6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muvazaalı hisse devrinin iptali davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1232 E. 2024/1187 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Hisse Devrinin İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: sınır-aday → 8/9/40 (muvazaa) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir şirket ortağının hissesini üçüncü kişiye muvazaalı olarak devrettiği ileri sürülerek bu devrin iptali ve hissenin gerçek hak sahibi adına tescili talep edildiğinde, dava TTK'da düzenlenen hisse devri ve tescil istemine ilişkin olduğundan mutlak ticari dava niteliğindedir; davacının muvazaa iddiasını hangi hukuki sebebe (TBK 19, TMK 225 vd. mal rejimi tasfiyesi vb.) dayandırdığı veya hisselerin mal rejimi tasfiyesiyle ilişkili olması, görevli mahkemenin tespitinde dikkate alınmaz. Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilir.

Ele alınan sorunlar

Hisse devrinin iptali ve tescili istemine ilişkin davada görevli mahkemenin tespiti → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın konusu şirket hisselerinin iptali ve tesciline ilişkin olduğundan ve karar dava dışı limited şirketi ilgilendirip Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescile yönelik olduğundan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili ise TMK'nın 225. maddesine göre açılan davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, Yargıtay 17. HD kararına atıfla davaya asliye hukuk mahkemesinin bakması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir davanın ticari dava sayılması için mutlak ticari davalar arasında yer alması veya her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmış olup bu davalarda tarafların tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması şartı aranmaz; TTK 4/1'de veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. TTK'nın 4(1) maddesinde her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5(1) maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça dava değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, davalı eşin dava dışı şirketteki hisselerini muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek devrin iptalini ve hissenin kendi adına tescilini talep etmiştir. Davacı TBK'nın 19. maddesi gereğince muvazaa hukuki sebebine dayanmış ise de, görevin belirlenmesinde dayanılan hukuki sebebin etkisi bulunmamaktadır; şirket hisselerinin iptali ve tesciline ilişkin dava TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari davadır ve davaya bakmaya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Şirket hisselerinin mal rejimi tasfiyesine tabi olması veya hisse devri iptaline ilişkin gösterilen maddi vakıa veya dayanılan hukuki sebep, mahkemenin görevini belirlemede dikkate alınmaz. Davalı vekilinin bildirdiği Yargıtay 17. HD ilamı, genel mahkemelerde görülmesi gereken muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davasına ilişkin olup somut olaya emsal değildir. Mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olup re'sen incelenir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket hisse devrinin muvazaa nedeniyle iptali ve tescili istemine ilişkin davalarda, davanın dayandırıldığı hukuki sebep (muvazaa, mal rejimi tasfiyesi vb.) ne olursa olsun görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Şirket hisse devrinin muvazaa nedeniyle iptali ve tescili istemine ilişkin davalarda, dayanılan hukuki sebep veya hisselerin mal rejimi tasfiyesiyle ilişkili olması dikkate alınmaksızın, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; çünkü şirket hisselerinin iptali ve tesciline ilişkin dava TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari davadır.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava görev muvazaa hisse devrinin iptali mal rejiminin tasfiyesi kamu düzeni

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1TTK 5(1) · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 19 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 225 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114HMK 115HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1232

KARAR NO 2024/1187

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/05/2024

NUMARASI 2023/831Esas - 2024/361 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)

Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı ile davalı ...'in 09/07/2019'da evlendiklerini,davalının evi terk ettiğini, bir süre sonra müvekkilinin davalıya ulaşamadığını ve eve bir daha dönmediğini, Bakırköy 14. Aile Mahkemesi'nde 2023/90 esas sayılı dosyası ile boşanma davası, ardından da Bakırköy 9. Aile Mahkemesi'nin 2023/117 esas sayılı dosyası ile mal rejiminin tasfiyesi davası açıldığını, davaların halen derdest olduğunu, diğer Davalı ...'ın davalı ...'ın çocukluk arkadaşı olduğunu, davalı ...'ın komisyonculuk işleri yaptığını, bisiklet imalatı ile ilgisi bulunmadığını, hisse devrinin formalite olduğunu, davalı ...'ın şirketi halen aktif olarak yönettiğini, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin evlilik birliği içinde davalı ...

ve yeğeni ... tarafından 1.000.000-TL sermaye ve %50'şer hisse ile kurulduğunu, davalı ...'in evlilik birliği içinde satın alınan ve ortak mal rejimine tabi aile konutunu 04/08/2021 tarihinde dava konusu şirkete ayni sermaye koymak sureti ile devir ettiğini, davalı ...'in mal rejiminin tasfiyesi davasında müvekkilinin katılma, değer artış payı ve katkı payı alacaklarını ortadan kaldırmak amacı ile hisselerini 09.12.2022 tarihinde diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devir ettiğini belirterek, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicilinde kayıtlı bulunan ve ... Mersis Numaralı ... San Tic Ltd. Şti.'nde davalı ... adına mevcut 25 payın iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; eşlerin birbirinden mal rejimi kapsamında yalnızca alacak hakkı talep edebileceğini, ayni bir hak talep edemeyeceklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen bir mal, kimin adına tescilli ise onun adına tescilli kalmaya devam edeceğini, diğer eşin yalnızca edinilmiş mal ile ilgili "alacak" talebinde bulunabileceğini, davacının muvazaalı devir iddiası ile hisse devri iptali talep edebilecek hukuki bir sıfatının söz konusu olmadığını, edinilmiş mallara katılma rejiminde ayni hak talebinin söz konusu olamayacağını, ortak kullanılan ev olarak bahsi geçen mülkün müvekkili tarafından evlilik birliğinden önce tarihte alındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava, hisse devrinin önlenmesi ve pay devri koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti talebine ilişkin olduğu, somut olayda, davalı eşin mal rejiminin tasfiyesi davasında davacıya ait katılma, değer artış payı ve katkı payı alacaklarını ortadan kaldırmak amacıyla hisselerini 09.12.2022 tarihinde diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devir ve temlik ettiği ileri sürülerek pay devrinin iptali talep edildiği, uyuşmazlığın, TMK'nın 225. vd maddelerince mal rejiminin tasfiyesi hükümleri kasamında kalmakta olup çözüm görevi aile mahkemelerine ait olduğunu, HMK'nın 114. maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak gösterildiği, HMK 115. Maddesinde de dava şartlarının mevcut olmaması halinde davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkemeye başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Aile Mahkemesi'ne gönderilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili; davanın konusunu davalı ... tarafından, davacı müvekkilinin katılma alacağının tahsili imkanını ortadan kaldırmak amacı ile en yakın arkadaşı ...'a muvazaalı olarak devir edilen şirket hisselerinin iptali ve davalı ... adına tesciline karar verilmesi istemini oluşturduğunu, dava sonucunda verilecek hükmün dava dışı Limited Şirketi ilgilendirmesi ve verilecek kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescile yönelik olması nedeni ile davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, karara muhalif kalan üye tarafından yazılan muhalefet şerhinde ise Yargıtay 17. HD.'nin bir kararına atıfta bulunulmak sureti ile açılan davanın asliye hukuk mahkemesi'nde görülmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili;TMKnın 225. maddeye göre açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davalarının sonucunu bekleyecek iş bu dava ve bu dava ile aynı hukuksal nedenli davaları açmakta bu dosyalardan aldığı tedbir kararları ile müvekkili ve müvekkilin iş yaptığı kişileri zor durumda bıraktığını, Yargıtay 17. HD nin 2016/10051 E. - 2019/4302 K. Sayılı Kararında; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava TBK'nın 19. maddesi gereği muvazaaya dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğu bu hali ile genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden ticaret mahkemesi sıfatı ile bakılması hatalı ise de yargı çevresinde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığını kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ...

Aile Mahkemesinin 2012/248 Esas ve 2014/884 Karar sayılı edinilen mallara ortaklık nedeniyle alacak davasında hisselerin değerine karşılık gelen alacağa hükmedilmemiş olmasına göre,..temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına" karar verildiğini belirterek davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak dava dosyasının görevli bulunan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmıştır. Bu davaların taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir.TTK'nın 4(1).madde de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu;

5(1) maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu (3.) bentte ise asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasında ki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve göreve ilişkin kuralların uygulanacağı düzenlenmiştir. Elde ki davada; davacı davalı eş hakkında açılan boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davası nedeniyle davalı ...'in, davadışı şirketteki hisselerini muvazaalı olarak arkadaşı olan diğer davalıya devir edildiği, devrin muvazaa nedeniyle iptali ile davalı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından TBK'nın 19. maddesi gereğince muvazaa hukuki sebebine dayanılarak dava açılmış ise de;

görevin belirlenmesinde dayanılan hukuki sebebin etkisi olmayacağı, şirket hisselerinin iptali ve tesciline ilişkin dava TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari davadır. Davaya bakmaya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Açıklanan nedenlerle; davanın limited şirket hisse devrinin iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu, şirket hisselerinin mal rejimi tasfiyesine tabi olması veya hisse devri iptaline ilişkin gösterilen maddi vakıa veya dayanılan hukuki sebebin mahkemenin görevini belirlemede dikkate alınmayacağından davacı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde bildirilen Yargıtay 17. HD'nin ilamının genel mahkemelerde görülmesi gereken muvaza nedeniyle tasarrufun iptali davasına ilişkin olduğu, somut olaya emsal olmadığı gözetilerek davalı vekilinin asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde değil ise de, mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olup re'sen inceleneceğinden her iki yanın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2024 Tarih 2023/831 Esas - 2024/361 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafça yatırılan (Davacı 427,60-TL, Davalı 427,60-TL) peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40401 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.