Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5789 E. 2018/80 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ mükerrerlik↗ ticaret unvanı↗ hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlük davası açmak için herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı, karşı davalı tarafın ticaret unvanında 2003 yılından bu yana kök unsur olarak “Osmanoğulları” ibaresini kullandığı, somut olayda karşı davacının üstün hak sahibi olduğu, fakat aynı ilde ticaret sicilinde kayıtlı olmalarına rağmen birbirinden haberdar olmaları gerektiği göz önüne alındığında dava tarihine kadar bu ibarenin kullanımının ihtilaf konusu olmadığı, bu nedenle sessiz kalma suretiyle karşı davacının hak kaybına uğradığı, davalının markayı tescil ve ticaret unvanını kullanmakta kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığı, gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl dava ve birleşen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2013/292 esas sayılı dosya yönünden kararın kesinleşmiş olduğu, bu nedenle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava 556 sayılı KHK'nin 8/1-b, 42/1-b bendi uyarınca açılan iltibas iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemiz yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hükümsüzlük davaları tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Mahkemece davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı kabul edilmekle birlikte davalının uyuşmazlık konusu markayı tescilsiz olarak kullandığı süre itibariyle davacının bu kullanıma sessiz kalmak suretiyle dava hakkını yitirdiğinden bahisle reddedilmiştir. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere somut uyuşmazlık 556 sayılı KHK'nin 42/1-b bendi kapsamında iltibas yarattığı iddia olunan ve sonraki bir tarihte mükerrer olarak tescil edildiği ileri sürülen markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Bu durumda, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, bahsi geçen yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davanın tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı halde, işbu davada uygulama yeri bulunmayan tescilsiz kullanım süresin de göz önüne alınarak sessiz kalındığından bahisle MK 2. maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin mahkeme gerekçesi isabetli bulunmamaktadır.
Ancak; hükümsüzlüğü talep edilen 2005-54777 sayılı “OSMANOĞULLARI” ibareli karşı dava konusu markanın yargılama devam ederken 18. sınıf mallar bakımından KHK'nin 14. maddesine dayalı açılan ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/292 E 2013/439 K sayılı birleşen davada kullanmama nedeniyle hükümsüzlük kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda işbu davanın konusu kalıp kalmadığı hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş karşı davanın karşı davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1996 E. 2022/7296 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu kararda2- Davalı vekilin mahkemenin 13.02.2019 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde «zamanaşımı def»’inin açıkça ileri sürelmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece 01.03.2019 tarihli ek karar ile kararın miktar itibariyle «kesin» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5789 E. , 2018/80 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/47-2015/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli "OSMANOĞULLARI" markasının ve ticaret unvanının davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, kullanılmasının durdurulmasına, 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davanın reddini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin adına tescilli markasını kullandığını, "OSMANOĞULLARI" ibaresi üzerinde üstün hak sahibi olduğunu, davacının deri sektöründe faaliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini; karşı davada ise davacının "OSMANOĞULLARI + şekil" markasının 18. sınıfa giren emtialar yönünden üstün ve öncelikli hak sahipliği, kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne, davacı karşı davalının, ticaret unvanındaki "OSMANOĞULLARI" ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlük davası açmak için herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı, karşı davalı tarafın ticaret unvanında 2003 yılından bu yana kök unsur olarak “Osmanoğulları” ibaresini kullandığı, somut olayda karşı davacının üstün hak sahibi olduğu, fakat aynı ilde ticaret sicilinde kayıtlı olmalarına rağmen birbirinden haberdar olmaları gerektiği göz önüne alındığında dava tarihine kadar bu ibarenin kullanımının ihtilaf konusu olmadığı, bu nedenle sessiz kalma suretiyle karşı davacının hak kaybına uğradığı, davalının markayı tescil ve ticaret unvanını kullanmakta kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığı, gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl dava ve birleşen ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2013/292 esas sayılı dosya yönünden kararın kesinleşmiş olduğu, bu nedenle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava 556 sayılı KHK'nin 8/1-b, 42/1-b bendi uyarınca açılan iltibas iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemiz yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hükümsüzlük davaları tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Mahkemece davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı kabul edilmekle birlikte davalının uyuşmazlık konusu markayı tescilsiz olarak kullandığı süre itibariyle davacının bu kullanıma sessiz kalmak suretiyle dava hakkını yitirdiğinden bahisle reddedilmiştir. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere somut uyuşmazlık 556 sayılı KHK'nin 42/1-b bendi kapsamında iltibas yarattığı iddia olunan ve sonraki bir tarihte mükerrer olarak tescil edildiği ileri sürülen markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Bu durumda, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, bahsi geçen yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davanın tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı halde, işbu davada uygulama yeri bulunmayan tescilsiz kullanım süresin de göz önüne alınarak sessiz kalındığından bahisle MK 2. maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin mahkeme gerekçesi isabetli bulunmamaktadır.
Ancak; hükümsüzlüğü talep edilen 2005-54777 sayılı “OSMANOĞULLARI” ibareli karşı dava konusu markanın yargılama devam ederken 18. sınıf mallar bakımından KHK'nin 14. maddesine dayalı açılan ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/292 E 2013/439 K sayılı birleşen davada kullanmama nedeniyle hükümsüzlük kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda işbu davanın konusu kalıp kalmadığı hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş karşı davanın karşı davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403387100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz