6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/209 E. 2015/4883 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı olumsuz oy yargılama gideri ayırt edicilik vekalet ücreti i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibaresinin Türkçe'de “...” anlamına geldiği, davacının anılan ibareyi Bakanlar Kurulu’nun 14.09.1991 tarihinde verdiği izinle ticaret unvanı ve işletme adı olarak tescil ettirdiği, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının iştigal konusu içerisinde bulunduğu, davacının “...” ibaresini ticaret unvanı ve tescilsiz marka olarak, başvuru tarihinden çok öncesinde yoğun ve kesintisiz olarak kullandığı, ibarenin ticaret unvanının bir parçası olduğu, davacının markayı kullanımının bir çok ekonomi bülteni, gazete ve dergide haber konusu yapıldığı, aynı isimli başka şirketlerinin de faal olması nedeniyle davacının ibare üzerinde KHK’nın 8/5 maddesi anlamında sınai mülkiyet hakkının bulunduğu ayrıca, davacının özel izinle kurulan ve faaliyet gösterilen bankacılık piyasasında markaya konu ibareyi yoğun ve kesintisiz kullanımı sonucu, ilgili hizmet piyasasında KHK’nın 7/1-i maddesi anlamında tanınmış marka haline getirdiği, KHK’nın 7/son maddesi anlamında da kullanım sonucu markaya konu işarete ayırt edicilik sağladığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile başvurunun KHK’nın 7/1-c maddesi uyarınca reddine dair ... ...'in 2013-M -1274 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, ... YDİK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu marka başvurusunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescilini de talep etmiş olması karşısında mahkemece tescil talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ve buna bağlı olarak da vekalet ücreti ve yargılama giderlerini değerlendirmeden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9117 E. 2018/3466 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3579 E. 2017/5930 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/209 E.  ,  2015/4883 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2014 tarih ve 2013/172-2014/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 9, 35, 36 ve 38. sınıf hizmetler yönünden “...” ibareli markanın tescili istemiyle yapmış olduğu 2010/70230 sayılı başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve c maddeleri uyarınca reddedildiğini, red kararına yapmış oldukları itirazın ... YDİK tarafından 7/1-b maddesi yönünden kabul edildiğini ancak, 7/1-c maddesi yönünden reddedildiğini oysa, “...” ibaresinin müvekkili ile özdeşleşmiş özel bir ibare olup, tasviri işaret olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, anılan ibarenin müvekkilinin unvanının asıl unsuru olup, müvekkiline unvanında ve bankacılık ile finans sektöründe tüm işlemlerinde kullanılmak üzere özel izinle verildiğini, markanın müvekkili tarafından kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığını ve müvekkili ile özdeşleşen, iyi bilinen bir marka olduğunu, özel bir logo içeren markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ...

YDİK'in 11.4.2013 tarih, 2013-M-1272 sayılı kararının iptali ile başvurunun reddedilen ve 9, 35 ve 36. sınıfta yer alan hizmetler yönünden de kabulü ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ayrıca, davacının marka başvurusunun tesciline karar verilmesi talebinin de reddi gerekirken davanın kabulüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu zira, tescil işleminin idari bir işlem olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibaresinin Türkçe'de “...” anlamına geldiği, davacının anılan ibareyi Bakanlar Kurulu’nun 14.09.1991 tarihinde verdiği izinle ticaret unvanı ve işletme adı olarak tescil ettirdiği, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının iştigal konusu içerisinde bulunduğu, davacının “...” ibaresini ticaret unvanı ve tescilsiz marka olarak, başvuru tarihinden çok öncesinde yoğun ve kesintisiz olarak kullandığı, ibarenin ticaret unvanının bir parçası olduğu, davacının markayı kullanımının bir çok ekonomi bülteni, gazete ve dergide haber konusu yapıldığı, aynı isimli başka şirketlerinin de faal olması nedeniyle davacının ibare üzerinde KHK’nın 8/5 maddesi anlamında sınai mülkiyet hakkının bulunduğu ayrıca, davacının özel izinle kurulan ve faaliyet gösterilen bankacılık piyasasında markaya konu ibareyi yoğun ve kesintisiz kullanımı sonucu, ilgili hizmet piyasasında KHK’nın 7/1-i maddesi anlamında tanınmış marka haline getirdiği, KHK’nın 7/son maddesi anlamında da kullanım sonucu markaya konu işarete ayırt edicilik sağladığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile başvurunun KHK’nın 7/1-c maddesi uyarınca reddine dair ...

...'in 2013-M -1274 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, ... YDİK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu marka başvurusunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescilini de talep etmiş olması karşısında mahkemece tescil talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ve buna bağlı olarak da vekalet ücreti ve yargılama giderlerini değerlendirmeden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401398400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.