6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurulca kâr dağıtım kararı alınmadıkça pay sahibinin kâr payı alacağının doğmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18943 E. 2015/4766 K. · · İlk derece: 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı

Gerekçe özeti

Anonim şirkette genel kurulca kârın dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmişse, bu karar tüm pay sahiplerini bağlar ve pay sahibinin muaccel bir kâr payı (temettü) alacağı doğmaz; dağıtım kararı bulunmadıkça kâr payı tahsili istenemez.

Ele alınan sorunlar

Genel kurulca kâr dağıtım kararı alınmadan pay sahibinin kâr payı talep edip edemeyeceği → ret

İddia: Ödenmemiş kâr paylarının tahsili gerektiği; şirketin gelir ve malvarlığının tespiti ile ödenmemiş kâr payı alacağının belirlenmesi.

Gerekçe: Ana sözleşme hükümlerine uygun biçimde genel kurulca kârın dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş olup, genel kurul kararları tüm pay sahiplerini bağlar; genel kurulca kâr dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığından pay sahibinin kâr payı talep etme hakkı doğmamıştır. Davacının, kâr payı dağıtımına ilişkin karar alındığı halde ödeme yapılmadığı yönünde bir iddiası da bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kâr dağıtım kararı olmadan pay sahibinin kâr payı alacağının doğmayacağı yönünden emsal (yerinde görülen ilk derece gerekçesi).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı temettü genel kurul kararının bağlayıcılığı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/18943 E.  ,  2015/4766 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/07/2014 tarih ve 2014/109-2014/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin ödenmemiş kâr paylarının tahsilini talep eden ihtarnamesine olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek öncelikle HMK'nın 400. maddesi uyarınca davalı şirketin kuruluşundan itibaren gelirlerinin, kayıtlı taşınmazlar ve diğer malvarlıklarının ve varsa kira gelirlerinin, şirket giderlerinin ve harcamalarının ne miktarda olduğunun, şirket tarafından yatırım yapılan hisseler ve oranlarının, kuruluştan itibaren ortaklık kar paylarının miktarının, müvekkilinin hisse değerinin, ödenmemiş kâr payı alacağının ne miktarda bulunduğunun tespiti ile bu miktar üzerinden ödeme yapılmasını, buna göre şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 09.11.2010 tarihinde yapılan 2008 ve 2009 yılları olağan genel kurulu toplantısında kârın dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacı veya halefinin bu karara muhalefet etmediğini, öncelikle genel kurul kararının iptalinin gerektiğini, bu husustaki hak düşürücü sürenin geçtiğini, tutanakta da belirtildiği üzere kâr payının dağıtılmama kararının yatırım yapma, borsaya açılma ve finansman temini amacıyla alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde genel kurul tarafından kârın dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verildiği, genel kurul kararlarının tüm pay sahiplerini bağladığı, genel kurulca kâr dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığından davacının pay sahibi olarak kâr payı talep etme hakkının doğmadığı, eda davasıyla birlikte tespit davası da açılmışsa da tespit talebinin incelenmesinin eda davasına tabi olduğundan tespit talebi yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, davalı şirket tarafından kâr payı dağıtımına ilişkin karar alındığı halde kendisine kâr payı ödemesi yapılmadığı yönünde bir iddiasının bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400814600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.