Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6238 E. 2018/788 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma hakkı↗ bağış↗ hazirun cetveli↗ genel kurul kararının iptali↗ ba formu↗ aktif husumet↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ havale↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gündemin 2. maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmadan müzakere edilmesi, 7. maddesinde yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi ve 11. maddesinde yönetim kurulunun yapacağı bağış ve yardımlara ilişkin alınan kararların yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olmadığından iptaline gerek olmadığı, gündemin 5 ve 10'uncu maddesinde alınan kararlar sırasında yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerin asaleten kullandıkları, ancak bu oylar çıkartıldığında kalan oy miktarı karar almaya yeterli olduğundan iptal edilemeyeceği, gündemin 6 ncı maddesinde karara bağlanan 2013 yılı net dönem kârının dağıtılmamasına ve olağanüstü yedeklere eklenmesine dair verilen kararın TTK’na , SPK tebliğine ve ortağın nispi müktesep haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 28/03/2014 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan gündemin 6. maddesinin iptaline, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 28.03.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkin olup, genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın bu sıfatı, iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekmektedir. Dosyanın temyiz incelemesi için Dairemiz’e gönderilmesinden sonra davalı vekili tarafından Dairemize sunulan 23.10.2017 havale tarihli dilekçe ile, davacının davalı şirketteki hisselerinin tamamını 04.01.2017 tarihinde ayrılma hakkını kullanarak devrettiği beyan edilmiş ve buna ilişkin ayrılma hakkı talep formu ve hazirun cetveli ibraz edilmiştir.Bu durumda, mahkemece, davacının davalı anonim şirketteki ortaklığının sona erdiği yönündeki iddianın değerlendirilerek aktif husumet yönünden durum açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
-/-
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10501 E. 2015/10577 K.
Ortak:hazirun cetveli · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDosyanın temyiz incelemesi için Dairemiz’e gönderilmesinden sonra davalı vekili tarafından Dairemize sunulan 23.10.2017 «havale» tarihli dilekçe ile, davacının davalı şirketteki hisselerinin tamamını 04.01.2017 tarihinde «ayrılma hakkını» kullanarak devrettiği beyan edilmiş ve buna ilişkin ayrılma hakkı talep «formu» ve «hazirun cetveli» «ibraz» edilmiştir.Bu durumda, mahkemece, davacının davalı «anonim şirketteki» ortaklığının sona erdiği yönündeki iddianın değerlendirilerek «aktif husumet» yönünden durum açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. -/- 2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin di …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak «temsil» olunan hisselerin gerçeği yansıttığı, «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler ve B..
U.. hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · karine · pasif husumet yokluğu · pay defteri · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak «temsil» olunan hisselerin gerçeği yansıttığı, «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler ve B..
U.. hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6238 E. , 2018/788 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada.... Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2015 tarih ve 2014/545-2015/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/02/2018 günü hazır bulunan davacı vekili .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 28/03/2014 tarihli 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2,5,6,7,10,ve 11 nci maddelerinin kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gündemin 2. maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmadan müzakere edilmesi, 7. maddesinde yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi ve 11. maddesinde yönetim kurulunun yapacağı bağış ve yardımlara ilişkin alınan kararların yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olmadığından iptaline gerek olmadığı, gündemin 5 ve 10'uncu maddesinde alınan kararlar sırasında yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerin asaleten kullandıkları, ancak bu oylar çıkartıldığında kalan oy miktarı karar almaya yeterli olduğundan iptal edilemeyeceği, gündemin 6 ncı maddesinde karara bağlanan 2013 yılı net dönem kârının dağıtılmamasına ve olağanüstü yedeklere eklenmesine dair verilen kararın TTK’na , SPK tebliğine ve ortağın nispi müktesep haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 28/03/2014 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan gündemin 6.
maddesinin iptaline, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 28.03.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkin olup, genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın bu sıfatı, iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekmektedir. Dosyanın temyiz incelemesi için Dairemiz’e gönderilmesinden sonra davalı vekili tarafından Dairemize sunulan 23.10.2017 havale tarihli dilekçe ile, davacının davalı şirketteki hisselerinin tamamını 04.01.2017 tarihinde ayrılma hakkını kullanarak devrettiği beyan edilmiş ve buna ilişkin ayrılma hakkı talep formu ve hazirun cetveli ibraz edilmiştir.Bu durumda, mahkemece, davacının davalı anonim şirketteki ortaklığının sona erdiği yönündeki iddianın değerlendirilerek aktif husumet yönünden durum açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
-/-
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406827000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz