Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7829 E. 2018/1017 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ taşıyan↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın tescilini istediği markanın davacının tescilli markaları ile iltibas tehlikesi yaratacağı ancak davalının dava konusu markada yer alan şekil unsurunu aynı/aynı tür emtia için 1996 yılında .... nolu markası ile tescil ettirdiği, ... nolu markanın kapsamının helva emtiası olduğu, dava konusu 2005/.... nolu markanın kapsamının "şekerlemeler, draje şeker, lokumlar, helvalar, tahinli helvalar, koz helva, susam helva, pişmaniyeler,donmuş .... (...), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler, kakaolu kremalar, kakaolu fındık kremaları, krokan,
-/-
krokanlı fındık kremaları, krokanlı madlen çikolatalar.... " ile ilgili olduğu ve benzer nitelikte olduğu, aynı tüketici kitlesine hitap ettiği gibi, özellikle içerikleri dikkate alındığında birbirine alternatif nitelikte ürünler olduğu, bu nedenle dava konusu markanın kapsamı bakımından davalının kazanılmış hakkı olduğu, kazanılmış hakkın da sadece helva emtiasına benzer olan "şekerlemeler, draje şeker, lokumlar, helvalar, tahinli helvalar, koz helva, susam helva, pişmaniyeler,donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler, kakaolu kremalar, kakaolu fındık kremaları, krokan, krokanlı fındık kremaları, krokanlı madlen çikolatalar.... " yönünden var olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun "dede" figürü olduğu, davalı tarafın marka başvurusunda dede figürünü aynen kullandığı, önceki markasında bazı unsurları değiştirip renk unsuru eklediği, bu değişikliklerin ve eklemelerin markanın esas unsurunu değiştirmediği, bunların sadece markayı seri marka yapma amacına hizmet ettiği, davalının önceki markasındaki özgün biçimi değiştirmeden dava konusu markasına da taşıyarak işletmesel köken anlamında dava konusu marka ile aralarında bağlantıyı oluşturarak seri marka yarattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. ..... sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nin 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda mahkemece davalı tarafın 2005/51346 sayılı “... ... + şekil” ibareli markasının kapsamındaki “şekerlemeler, draje şeker, lokumlar, helvalar, tahinli helvalar, koz helva, susam helva, pişmaniyeler,donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler, kakaolu kremalar, kakaolu fındık kremaları, krokan, krokanlı fındık kremaları, krokanlı madlen çikolatalar....” mallar yönünden davalıya ait 96/0359 sayılı “.... .. + şekil” ibareli marka sebebiyle müktesep hakkı bulunduğu kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında 29. sınıf tüm mallar yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle gerekçe ile hüküm birbiriyle çeliştiğinden verilen karar, yukarıda açıklanan yasa ve içtihat hükümlerine aykırı olup, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7829 E. 2018/1017 K.
Ortak:infaz · taşıyan · iltibas · Haksız Rekabetin Tespiti
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın tescilini istediği markanın davacının tescilli markaları ile «iltibas» tehlikesi yaratacağı ancak davalının dava konusu markada yer alan şekil unsurunu aynı/aynı tür emtia için 1996 yılında .... nolu markası ile tescil ettirdiği, ... …
… nu değiştirmediği, bunların sadece markayı seri marka yapma amacına hizmet ettiği, davalının önceki markasındaki özgün biçimi değiştirmeden dava konusu markasına da «taşıyarak» işletmesel köken anlamında dava konusu marka ile aralarında bağlantıyı oluşturarak seri marka yarattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın tescilini istediği markanın davacının tescilli markaları ile «iltibas» tehlikesi yaratacağı ancak davalının dava konusu markada yer alan şekil unsurunu aynı/aynı tür emtia için 1996 yılında 170770 nolu markası ile tescil ettirdiği, .. …
… nu değiştirmediği, bunların sadece markayı seri marka yapma amacına hizmet ettiği, davalının önceki markasındaki özgün biçimi değiştirmeden dava konusu markasına da «taşıyarak» işletmesel köken anlamında dava konusu marka ile aralarında bağlantıyı oluşturarak seri marka yarattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkini | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7449 E. 2012/7780 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… oplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, "Browni" ibareli davacı markaları ile davalı başvurusuna konu "ANI Kekim Brownie" ibareli markanın karşılaştırılmasında «ortalama tüketicinin» bakış açısına göre, markalar arasında bütüncüllük ilkesi bakımından, "kek" emtiası yönünden benzerlik bulunmadığı, zira davalı markasında "Brownie" ibaresinin "kah …
… r arasında görülmesi gerektiği, bu anlamda davacı markalarındaki "BROWNİ" ibaresi ile başvuru markasındaki "BROWNİE" ibaresinin, görsel, sesçil ve kavramsal açıdan, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde, markaların karıştırılmasına yol açacak ölçüde benzer oldukları, bu hususun KHK 8/1 (b) maddesi kapsamında nispî tescil engeli olarak görülmesi ge …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7080 E. 2022/1358 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın tescilini istediği markanın davacının tescilli markaları ile «iltibas» tehlikesi yaratacağı ancak davalının dava konusu markada yer alan şekil unsurunu aynı/aynı tür emtia için 1996 yılında .... nolu markası ile tescil ettirdiği, ... …
Benzer bu karardaBu durumda, «dava konusu» markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · derdestlik · yenileme · kâr dağıtımı · usulden reddi · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaDondurmalar, «yenilebilir» buzlar" bakımından 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.FSHHM'nin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın 30. sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
… leri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer «dağıtım» kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK m.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl «davanın konusu» olan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, karşı dava yönünden ise «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.
Bu durumda, «dava konusu» markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7829 E. , 2018/1017 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/02/2016 tarih ve 2014/91-2016/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin ",,,," markası ve ",,," figürü ile oluşturulmuş 81545, 2002/3455, 2003/23895, 2004/20459 ve 2004/9499 sayılı ve tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “.... .... + Şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ,,,,’ne başvuruda bulunduğunu, 2005/51346 kod numarasını alan başvurunun, Resmi ... Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından ,,,,,... Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ..... tarafından reddedildiğini, oysa özellikle ",,,," figürü sebebiyle başvurunun itiraza dayanak markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, kaldı ki davacı markalarının tanınmış marka olduklarını bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2007-M-5251 sayılı ....
kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri ayrı ayrı markaların benzer olmadıklarını savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın tescilini istediği markanın davacının tescilli markaları ile iltibas tehlikesi yaratacağı ancak davalının dava konusu markada yer alan şekil unsurunu aynı/aynı tür emtia için 1996 yılında .... nolu markası ile tescil ettirdiği, ... nolu markanın kapsamının helva emtiası olduğu, dava konusu 2005/.... nolu markanın kapsamının "şekerlemeler, draje şeker, lokumlar, helvalar, tahinli helvalar, koz helva, susam helva, pişmaniyeler,donmuş .... (...), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler, kakaolu kremalar, kakaolu fındık kremaları, krokan,
-/-
krokanlı fındık kremaları, krokanlı madlen çikolatalar.... " ile ilgili olduğu ve benzer nitelikte olduğu, aynı tüketici kitlesine hitap ettiği gibi, özellikle içerikleri dikkate alındığında birbirine alternatif nitelikte ürünler olduğu, bu nedenle dava konusu markanın kapsamı bakımından davalının kazanılmış hakkı olduğu, kazanılmış hakkın da sadece helva emtiasına benzer olan "şekerlemeler, draje şeker, lokumlar, helvalar, tahinli helvalar, koz helva, susam helva, pişmaniyeler,donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler, kakaolu kremalar, kakaolu fındık kremaları, krokan, krokanlı fındık kremaları, krokanlı madlen çikolatalar....
" yönünden var olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun "dede" figürü olduğu, davalı tarafın marka başvurusunda dede figürünü aynen kullandığı, önceki markasında bazı unsurları değiştirip renk unsuru eklediği, bu değişikliklerin ve eklemelerin markanın esas unsurunu değiştirmediği, bunların sadece markayı seri marka yapma amacına hizmet ettiği, davalının önceki markasındaki özgün biçimi değiştirmeden dava konusu markasına da taşıyarak işletmesel köken anlamında dava konusu marka ile aralarında bağlantıyı oluşturarak seri marka yarattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. ..... sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nin 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda mahkemece davalı tarafın 2005/51346 sayılı “... ... + şekil” ibareli markasının kapsamındaki “şekerlemeler, draje şeker, lokumlar, helvalar, tahinli helvalar, koz helva, susam helva, pişmaniyeler,donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler, kakaolu kremalar, kakaolu fındık kremaları, krokan, krokanlı fındık kremaları, krokanlı madlen çikolatalar....” mallar yönünden davalıya ait 96/0359 sayılı “.... .. + şekil” ibareli marka sebebiyle müktesep hakkı bulunduğu kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında 29. sınıf tüm mallar yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle gerekçe ile hüküm birbiriyle çeliştiğinden verilen karar, yukarıda açıklanan yasa ve içtihat hükümlerine aykırı olup, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407795700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz