminin 5. ve 9. maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptaline ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma öncesi mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.05.2015 tarihli ve 2015/1197 Esas ve 2015/7699 Karar sayılı ilamıyla sadece dava konusu 29.08.2013 tarihli genel kurul kararının 9. maddesi yönünden bozulmuş olup, genel kurul kararının 5. maddesi bozma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu itibarla, dava konusu genel kurul kararının 5. maddesinin iptali talebinin reddine dair mahkemece verilen karar kesinleşerek davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, mahkemece, anılan husus gözetilerek davacının genel kurul kararının 5.
maddesine yönelik davası hakkında verilen kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407860500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz