Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9304 E. 2015/6179 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt tarihi↗ olumsuz oy↗ vade↗ ıslah↗ ihtarname↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 15.01.2007 tarihli sözleşme kapsamında davalının ithal ettiği emtianın, davalının işlettiği antrepoya konulduğu, sözleşmenin 6. ve 8. maddelerinde, eşyanın, antrepoda uzun süre bekletilmesi nedeniyle deformasyona uğramasından ya da fire vermesinden davacının sorumlu olduğunun öngörüldüğü, sözleşmede, davalının, muhafaza ve kendisine teslim edilen malları, teslim edildiği gibi teslim yükümlülüğü altında olmayacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, davaya konu hasarın olumsuz saklama koşullarından kaynaklandığı, davalının, zararın kendi kusuru olmaksızın doğduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.09.2010 tarihinden, 75.234,20 TL'nin ıslah tarihi olan 06.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça 10.000 TL'nin tahsili istemi ile dava açılmış olup yargılama sırasında sunulan 06.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile bu miktar 75.324,20 TL'ye yükseltilmiş olmasına rağmen mahkemece, dava sırasında yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve yargılama sırasında yürürlüğe giren HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle toplam 85.234,20 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para üzerinden doğan borcun vade veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah tarihindeki kur üzerinden tahsil hükmü kurulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalı 04.09.2010 tarihinde temerrüte düşürülmüş olup mahkemece, ıslaha konu miktara da bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4527 E. 2019/3828 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 234.000.-TL «maddi tazminat» ile 50.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/764 E. 2018/6433 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda… n süre bekletilmesi nedeniyle deformasyona uğramasından ya da fire vermesinden davacının sorumlu olduğunun öngörüldüğü, sözleşmede, davalının, muhafaza ve kendisine «teslim» edilen malları, teslim edildiği gibi teslim yükümlülüğü altında olmayacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, davaya konu «hasarın» «olumsuz» saklama koşullarından kaynaklandığı, davalının, zararın kendi «kusuru» olmaksızın doğduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 04.09.2010 tarihinden, 75.234,20 TL'nin «ıslah» tarihi olan 06.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüyle davacının 4.000,00 TL alacağının 27/09/1999, 3.114,00 TL alacağının 08/11/1999 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı dava dilekçesiyle, 8.234,25 TL'nin 08/02/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 7.114.00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu karardaBu durumda dava kısmen reddedilmiş olup, reddedilen miktar üzerinden davalı banka lehine avukatlık ücretine ve kabul red oranı göz önüne alınarak «yargılama giderine» hükmedilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9304 E. , 2015/6179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2013/56-2014/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ithal edilen eşyanın gümrük işlemlerinin devamı sırasında davalının işlettiği antrepoya konulduğunu, gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra malların alınması sırasında kötü depolama nedeniyle hasar meydana geldiğinin anlaşıldığını, ardiye ücretini tahsil eden davalının, kendi edimini yerine getirmediğini ve söz konusu malları uygun koşullarda saklamadığını, bu nedenle oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ancak kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi talebini 75.234,20 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede hak ve borçların açık olarak düzenlendiğini ve bu kapsamda meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, istenen miktarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 15.01.2007 tarihli sözleşme kapsamında davalının ithal ettiği emtianın, davalının işlettiği antrepoya konulduğu, sözleşmenin 6. ve 8. maddelerinde, eşyanın, antrepoda uzun süre bekletilmesi nedeniyle deformasyona uğramasından ya da fire vermesinden davacının sorumlu olduğunun öngörüldüğü, sözleşmede, davalının, muhafaza ve kendisine teslim edilen malları, teslim edildiği gibi teslim yükümlülüğü altında olmayacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, davaya konu hasarın olumsuz saklama koşullarından kaynaklandığı, davalının, zararın kendi kusuru olmaksızın doğduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.09.2010 tarihinden, 75.234,20 TL'nin ıslah tarihi olan 06.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça 10.000 TL'nin tahsili istemi ile dava açılmış olup yargılama sırasında sunulan 06.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile bu miktar 75.324,20 TL'ye yükseltilmiş olmasına rağmen mahkemece, dava sırasında yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve yargılama sırasında yürürlüğe giren HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle toplam 85.234,20 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para üzerinden doğan borcun vade veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah tarihindeki kur üzerinden tahsil hükmü kurulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalı 04.09.2010 tarihinde temerrüte düşürülmüş olup mahkemece, ıslaha konu miktara da bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401353700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz