Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13211 E. 2018/1062 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici kredisi↗ tefrik↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı yana kullandırılan kredilerin tüketici kredisi olduğu, bu krediler sebebiyle proje operasyon adı altında alınan masrafın davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafından imzalanan konut finansmanı kapsamında kredi sözleşmesi ile sözleşme öncesi bilgi formunda ücret, komisyon ve masraf ödeneceği belirtilmiş olmasına karşın, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 157.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 3 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında alınan toplam 2.008,04 TL, 450.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 2 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında toplam 4.725,00 TL, 70.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 295,00 TL ipotek tesis ücretinin 188,80 TL'lik kısmı için harcama belgesi sunulduğundan, aradaki fark olan 106,20 TL ile 300,00 TL ekspertiz masrafı, 600,00 TL operasyon masrafı adı altında toplam 1.006, 20 TL olmak üzere davacıdan haksız olarak tahsil edildiği anlaşılan toplam 7.819,24 TL’nin dava tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
1-Dava, davalı bankaca kullandırılan kredi kapsamında tahsil edilen bir kısım masraf kalemlerinin iadesi talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında taraflar arasında çeşitli tarihlerde kredi sözleşmeleri imzalandığı, bunlardan birinin sabit kar paylı kredi sözleşmelerine ilişkin konut finansmanı, diğerlerinin ise genel kredi sözleşmesi uyarınca imzalanan sözleşmeler bulunduğu anlaşılmış olup her bir kredi sözleşmesi uyarınca taleplerin ayrılabilir nitelikte olduğu görülmüştür. Bu durumda, mahkemece, TTK 4. maddesi uyarınca 16.03.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi ve buna bağlı olarak imzalanan sözleşmelere dayalı talepler yönünden ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, bu talepler yönünden dosyanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1379 E. 2018/7074 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı yana kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» olduğu, bu krediler sebebiyle proje operasyon adı altında alınan «masrafın» davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafından imzalanan konut finansmanı kapsamında «kredi sözleşmesi» ile sözleşme öncesi bilgi formunda ücret, «komisyon» ve masraf ödeneceği belirtilmiş olmasına karşın, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 157.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 3 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında alınan toplam 2.008,04 TL, 450.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 2 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında toplam 4.725,00 TL, 70.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 295,00 TL «ipotek» tesis ücretinin 188,80 TL'lik kısmı için harcama belgesi sunulduğundan, aradaki fark olan 106,20 TL ile 300,00 TL ekspertiz masrafı, 600,00 TL operasyon masrafı adı altında toplam 1.006, 20 TL olmak üzere davacıdan haksız olarak tahsil edildiği anlaşılan toplam 7.819,24 TL’nin dava tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, davalı bankaca kullandırılan kredi kapsamında tahsil edilen bir kısım «masraf» kalemlerinin iadesi talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında taraflar arasında çeşitli tarihlerde «kredi sözleşmeleri» imzalandığı, bunlardan birinin sabit kar paylı kredi sözleşmelerine ilişkin konut finansmanı, diğerlerinin ise «genel kredi sözleşmesi» uyarınca imzalanan sözleşmeler bulunduğu anlaşılmış olup her bir kredi sözleşmesi uyarınca taleplerin ayrılabilir nitelikte olduğu görülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Dava, kredi kullanımı nedeniyle proje operasyon «masrafı» ve kurumsal «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ödeme planı · ticari dava niteliği · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Dava, kredi kullanımı nedeniyle proje operasyon «masrafı» ve kurumsal «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının «ödeme planı» gereğince %2 oranında «komisyon» talep edebileceği, davalının tahsil ettiği miktarın makul olduğu belirtilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4452 E. 2016/283 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından ...'den ...'e taşınmak üzere davalıya «teslim» edilen kargonun, davalı şirketin operasyonel hatası sonucu ... yerine ...'ye taşındığı, bu durumun davacının yetersiz adres bildirmesinden ve kendisine yazılı olarak bildirilmesine rağmen gerekli işlemleri yapmamasından kaynaklandığı, «kusurun» tamamının davacı şirkette olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2014 tarihli kararı ile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1855 E. 2018/7426 K.
Ortak:dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı yana kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» olduğu, bu krediler sebebiyle proje operasyon adı altında alınan «masrafın» davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafından imzalanan konut finansmanı kapsamında «kredi sözleşmesi» ile sözleşme öncesi bilgi formunda ücret, «komisyon» ve masraf ödeneceği belirtilmiş olmasına karşın, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 157.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 3 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında alınan toplam 2.008,04 TL, 450.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 2 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında toplam 4.725,00 TL, 70.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 295,00 TL «ipotek» tesis ücretinin 188,80 TL'lik kısmı için harcama belgesi sunulduğundan, aradaki fark olan 106,20 TL ile 300,00 TL ekspertiz masrafı, 600,00 TL operasyon masrafı adı altında toplam 1.006, 20 TL olmak üzere davacıdan haksız olarak tahsil edildiği anlaşılan toplam 7.819,24 TL’nin dava tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, davalı bankaca kullandırılan kredi kapsamında tahsil edilen bir kısım «masraf» kalemlerinin iadesi talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… i ile davacıdan tahsil ettiği toplam 12.821,79 TL'ye ilişkin gerçek harcama bedeli olduğuna ilişkin bilgi ya da belge sunmadığı, yapılan bu tahsilatların "operasyon «masrafı», kredi masrafı ve proje masrafı" adları altında «fatura» düzenlenmiş, harcama kalemleri olmadığı görülmekle, ... hükümleri ile düzenlenen zorunlu giderler ya da kar amacı güden işletmelerin yapabileceği tahsilat kalemleri içerisinde sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 12.821,79 TL'nin 500,00TL'sinin dava tarihinden, 12.321,79 TL'sinin «ıslah» (01/03/2016) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · tebligat · fatura · iflas · ıslah · yasal faiz
Benzer bu kararda… i ile davacıdan tahsil ettiği toplam 12.821,79 TL'ye ilişkin gerçek harcama bedeli olduğuna ilişkin bilgi ya da belge sunmadığı, yapılan bu tahsilatların "operasyon «masrafı», kredi masrafı ve proje masrafı" adları altında «fatura» düzenlenmiş, harcama kalemleri olmadığı görülmekle, ... hükümleri ile düzenlenen zorunlu giderler ya da kar amacı güden işletmelerin yapabileceği tahsilat kalemleri içerisinde sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 12.821,79 TL'nin 500,00TL'sinin dava tarihinden, 12.321,79 TL'sinin «ıslah» (01/03/2016) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2017/41 Esas sayılı kararı ile davalı bankanın «iflasına» karar verildiği, bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, re'sen bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13211 E. , 2018/1062 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
3. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 02/02/2016 tarih ve 2014/259-2016/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde genel ve konut kredileri kullandığını, davalı bankaca hukuka aykırı olarak bir takım masraflar alındığını, taraflar arasındaki sözleşmenin matbu şekilde hazırlanmış olup müvekkilinin sözleşmenin içeriğine müdahale hakkının bulunmadığını ileri sürerek 8.008,04 TL’nin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme öncesi bilgi formunda davacıya kullanacağı kredilerin mali şartlarıyla ilgili bilgi verildiğini, davacının imzalamış olduğu kredi sözleşmelerine tahsil edilecek masraf kalemlerinin ayrıntılı olarak yazıldığını, davacının kredi sözleşmesini hiç imzalamama hakkı bulunmasına rağmen, bankadan krediyi kullandıktan sonra ödediği masrafları geri istemesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı yana kullandırılan kredilerin tüketici kredisi olduğu, bu krediler sebebiyle proje operasyon adı altında alınan masrafın davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafından imzalanan konut finansmanı kapsamında kredi sözleşmesi ile sözleşme öncesi bilgi formunda ücret, komisyon ve masraf ödeneceği belirtilmiş olmasına karşın, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 157.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 3 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında alınan toplam 2.008,04 TL, 450.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 2 ayrı kalemde proje operasyon masrafı adı altında toplam 4.725,00 TL, 70.000,00 TL tutarlı kredi ile ilgili olarak 295,00 TL ipotek tesis ücretinin 188,80 TL'lik kısmı için harcama belgesi sunulduğundan, aradaki fark olan 106,20 TL ile 300,00 TL ekspertiz masrafı, 600,00 TL operasyon masrafı adı altında toplam 1.006, 20 TL olmak üzere davacıdan haksız olarak tahsil edildiği anlaşılan toplam 7.819,24 TL’nin dava tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
1-Dava, davalı bankaca kullandırılan kredi kapsamında tahsil edilen bir kısım masraf kalemlerinin iadesi talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında taraflar arasında çeşitli tarihlerde kredi sözleşmeleri imzalandığı, bunlardan birinin sabit kar paylı kredi sözleşmelerine ilişkin konut finansmanı, diğerlerinin ise genel kredi sözleşmesi uyarınca imzalanan sözleşmeler bulunduğu anlaşılmış olup her bir kredi sözleşmesi uyarınca taleplerin ayrılabilir nitelikte olduğu görülmüştür. Bu durumda, mahkemece, TTK 4. maddesi uyarınca 16.03.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi ve buna bağlı olarak imzalanan sözleşmelere dayalı talepler yönünden ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, bu talepler yönünden dosyanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406938900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz