Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7717 E. 2015/4804 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım↗ gerçek zarar↗ itirazın iptali davası↗ reeskont faizi↗ def'i↗ sebepsiz zenginleşme↗ iptal davası↗ temlik↗ istirdat↗ limited şirket↗ havale↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen 5 adet faturanın vergi hukuku açısından vergi denetmeni tarafından değerlendirildiği, esas itibari ile fatura konusu olan emtianın davacıya teslim edilip edilmediği konusunda herhangi bir somut belgeye rastlanmadığı davacı ve diğer davalı ... arasında temlik iptaline yönelik olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/339 esas, 2007/401 esas ve 2007/402 esas sayılı dosyalarında yargılamalar yapıldığı, bu dosyalarda mahkemece verilen kararlarla söz konusu temliklerin iptal edildiği, bu temlikler nedeniyle temlik alanların davacının iş yaptığı kurumlardan dava sıra numaralarına göre 369.524,50 TL, 41.055,97 TL ve 59.550,00 TL olmak üzere tahsil ettikleri, temlikle tahsil edilen bu paraların temlik alan kişilerce davacı şirkete aktardığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, mahkemece yeniden atanan ve 26.07.2007 tarihinde göreve başlayan kayyım tarafından Bankasına gönderilen 31.08.2007 tarihli yazıya istinaden, Bankası ... Şubesi tarafından gönderilen 02.10.2007 tarihli yazı ve ödeme dekontunda 189.000,00 TL'nin davalı ... Limited Şirketi'ne ödendiğinin anlaşıldığı, ödeme dekontunda ödemeyi yapanın "...Ltd. Şti." olduğunun yazılı olduğu, taraflar arasındaki 2006 yılındaki ticari ilişki sonucunda davalı ... Limited Şirketine devrolunan borç bakiyesinin 7.373,81 TL olduğu, bu durumda, davacının davalı ... Limited Şirketi'ne ... olduğu 189.000,00 TL havale bedelinden 2006 yılından davalı şirket lehine devrolunan 7.373,81 TL borç bakiyesinden düşülmesi ile davacı alacağının 181.626,19 TL olacağı, davacı şirketin kayyıma devredilmesi ile kayyımın da ihtiyatlı davranarak gerçek zarar miktarını öğrenince fazla kalan kısım için takibe giriştiği, BK'nın 66. maddesine göre henüz bir yıllık zaman aşımı süresinin geçmemiş olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla davalı şirketin zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9438 E. sayılı dosyası ile yapılan 175.626,19 TL'lik takibe yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 175.626,19 TL'na takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek devamına, İİK’nın 67/2 maddesi gereğince, %40 icra-inkar tazminatı olan 70.250,47 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı istirdat ve itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına karşın müvekkilinin görevine son verilen müdürü olan diğer davalı ... tarafından davalı şirkete gönderilen 189.000 TL tutarındaki havale ile müvekkili şirketin içinin boşaltılmaya çalışıldığını ileri sürmüş, bu kapsamda açtığı kısmı davaya ek olarak 17.11.2009 tarihinde başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine 11.10.2010 tarinde davalı şirket hakkında itirazın iptali davası açmış ve davalı tarafça itirazın iptali davasına karşı yasal süresi içinde zaman aşımı def'inde bulunulmuştur. Mahkemece davacı şirketin kayyımının ihtiyatlı davranarak gerçek zarar miktarını öğrendikten sonra icra takibi başlattığı gerekçesiyle, davalı şirket vekilinin zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiş ve davanın süresi içinde açıldığından hareketle işin esası hakkında hüküm kurulmuştur. Buna karşın dosya kapsamı itibari ile davacı şirket kayyımı tarafından, en geç asıl dava tarihi olan 26.10.2007 tarihinde davaya konu havale işleminin öğrenildiği, kısmı dava niteliğindeki itirazın iptali davasının dava dilekçesinde de 189.000 TL tutarındaki havaleden söz edildiği, bu suretle davacı şirket tarafından başlatılan icra takip tarihi itibari ile 818 sayılı BK'nın 66. maddesinde yer alan 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın 26.10.2007 tarihinde açtığı kısmi davada (asıl davada) fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olması da sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın kalan kısmı için zamanaşımının işlemesini durdurmayacaktır. Bu durumda mahkemece, birleşen itirazın iptali davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda… icaret Mahkemesi'nin 2007/339 esas, 2007/401 esas ve 2007/402 esas sayılı dosyalarında yargılamalar yapıldığı, bu dosyalarda mahkemece verilen kararlarla söz konusu «temliklerin» iptal edildiği, bu temlikler nedeniyle temlik alanların davacının iş yaptığı kurumlardan dava sıra numaralarına göre 369.524,50 TL, 41.055,97 TL ve 59.550,00 TL olmak üzere tahsil ettikleri, temlikle tahsil edilen bu paraların temlik alan kişilerce davacı şirkete aktardığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, mahkemece yeniden atanan ve 26.07.2007 tarihinde göreve başlayan «kayyım» tarafından Bankasına gönderilen 31.08.2007 tarihli yazıya istinaden, Bankası ...
Limited Şirketi'ne ... olduğu 189.000,00 TL «havale» bedelinden 2006 yılından davalı şirket lehine devrolunan 7.373,81 TL borç bakiyesinden düşülmesi ile davacı alacağının 181.626,19 TL olacağı, davacı şirketin «kayyıma» devredilmesi ile kayyımın da ihtiyatlı davranarak «gerçek zarar» miktarını öğrenince fazla kalan kısım için takibe giriştiği, BK'nın 66. maddesine göre henüz bir yıllık zaman aşımı süresinin geçmemiş olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla davalı şirketin zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davalının ...
Mahkemece davacı şirketin «kayyımının» ihtiyatlı davranarak «gerçek zarar» miktarını öğrendikten sonra icra takibi başlattığı gerekçesiyle, davalı şirket vekilinin zaman aşımı «def»'inin reddine karar verilmiş ve davanın süresi içinde açıldığından hareketle işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda… icaret Mahkemesi'nin 2007/339 esas, 2007/401 esas ve 2007/402 esas sayılı dosyalarında yargılamalar yapıldığı, bu dosyalarda mahkemece verilen kararlarla söz konusu «temliklerin» iptal edildiği, bu temlikler nedeniyle temlik alanların davacının iş yaptığı kurumlardan dava sıra numaralarına göre 369.524,50 TL, 41.055,97 TL ve 59.550,00 TL olmak üzere tahsil ettikleri, temlikle tahsil edilen bu paraların temlik alan kişilerce davacı şirkete aktardığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, mahkemece yeniden atanan ve 26.07.2007 tarihinde göreve başlayan «kayyım» tarafından Bankasına gönderilen 31.08.2007 tarihli yazıya istinaden, Bankası ...
Limited Şirketi'ne ... olduğu 189.000,00 TL «havale» bedelinden 2006 yılından davalı şirket lehine devrolunan 7.373,81 TL borç bakiyesinden düşülmesi ile davacı alacağının 181.626,19 TL olacağı, davacı şirketin «kayyıma» devredilmesi ile kayyımın da ihtiyatlı davranarak «gerçek zarar» miktarını öğrenince fazla kalan kısım için takibe giriştiği, BK'nın 66. maddesine göre henüz bir yıllık zaman aşımı süresinin geçmemiş olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla davalı şirketin zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davalının ...
Mahkemece davacı şirketin «kayyımının» ihtiyatlı davranarak «gerçek zarar» miktarını öğrendikten sonra icra takibi başlattığı gerekçesiyle, davalı şirket vekilinin zaman aşımı «def»'inin reddine karar verilmiş ve davanın süresi içinde açıldığından hareketle işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8074 E. 2018/888 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda… icaret Mahkemesi'nin 2007/339 esas, 2007/401 esas ve 2007/402 esas sayılı dosyalarında yargılamalar yapıldığı, bu dosyalarda mahkemece verilen kararlarla söz konusu «temliklerin» iptal edildiği, bu temlikler nedeniyle temlik alanların davacının iş yaptığı kurumlardan dava sıra numaralarına göre 369.524,50 TL, 41.055,97 TL ve 59.550,00 TL olmak üzere tahsil ettikleri, temlikle tahsil edilen bu paraların temlik alan kişilerce davacı şirkete aktardığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, mahkemece yeniden atanan ve 26.07.2007 tarihinde göreve başlayan «kayyım» tarafından Bankasına gönderilen 31.08.2007 tarihli yazıya istinaden, Bankası ...
Limited Şirketi'ne ... olduğu 189.000,00 TL «havale» bedelinden 2006 yılından davalı şirket lehine devrolunan 7.373,81 TL borç bakiyesinden düşülmesi ile davacı alacağının 181.626,19 TL olacağı, davacı şirketin «kayyıma» devredilmesi ile kayyımın da ihtiyatlı davranarak «gerçek zarar» miktarını öğrenince fazla kalan kısım için takibe giriştiği, BK'nın 66. maddesine göre henüz bir yıllık zaman aşımı süresinin geçmemiş olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla davalı şirketin zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davalının ...
Mahkemece davacı şirketin «kayyımının» ihtiyatlı davranarak «gerçek zarar» miktarını öğrendikten sonra icra takibi başlattığı gerekçesiyle, davalı şirket vekilinin zaman aşımı «def»'inin reddine karar verilmiş ve davanın süresi içinde açıldığından hareketle işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda… % 4, ...'ın % 4, ...'ın % 3 oranında şirket hissedarı olduğunun tespitine, davalı şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacı ile serbest muhasebeci ...... «kayyım tayinine» dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birleşen davada verilen karar davalılar yararına bozulmuş …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini
Benzer bu kararda… % 4, ...'ın % 4, ...'ın % 3 oranında şirket hissedarı olduğunun tespitine, davalı şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacı ile serbest muhasebeci ...... «kayyım tayinine» dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birleşen davada verilen karar davalılar yararına bozulmuş …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7717 E. , 2015/4804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/02/2014 tarih ve 2011/360-2014/38 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/436 E. sayılı kararı gereğince kayyum tarafından yönetildiğini, 24.04.2007 tarihinde şirketi temsile yetkili olmayan davalı ...’ın talimatı ile müvekkili şirkete ait paranın davalı şirkete aktarıldığını, davalı şirkete söz konusu paranın iadesi için gönderilen yazıya, müvekkili şirketin kendisinden motorin aldığı ve aktarılan paranın da bunun karşılığı olduğundan bahisle cevap verildiğini, ancak müvekkilinin belirtilen emtiayı davalı şirketten almadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı gerekçelere dayanarak, davalı şirket hakkında başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğu bildirilerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... ve davalı şirket vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen 5 adet faturanın vergi hukuku açısından vergi denetmeni tarafından değerlendirildiği, esas itibari ile fatura konusu olan emtianın davacıya teslim edilip edilmediği konusunda herhangi bir somut belgeye rastlanmadığı davacı ve diğer davalı ... arasında temlik iptaline yönelik olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/339 esas, 2007/401 esas ve 2007/402 esas sayılı dosyalarında yargılamalar yapıldığı, bu dosyalarda mahkemece verilen kararlarla söz konusu temliklerin iptal edildiği, bu temlikler nedeniyle temlik alanların davacının iş yaptığı kurumlardan dava sıra numaralarına göre 369.524,50 TL, 41.055,97 TL ve 59.550,00 TL olmak üzere tahsil ettikleri, temlikle tahsil edilen bu paraların temlik alan kişilerce davacı şirkete aktardığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, mahkemece yeniden atanan ve 26.07.2007 tarihinde göreve başlayan kayyım tarafından Bankasına gönderilen 31.08.2007 tarihli yazıya istinaden, Bankası ...
Şubesi tarafından gönderilen 02.10.2007 tarihli yazı ve ödeme dekontunda 189.000,00 TL'nin davalı ... Limited Şirketi'ne ödendiğinin anlaşıldığı, ödeme dekontunda ödemeyi yapanın "...Ltd. Şti." olduğunun yazılı olduğu, taraflar arasındaki 2006 yılındaki ticari ilişki sonucunda davalı ... Limited Şirketine devrolunan borç bakiyesinin 7.373,81 TL olduğu, bu durumda, davacının davalı ... Limited Şirketi'ne ... olduğu 189.000,00 TL havale bedelinden 2006 yılından davalı şirket lehine devrolunan 7.373,81 TL borç bakiyesinden düşülmesi ile davacı alacağının 181.626,19 TL olacağı, davacı şirketin kayyıma devredilmesi ile kayyımın da ihtiyatlı davranarak gerçek zarar miktarını öğrenince fazla kalan kısım için takibe giriştiği, BK'nın 66.
maddesine göre henüz bir yıllık zaman aşımı süresinin geçmemiş olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla davalı şirketin zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davalının ...
2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9438 E. sayılı dosyası ile yapılan 175.626,19 TL'lik takibe yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 175.626,19 TL'na takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek devamına, İİK’nın 67/2 maddesi gereğince, %40 icra-inkar tazminatı olan 70.250,47 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı istirdat ve itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına karşın müvekkilinin görevine son verilen müdürü olan diğer davalı ... tarafından davalı şirkete gönderilen 189.000 TL tutarındaki havale ile müvekkili şirketin içinin boşaltılmaya çalışıldığını ileri sürmüş, bu kapsamda açtığı kısmı davaya ek olarak 17.11.2009 tarihinde başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine 11.10.2010 tarinde davalı şirket hakkında itirazın iptali davası açmış ve davalı tarafça itirazın iptali davasına karşı yasal süresi içinde zaman aşımı def'inde bulunulmuştur. Mahkemece davacı şirketin kayyımının ihtiyatlı davranarak gerçek zarar miktarını öğrendikten sonra icra takibi başlattığı gerekçesiyle, davalı şirket vekilinin zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiş ve davanın süresi içinde açıldığından hareketle işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Buna karşın dosya kapsamı itibari ile davacı şirket kayyımı tarafından, en geç asıl dava tarihi olan 26.10.2007 tarihinde davaya konu havale işleminin öğrenildiği, kısmı dava niteliğindeki itirazın iptali davasının dava dilekçesinde de 189.000 TL tutarındaki havaleden söz edildiği, bu suretle davacı şirket tarafından başlatılan icra takip tarihi itibari ile 818 sayılı BK'nın 66. maddesinde yer alan 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın 26.10.2007 tarihinde açtığı kısmi davada (asıl davada) fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olması da sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın kalan kısmı için zamanaşımının işlemesini durdurmayacaktır. Bu durumda mahkemece, birleşen itirazın iptali davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401621900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz