6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpoteğin terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6260 E. 2018/329 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvafakat tbk 99 kefil terkin

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 596 · HMK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı ile ilk malik arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiği, ipoteğin terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1. Dava, ipoteğin terkini istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK’nin 596. maddesine göre “Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. ” Dava dışı şirketin kredi borcu dava dışı kefil ... tarafından borcu ödenmekle alacaklının haklarına haleftir. Bu durumda ipoteğin, borcu ödeyen ve ipoteğin terkini için muvafakati alınamayan kefil lehine devam etmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın kabulü ile ipoteğin terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/6260 E.  ,  2018/329 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2016 tarih ve 2015/388-2016/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili ...’nin dava dışı şirketin davalı bankadan çektiği kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirketin taşınmazına ipotek konulduğunu, dava dışı şirketin borcunu ödeyemediğini, nakit ihtiyacını karşılamak için taşınmazını üzerindeki ipoteklerle birlikte müvekkili ... Ltd. Şti'ne devrettiğini, kredi borcunun kefillerce ödendiğini, ipoteğin sebebinin kalmadığını, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, davalı bankanın ipoteğin terkininden kaçındığını ileri sürerek davalı banka lehine ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesince görülmesi gerektiğini, davacı ...’nin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava dışı şirketin borçlarını ödeyen kefillerin ödeme yaptıkları oranda alacaklının haklarına halef olacaklarını, ipoteğin terkin edilmesi halinde dava dışı şirketin borçlarını ödeyen kefillerin haklarına zarar vereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı ile ilk malik arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiği, ipoteğin terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1. Dava, ipoteğin terkini istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK’nin 596. maddesine göre “Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. ” Dava dışı şirketin kredi borcu dava dışı kefil ... tarafından borcu ödenmekle alacaklının haklarına haleftir. Bu durumda ipoteğin, borcu ödeyen ve ipoteğin terkini için muvafakati alınamayan kefil lehine devam etmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın kabulü ile ipoteğin terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/404168500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.