Pay Devrinin Tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4038 E. 2015/5267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkının kısıtlanması↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ ibra↗ münhasırlık↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ protokol↗ limited şirket↗ yetki↗ ilan↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan ...'in hisselerinin tümünü davalı ...'ya ... 8. Noterliği'nin 9.6.1998 tarih, 20013 yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile aktif ve pasifiyle birlikte devrettiği, davacı ...'nin de 30 hisseye tekabül eden 750.000.000 TL'lik hissesini 24 paya tekabül eden 600.000.000 TL bedel mukabilinde aktif ve pasifiyle birlikte aynı tarihli protokolle davalı ...'ya devrettiği ve tarafların birbirlerini bu devirle ilgili olarak ibra ettikleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile tarafların ortağı oldukları... San. Ltd. Şti.'nde mevcut davacı hisselerinin satış yoluyla davalı gerçek kişilere geçtiğinin tespitine ancak, bunların ortaklık pay defterine yazılmasının, tescil ve ilan edilmesinin münhasıran ortaklara ait bir yetki olması ve mahkemece bu konuda yapılacak bir işlem bulunmaması nedeniyle bu istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar, davalı şirketin hissedarı iken limited şirket hisse devir sözleşmesi ile hisselerini diğer davalı şahıslara devretmeleri nedeniyle devir tarihinden itibaren davalı
şirketle ilgili herhangi bir yükümlülüklerinin kalmadığının tespiti ile hisse devrinin davalılar adına tescili istemiyle işbu davayı açmışlar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesi mümeyyiz davalı tarafa tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkili sağlanmamış ve davalıya kendini savunma hakkı tanınmamıştır. Oysa, Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nun 73 ve 6100 sayılı HMK'nun 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden ve iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9636 E. 2011/10740 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece,asıl davanın reddine ve icra takibine konu 25.000 YTL üzerinden %40 «kötüniyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karşı davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı-karşı davalının temyizi üzerine Dairemizce asıl davada kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı Pasifik Yayın Dağıtım şirketi yararına bozulmuş, sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1637 E. 2017/747 K.
Ortak:hisse devri · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda1- Davacılar, davalı şirketin hissedarı iken «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» ile hisselerini diğer davalı şahıslara devretmeleri nedeniyle devir tarihinden itibaren davalı şirketle ilgili herhangi bir yükümlülüklerinin kalmadığının tespiti ile «hisse devrinin» davalılar adına tescili istemiyle işbu davayı açmışlar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davacının davalı şirketteki hissesini bütün aktifi ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte dava dışı kişiye sattığı, her ne kadar taşınmazı üzerine «ipotek» tesis etmek suretiyle davalı şirketin kredi çektiğini ve kredi borcunun davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle kendisi ödemek zorunda kaldığını belirterek alacak talep etmiş ise de «hisse devri sözleşmesi» içeriğine göre «husumetin» dava dışı kişiye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
Mahkemece, «hisse devir sözleşmesi» nedeniyle «husumetin» davacının hisselerini devralan «üçüncü kişiye» yöneltilmesi gerektiğinden bahisle «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, davacının iddia ettiği vakıaların bir kısmı hisse devir tarihinden sonraki sürece ilişkin olduğu gibi iddianın ileri sürülüş şekline göre husumetin davalı şirkete yöneltilmiş olması doğrudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · ipotek · üçüncü kişi · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… davacının davalı şirketteki hissesini bütün aktifi ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte dava dışı kişiye sattığı, her ne kadar taşınmazı üzerine «ipotek» tesis etmek suretiyle davalı şirketin kredi çektiğini ve kredi borcunun davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle kendisi ödemek zorunda kaldığını belirterek alacak talep etmiş ise de «hisse devri sözleşmesi» içeriğine göre «husumetin» dava dışı kişiye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
Mahkemece, «hisse devir sözleşmesi» nedeniyle «husumetin» davacının hisselerini devralan «üçüncü kişiye» yöneltilmesi gerektiğinden bahisle «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, davacının iddia ettiği vakıaların bir kısmı hisse devir tarihinden sonraki sürece ilişkin olduğu gibi iddianın ileri sürülüş şekline göre husumetin davalı şirkete yöneltilmiş olması doğrudur.
Davacı taraf, davacının hissesini devrettiği tarihten sonra, sunduğu tarihsiz cari hesaba göre davalı şirketten alacaklı olduğunu, ayrıca davalının kullandığı kredi nedeniyle taşınmazı üzerinde tesis edilen «ipotekten» dolayı davalının kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, yine davalının nakit sıkıntısı olduğu dönemde bir kısım borçlarını ödediğini ileri sürerek davalıdan alacak talebinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4038 E. , 2015/5267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/1999 tarih ve 1998/1215-1999/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asiller, davalı şirketin hissedarı iken ...
8. Noterliği'nin 19.6.1998 tarih ve 20013, 20014 ve 20015 yevmiye numaralı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile hisselerini diğer davalı gerçek kişilere devrettiklerini, davalılar tarafından devir keyfiyetinin şirket pay defterine kaydedilip, tescil ve ilanının yapılmadığını, devrin tescil ve ilan edilmemesinin şirketle ilgili her türlü işlemde sorumluluklarının doğmasına neden olacağını ileri sürerek, devir tarihinden itibaren davalı şirketin tüm işlemlerinden yeni şeriklerin muhatap olduğunun, herhangi bir yükümlülüklerinin kalmadığının tespiti ile hisse devrinin davalılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan ...'in hisselerinin tümünü davalı ...'ya ...
8. Noterliği'nin 9.6.1998 tarih, 20013 yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile aktif ve pasifiyle birlikte devrettiği, davacı ...'nin de 30 hisseye tekabül eden 750.000.000 TL'lik hissesini 24 paya tekabül eden 600.000.000 TL bedel mukabilinde aktif ve pasifiyle birlikte aynı tarihli protokolle davalı ...'ya devrettiği ve tarafların birbirlerini bu devirle ilgili olarak ibra ettikleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile tarafların ortağı oldukları... San. Ltd. Şti.'nde mevcut davacı hisselerinin satış yoluyla davalı gerçek kişilere geçtiğinin tespitine ancak, bunların ortaklık pay defterine yazılmasının, tescil ve ilan edilmesinin münhasıran ortaklara ait bir yetki olması ve mahkemece bu konuda yapılacak bir işlem bulunmaması nedeniyle bu istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar, davalı şirketin hissedarı iken limited şirket hisse devir sözleşmesi ile hisselerini diğer davalı şahıslara devretmeleri nedeniyle devir tarihinden itibaren davalı
şirketle ilgili herhangi bir yükümlülüklerinin kalmadığının tespiti ile hisse devrinin davalılar adına tescili istemiyle işbu davayı açmışlar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesi mümeyyiz davalı tarafa tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkili sağlanmamış ve davalıya kendini savunma hakkı tanınmamıştır. Oysa, Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nun 73 ve 6100 sayılı HMK'nun 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden ve iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400787300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz