Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/700 E. 2015/5910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen yükümlülüğü↗ teamül↗ sahtecilik↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davaya konu işlemleri yapan ...'ın davacı şirkette temsil yetkisinin bulunmadığı ve böyle bir teamülün de oluşmadığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme
yükümlüğünden kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 50.500 TL asıl alacak, 14.650,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.150,32 TL'nin değişen oranlarda yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14009 E. 2014/15680 K.
Ortak:özen yükümlülüğü · teamül · sahtecilik · işlemiş faiz · asıl alacak · yetkisizlik kararı · temsil · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece davaya konu işlemleri yapan ...'ın davacı şirkette «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı ve böyle bir «teamülün» de oluşmadığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve «özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlüğünden kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 50.500 TL «asıl alacak», 14.650,32 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 65.150,32 TL'nin değişen oranlarda yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine dair verilen karar dava …
Benzer bu karardaK..'ın davacı şirkette «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı ve böyle bir «teamülün» de oluşmadığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve «özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlüğünden kurtarmayacağı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 50.500,00 TL «asıl alacak», 14.650,32 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 65.150,32 TL'nin değişen oranlarda yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
3-Kabul şekline göre de mahkemece, «asıl alacak» ile dava tarihine kadar «işlemiş faiz» toplanmak suretiyle bulunan miktara faiz yürütülmesine karar verilmek suretiyle işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesis edilerek, faize faiz yürütülmesi «yasağına» aykırı davranılması da yerinde olmayıp, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirket çalışanı tarafından oluşturulan sahte «faks talimatlarına» istinaden davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarından «üçüncü kişiye» yapılan para aktarımları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davaya konu «havale» işlemleri sahte faks talimatlarına dayalı olarak yapıldığından davacının zarara uğradığı anlaşılmış ise de söz konusu zararın, davacının kendi çalışanının suç oluşturan eylemleri sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle adam çalıştıran sıfatında olan davacının da çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle «özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığının kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece, açıklanan özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacının olaydaki müterafik kusurunun belirlenerek, buna gö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · üçüncü kişi · oy yasağı · havale · zamanaşımı · husumet
Benzer bu kararda2-Dava, davacı şirket çalışanı tarafından oluşturulan sahte «faks talimatlarına» istinaden davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarından «üçüncü kişiye» yapılan para aktarımları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davaya konu «havale» işlemleri sahte faks talimatlarına dayalı olarak yapıldığından davacının zarara uğradığı anlaşılmış ise de söz konusu zararın, davacının kendi çalışanının suç oluşturan eylemleri sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle adam çalıştıran sıfatında olan davacının da çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle «özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığının kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece, açıklanan özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacının olaydaki müterafik kusurunun belirlenerek, buna gö …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki akdi ilişki nedeniyle davalının, «zamanaşımı» ve «husumete» ilişkin savunmalarının yerinde görülmediği, davaya konu işlemleri yapan Z..
3-Kabul şekline göre de mahkemece, «asıl alacak» ile dava tarihine kadar «işlemiş faiz» toplanmak suretiyle bulunan miktara faiz yürütülmesine karar verilmek suretiyle işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesis edilerek, faize faiz yürütülmesi «yasağına» aykırı davranılması da yerinde olmayıp, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/700 E. , 2015/5910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 gün ve 2011/413-2013/133 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/10/2014 gün ve 2013/14009-2014/15680 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkili tarafından banka hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucu, şirketin davalı Banka nezdindeki hesaplarından şirket yetkililerinin imzaları taklit edilerek, müvekkil şirket ile ilgisi bulunmayan üçüncü kişilere muhtelif tarihlerde EFT ve/veya havale yolu ile toplam 50.500 TL'nin aktarıldığının saptandığını, yapılan işlemlerden müvekkil şirket yetkililerinin haberdar olmadığını, bütün işlemlerin sahte imza ve talimatlar ile yapıldığını, geçersiz talimatlar ile yapılan işlemlerin müvekkil açısından herhangi bir bağlayıcılığının olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin hesaplarından sahte imza ile çekilen 50.500 TL anapara ve işbu alacağın hesaptan çekilen her bir meblağ için temerrüt tarihine kadar reeskont, temerrüt tarihi olan 16.08.2011 tarihinden itibaren temerrüt faiz oranı üzerinden hesap edilen 15.240,49 TL faizi olmak üzere toplam 65.740,49 TL alacağın tahsil tarihine kadar hesap edilecek temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemlerin ilkinin 12.09.2007 tarihinde, son işlemin ise 27.08.2010 tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle davanın BK'nın 60. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının bilgisi dışında haksız işlemde bulunan şahsın davacı çalışanı ... olup, davanın öncelikle bu şahsa ve onunla birlikte sahte işlemleri yapan ...'ya karşı açılması gerektiğini, yapılan sahtecilik işlemlerinde ve bu işlemler sonucu paraların aktarılmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin bankalar ile olan ilişkilerini muhasebecileri olan ... aracılığı ile yürüttüğünü, bu şahsın davacı ... temsilinin teamül haline geldiğini savunarak, davanın reddini ve ... ile ...'ya ihbarını istemiştir.
Mahkemece davaya konu işlemleri yapan ...'ın davacı şirkette temsil yetkisinin bulunmadığı ve böyle bir teamülün de oluşmadığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme
yükümlüğünden kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 50.500 TL asıl alacak, 14.650,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.150,32 TL'nin değişen oranlarda yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/404101900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz