Temlik edilen alacak miktarının aşımında icra takibine borçlu olunmadığının tespiti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/933 E. 2025/1073 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İcra Takibi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir alacağın temlik sözleşmesiyle devredilmesi halinde, temlik alan alacaklı temlik sözleşmesinde/ekindeki listede yazılı olan tutardan daha fazlası üzerinde tasarruf hakkına sahip değildir; icra takip dosyasındaki toplam alacak tutarı, temlikname ile sınırlı devredilen anapara miktarını aşamaz. Temlikten önce asıl borçlu tarafından yapılan ve icra dosyasına bildirilmeyen harici ödemeler, temlik edenin tüm alacak ve ferilerinden mahsup edilmiş sayılır; temlik edilen anapara üzerinden işleyecek feriler ise ancak temlik tarihinden sonrası için hesaplanabilir. Bu ilkeler doğrultusunda borçlunun sorumluluğu, temlik edilen miktar ve temlik tarihinden sonra işleyen feriler ile sınırlıdır; bunu aşan takip tutarı için menfi tespite hükmedilmesi yerindedir.
Ele alınan sorunlar
Temlik alınan alacak miktarının belirlenmesi (temliknamedeki tutar mı, icra dosyasındaki tutar mı esas alınacak) → ret
İddia: Davalı vekili; temlik sözleşmesinin alacağı sınırlandırdığından bahsedilebilmesinin ancak işlemin tecdit olarak nitelendirilmesine bağlı olduğunu, temlik alınan alacak belirlenirken temlik sözleşmesinde yer alan tutarın değil icra dosyasının tümüyle dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibi hükümden düşmediği veya alacaklı harici ödemeleri/temlik aldığı tutarı açıkça icra dosyasına bildirmedikçe borçlu, takip tutarı kadar aleyhine sürdürülen icra takibiyle karşı karşıya kalır. Banka kayıtları elektronik ortamda getirtilmiş, banka kayıtlarının yerinde incelenmediğine ilişkin istinaf nedeni bu nedenle yerinde görülmemiştir. Temlik sözleşmesi ekindeki listede ilgili icra dosyası için 06.03.2022 tarihi itibarıyla 337.623,46-TL anapara tutarının yazılı olduğu, bilirkişi raporunda temlik edenin kredi hesap ekstresi ile harici tahsilatların mahsubu sonucunda kalan alacağın 338.071,18-TL olarak hesaplandığı, bu miktar ile temlik sözleşmesindeki 337.623,46-TL arasında 447,72-TL'lik küçük bir fark bulunduğu, banka kayıtları ve temlik sözleşmesine göre bankanın kalan alacağı daha fazla olsa bile temlik sözleşmesinde yazılı 337.623,46-TL anapara alacağının temlik edildiğinin kabulü gerektiği belirlenmiştir. Temliknamede yazılı tutardan daha fazla alacak üzerinde temlik alanın tasarruf hakkı bulunmadığı izaha muhtaç olmadığından, icra dosyasındaki toplam tutarın esas alınması gerektiği yönündeki istinaf nedeni kabul edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temlikten önce yapılan harici ödemelerin ve temlikten sonra işleyecek ferilerin hesaba etkisi → ret
İddia: Davalı vekili; bilirkişi raporunda yapılan hesapların hatalı olduğunu, icra dosyasındaki güncel kapak hesabı ile bilirkişi tarafından tespit edilen alacak miktarı arasındaki farkın anlaşılamadığını, bu nedenle rapora itiraz ettiğini, ek rapor alınmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Temlik eden banka, alacaklı sıfatıyla temlikten önce asıl borçlu tarafından yapılan toplam 3.370.474,15-TL'lik tahsilatları tüm alacak ve ferilerinden mahsup ederek kalan 337.623,46-TL'yi davalıya temlik etmiştir. Temlikten evvel icra takibi başlatıldığından, temlik edilen bu anapara miktarının ferileri temlikten sonra doğacak feriler olup, daha evvel doğmuş alacak kalemlerinin borca ilave edilerek tahsilatın buna göre yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenle dosyada alacağın tamamı üzerinden yapılan kapak hesapları davalıya hak kazandırmamaktadır; hesabın hatalı yapıldığına ilişkin istinaf nedeni bu gerekçeyle yerinde görülmemiştir. 06.03.2022 tarihi itibarıyla kalan anapara miktarı olan 337.623,46-TL'ye dava tarihine kadar işlemiş faiz, tahsil harcı, vekalet ücreti ve gider vergisi ilave edilerek kalan borçtan sorumlu olunmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Temlik edilen alacak miktarının belirlenmesinde temliknamedeki yazılı tutarın icra dosyasındaki toplam tutara üstün tutulması ve temlikten önceki harici ödemelerin temlik edenin alacağından mahsup edildiğinin kabulü yönündeki gerekçe, benzer temlik/menfi tespit uyuşmazlıklarında bölgesel emsal niteliği taşıyabilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ temlik sözleşmesi↗ kapak hesabı↗ müteselsil kefalet↗ harici ödeme↗ mahsup↗ tecdit↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/933
KARAR NO 2025/1073
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/03/2025
NUMARASI 2022/558 Esas - 2025/143 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 10/08/2022
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; alacaklı ... bank T.A.Ş., 16.10.2017 tarihinde ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını,takibin kesinleştiğini, 08/11/2017 Tarihinde iş bu takip dosyası borcuna sayılmak üzere asıl borçlu tarafından ... bank TAŞ.'a 3.050.000-TL harici ödeme yaptığını, kredi borcuna istinaden başka harici ödemelerin yapıldığını, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ...bank T.A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş'ye temlik edildiğini, alacaklı sıfatını kazanan..., kısmi harici ödemeleri dahil etmeden haciz işlemleri uyguladığını, davalıya 3.050.000-TL'lik harici ödeme yapıldığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak bu ödemeleri dosyaya bildirmediğini, 3.998.317,02-TL üzerinden haciz işlemi uyguladığını belirterek;
fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına (bilirkişi incelemesi akabinde ıslah yoluyla arttırılmak üzere) şimdilik 1.000-TL borcun olmadığının tespitine menfi tespit edilen "ıslah sonrası" tutarın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı vekilinin 26.07.2022 tarihinde irtibat kurarak 08.11.2017 tarihinde temlik eden banka müşterisi ... A.Ş tarafından 3.050.000-TL harici ödeme dekontunu ilettiğini, bu miktar esas alınarak ofisin kullandığı sistem üzerinden yapılan kapak hesabında bakiye borcun 1.992.836,72-TL hesaplandığını, davacı vekiline indirimli olarak 518.000-TL ve tahsil harcı ödenmek kaydıyla dosyanın kapatılabileceğinin bildirildiğini, davacı vekili indirimli bakiyeyi kabul etmeyerek huzurdaki davayı açtığını, tahsilat bildirim yükümlülüğünün müvekkili şirkete ait olmadığını, ...'tan edinilen bilgiye göre yapılan 3.050.000-TL'lık ödemenin ipoteğin fekkine ilişkin olduğunun bildirildiğini, temlik sözleşmesi tahtında müvekkili şirkete 337.623,46-TL anapara ile bu anaparaya işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilerinin temlik edildiğini belirtilerek;
davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca dava tarihi itibariyle yapılan kapak hesabına göre davalı şirketin 474.745,67-TL alacaklı olduğunu, temlik eden banka ile asıl borçlu arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davacı kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, alacağı temlik alan davalı şirketin davacı/kefil aleyhinde takip hakkı bulunduğu, davacı şirketin dava tarihi itibariyle toplam 474.745,67-TL davalıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeni ile davacının dava tarihi itibariyle 474.745,67-TL borçlu olduğu anlaşılmakla, 3.104.476,51-TL borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine,İİK 74/2 maddesi uyarınca davacının borçlu olduğu miktarın %20'si oranda hesaplanan 94.949,13-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davadan sonra yapılan ödemelerin kesin infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, mevcut temlik sözleşmesinin alacağı sınırlandırdığından bahsedilebilmesi ancak bu işlemin tecdit olarak nitelendirilmesine bağlı olduğunu, 15.11.2024 tarihinde ... T.A.Ş. vekili olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 04.07.2024 tarihine kadar yapılmış olan tahsilatlar sunulmuş ve sunulan tahsilatlara göre güncel kapak hesabı yapılmasının talep edildiğini, talebe istinaden düzenlenen 17.11.2024 tarihli kapak hesabında 2.232.241,90-TL bakiye borç bulunduğunu, aynı kapak hesabında yer alan tahsil harcı miktarı 176.142,84-TL; vekalet ücreti miktarı ise 430.337,77-TL olduğunu, temlik eden banka kayıtlarının yerinde incelenmediğini, icra dosyasında düzenlenen kapak hesabıyla bilirkişi tarafından tespit edilen alacak miktarı arasındaki fark anlaşılabilir olmadığından 07.01.2025 tarihli rapora itiraz ettiklerini,banka tarafından" 06.03.2022 tarihi itibarı ile 337.623,46-TL anapara alacağı ve ferileri temlik edilmiştir." denildiğini, TBK'nın 189.2 maddesi gereği temlik işlemine kadar işlemiş olan faizlerin de temlik işlemine dahil olduğunun ayrıca belirtilmesine gerek olmadığını, temlik alınan alacak belirlenirken temlik sözleşmesinde yer alan alacak miktarının değil;
icra dosyasının tümüyle dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesapların hatalı olduğu halde ek rapor alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibi davacı şirketin müteselsil kefil sıfatını haiz olduğu asıl borçluya kullandırılan kredi nedeniyle temlik eden ... TAŞ tarafından davacı ve diğer borçlular hakkında 16.10.2017 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı; icra takibinde 3.564.536,03-TL si asıl alacak olmak üzere; toplamda 3.579.222,15-TL alacağın tahsilinin talep edildiği; asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27,80 oranda temerrüt faizi %5 gider vergisi işletilmesi talep edilmiştir. İcra takibi hükümden düşmediği müddetçe veya alacaklı harici ödemeleri veya temlik aldığı tutarı açıkça icra dosyasına bildirmedikçe borçlu icra takip tutarı kadar aleyhinde icra takibinin sürdürülmesi sözkonusu olacaktır.
İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 3.579.222-TL alacak talep edildiği, temlik edenin hesabına banka tarafından verilen yazı cevabına göre icra atkibinden sonra harici ödemeler yapıldığı harici ödemelerin temlik eden tarafından icra dosyasına bildirilmediği, temlik sözleşmesinde toplu olarak tüm asıl alacakların toplam miktarının yazılı olduğu, temlik sözleşmesinin eki listede ilgili icra dosya numarasının yanında (son ana para -6.3.2022 ibaresinin altında 337.623,46-TL rakamı bulunmaktadır.) Bu halde temlik alan tarafça asıl alacak 337.623,46-TL'nin 6.3.2022 tarihinden itibaren ferileriyle birlikte takibin devam edebileceğinin kabulü gerekir. Temlik alan alacaklının da temlik aldığı asıl alacak tutarını bildirmeden haciz uygulamaları yapıldığından davacı tarafça eldeki menfi tesbit davası açılmıştır.
... TAŞ den uyuşmazlığa ilişkin tüm kayıtlar elektronik ortamda dosyaya getirtilmiştir. Banka kayıtlarının yerinde incelenmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Alacaklı banka tarafından alacak temlik edilmeden evvel, icra takibinden sonra; asıl borçlu tarafından takip tarihinden sonra olmak üzere;
19. 10.2017 tarihinde 5.000+73.442,23-TL, 20.10.2017 tarihinde 100.000+18.145,48+118.131,81-TL, 08.11.2017 tarihinde 1.174,63-TL, 08.12.2017 tarihinde İpotek fekki için ödenen3.050.000-TL, 26.02.2018 tarihinde 115,89-TL, 27.02.2018 tarihinde 464,11-TL olmak üzere toplam 3.370.474,15-TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda ;yapılan bu tahsilatlardan sonra 05.04.2022 tarihli temlik sözleşmesi dahilinde düzenlenen tablonun 1241 sırasında dava dışı asıl kredi borçlusuna ait borcun 06.03.2022 tarihi itibariyle 337.623,46-TL anapara üzerinden davalı ... A.Ş'ye temlik edildiği belirlenmiştir. bilirkişi raporunda temlik edenin 423-1-1 no.lu kredi hesap ekstresi ile 3.370.474,15-TL'lık tahsilatın mahsubu sonucunda 09.04.2018 tarihi itibariyle kalan alacak miktarı 338.071,18-TL olduğu belirlenmiştir., Temlik Sözleşmesine göre ise devredilen alacak miktarın ise 337.623,46-TL dir.
Banka kayıtları ve gerekse de temlik sözleşmesine göre 447,72-TL farkla (338.071,18-337.623,46=), temlik sözleşmesi kapsamında bankanın kalan alacağı daha fazla olsa bile 06.03.2022 tarihi itibariyle 337.623,46-TL anapara alacağının davalı şirkete temlik edildiğinin kabulü gerekir. Davalı vekili; temliknamede ki miktarın değil icra dosyasında ki miktarın dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de temliknamede temlik edilen yazılı tutardan daha fazla alacak üzerinde tasarruf hakkı olmadığı izaha muhtaç olmayıp aksi yöndeki istinaf nedeni kabul edilmemiştir.
06. 03.2022 tarihi itibariyle kalan anapara miktarı 337.623,46-TL olup bu kapsamda bu miktara dava tarihi olan 10.8.2022 tarihine kadar işlemiş faizi, tahsil harcı, vekalet ücreti, gider vergisi ilave edilerek kalan borçtan sorumlu olmadığının tesbitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Temlik eden banka; yaptığı tahsilatları tüm alacak ve ferilerinden mahsup ederek 337.623,46-TL'sini davalıya temlik etmiş olup; temlikten evvel icra takibi başlatıldığından bu miktarın ferileri temlikten sonra doğacak ferileri olup, daha evvel doğan alacak miktarları borca ilave edilerek tahsilatın yapıldığının kabulü gerektiğinden dosyada alacağın tamamı üzerinden yapılan kapak hesapları davalıya hak kazandırmadığından hesabın hatalı yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dava tarihi itibariyle davacının sorumluluğu temlik edilen miktara göre hesaplandığından daha fazla takip miktarı üzerinden takibin davacı aleyhine sürdürülmesi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 212.066,79-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 53.016,70-TL harcın mahsubu ile kalan 159.050,09-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/4031 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi