6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/266 E. 2015/4741 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı kâr kaybı tacir

Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği ve her iki şirketin çalışma alanlarının aynı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, davalının tesciline 9 yıldan fazla bir süre sessiz kalan davacının eldeki davayı açmasının MK'nın 2. madde hükmü ile bağdaşıp bağdaşmadığının tartışılmaması nedeniyle bozulmuş, mahkemece, Dairemizce verilen karara karşı direnilmiş, davalı tarafça temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından, mahkemece verilen kararın bozma kararından esinlenilerek oluşturulmuş yeni bir hüküm niteliğinde olması nedeniyle temyizen incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir. Dairemizce bu kez karar, “davacı tarafça, eldeki davanın, tescilden itibaren yaklaşık 9.5 sene sonra açıldığı göz önüne alınarak, davacının hak kaybına uğradığı ve bu durumun, medeni hukuk ve onun ayrılmaz bir parçası konumunda olan ticaret hukuku disiplinleri açısından korunmasının mümkün olmadığı, davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına göre, tarafların tacir sıfatları doğrultusunda basiretli davranmaları gerektiği, tescilden itibaren uzun bir süre sonra açılan dava ile davacının hak kaybı iddiasını korumasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/266 E.  ,  2015/4741 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/04/2014 tarih ve 2014/3-2014/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından bu yana kullandığı TEPE sözcüğünü davalının da ticaret unvanında kullandığını, borçları nedeniyle davalı hakkındaki tebligatların müvekkiline yapıldığını ve davalının vergi borcu nedeniyle maliye tarafından müvekkilinin adının ilan edildiğini, bu nedenle haksız rekabet oluştuğunu ileri sürerek, davalının ticaret unvanındaki TEPE sözcüğünün ticaret sicilinden terkinine, haksız kullanımın men’ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını 1995 yılından bu yana kullandığını, davacının bu süre zarfında sessiz kalmasının durumu kabul ettiği anlamına geldiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği ve her iki şirketin çalışma alanlarının aynı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, davalının tesciline 9 yıldan fazla bir süre sessiz kalan davacının eldeki davayı açmasının MK'nın 2. madde hükmü ile bağdaşıp bağdaşmadığının tartışılmaması nedeniyle bozulmuş, mahkemece, Dairemizce verilen karara karşı direnilmiş, davalı tarafça temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından, mahkemece verilen kararın bozma kararından esinlenilerek oluşturulmuş yeni bir hüküm niteliğinde olması nedeniyle temyizen incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir. Dairemizce bu kez karar, “davacı tarafça, eldeki davanın, tescilden itibaren yaklaşık 9.5 sene sonra açıldığı göz önüne alınarak, davacının hak kaybına uğradığı ve bu durumun, medeni hukuk ve onun ayrılmaz bir parçası konumunda olan ticaret hukuku disiplinleri açısından korunmasının mümkün olmadığı, davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına göre, tarafların tacir sıfatları doğrultusunda basiretli davranmaları gerektiği, tescilden itibaren uzun bir süre sonra açılan dava ile davacının hak kaybı iddiasını korumasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400755800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.