Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6743 E. 2018/1054 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; haksız tecavüzden söz edebilmek için fiilen kullanımın faaliyetin yapıldığı bir sitenin ve sunumun olması gerektiği, böyle bir fiili kullanımın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecüvüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından "...." alan adının fiili kullanımı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nin 9/2-e bendi uyarınca meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanımı aynı KHK'nin 62. maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturur ve marka hakkı sahibi 3. kişinin bu eylemlerinin yasaklanmasını isteyebilir. Tecavüzün önlenmesi davası, muhtemel bir tecavüz tehlikesinin (ihtimalinin) varlığı halinde de açılabilir. Bu durumda ise fiili kullanım koşulu aranmaz. Uyuşmazlık konusu alan adı halen davalı adına kayıtlı olduğuna ve bu alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun da kanıtlanamamasına göre, tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve iltibas tehlikesi ve yol açması muhtemel bu durumun davacının marka hakkına tecavüz tehlikesi oluşturduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan, davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin taleplerine gelince, 6102 sayılı TTK'nin 55. vd. maddeleri uyarınca da, tecavüz tehlikesinin varlığı halinde de haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi mümkündür. Dava konusu alan adı halihazırda davalı adına
../..
kayıtlı olup, haksız rekabete ilişkin muhtemel tecavüz tehlikesinin varlığı da devam ettiğine göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davacının haksız rekabetin önlenmesi yönündeki talebinin reddi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4155 E. 2019/5829 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu alan adı halen davalı adına kayıtlı olduğuna ve bu alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun da kanıtlanamamasına göre, tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve «iltibas» tehlikesi ve yol açması muhtemel bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» tehlikesi oluşturduğunun kabulü gerekir.
Dava, marka hakkına tecüvüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK'nin 9/2-e bendi uyarınca meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanımı aynı KHK'nin 62. maddesine göre «marka hakkına tecavüz» oluşturur ve marka hakkı sahibi 3. kişinin bu eylemlerinin yasaklanmasını isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece 29.12.2015 tarihli davanın reddine ilişkin önceki hükmü, Dairemiz’in 14.02.2018 tarih 2016/6743-2018/1054 sayılı kararı ile, «uyuşmazlık konusu» “pttbank.com” alan adının halen davalı adına kayıtlı olduğu, alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, alan adının tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve «iltibas» tehlikesine yol açması muhtemel bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» tehlikesi oluşturduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca «haksız rekabete» ilişkin muhtemel tecavüz tehlikesinin varlığı devam ettiğinden davacının haksız rekabetin önlenmesi yönündeki talebinin reddinin de doğru olmadığı gerekçesiyle boz …
… ısı olmaması koşuluyla markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanımının aynı KHK'nin 62. maddesine göre «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı, marka hakkı sahibi 3. kişinin bu eylemlerinin yasaklanmasını isteyebileceği, «uyuşmazlık konusu» alan adının halen davalı adına kayıtlı olduğu ve bu alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun da kanıtlanamamasına göre, tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve «iltibas» tehlikesi ve yol açması muhtemel bu durumun davacının marka hakkına tecavüz tehlikesi oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece belirtilen bozma ilamına uyulmasına rağmen, davacının «marka hakkına tecavüzün» meni talebine yönelik olarak da olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece belirtilen bozma ilamına uyulmasına rağmen, davacının «marka hakkına tecavüzün» meni talebine yönelik olarak da olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı temyiz incelemesine gelince; davalı vekilinin 10.07.2018 tarihli dilekçesi mahkemece temyiz «defterine» kayıt edilmişse de, Dairemiz’in 14.02.2018 tarih 2016/6743- 2018/1054 sayılı bozma ilamının davalıya 30.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresi içinde …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6743 E. , 2018/1054 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada..... verilen 29/12/2015 tarih ve 2014/986-2015/2044 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin .... nezdinde tescilli “...” ibareli tescilli markası bulunduğunu, davalının ise meşru bir hakkı olmaksızın “pttbank.com” alan adı ile faaliyet gösterdiğini ve sitesini diğer bankaların sayfalarına yönlendirdiğini ileri sürerek haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile menini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; internet alan adını satın aldığını, davacının talebi üzerine de yönlendirmeleri kaldırdığını, haksız rekabet veya tecavüzün söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; haksız tecavüzden söz edebilmek için fiilen kullanımın faaliyetin yapıldığı bir sitenin ve sunumun olması gerektiği, böyle bir fiili kullanımın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecüvüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından "...." alan adının fiili kullanımı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nin 9/2-e bendi uyarınca meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanımı aynı KHK'nin 62. maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturur ve marka hakkı sahibi 3. kişinin bu eylemlerinin yasaklanmasını isteyebilir. Tecavüzün önlenmesi davası, muhtemel bir tecavüz tehlikesinin (ihtimalinin) varlığı halinde de açılabilir. Bu durumda ise fiili kullanım koşulu aranmaz. Uyuşmazlık konusu alan adı halen davalı adına kayıtlı olduğuna ve bu alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun da kanıtlanamamasına göre, tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve iltibas tehlikesi ve yol açması muhtemel bu durumun davacının marka hakkına tecavüz tehlikesi oluşturduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan, davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin taleplerine gelince, 6102 sayılı TTK'nin 55. vd. maddeleri uyarınca da, tecavüz tehlikesinin varlığı halinde de haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi mümkündür. Dava konusu alan adı halihazırda davalı adına
../..
kayıtlı olup, haksız rekabete ilişkin muhtemel tecavüz tehlikesinin varlığı da devam ettiğine göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davacının haksız rekabetin önlenmesi yönündeki talebinin reddi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406776300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz