6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Farklı konulu davalarda çelişen hükümler yargılamanın iadesi sebebi değildir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1259 E. 2024/1284 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

HMK 375/1-ı bendine dayalı yargılamanın iadesi talebinin kabulü için, önceki ve sonraki davaların taraf ve sebep aynılığı yeterli değildir; davaların konusunun da aynı olması gerekir. Aynı dava dilekçesinden kaynaklanmış olsa da farklı vakıalara dayanan ve objektif dava yığılması niteliğindeki talepler (örneğin iş kazasına dayalı tazminat istemi ile işçilik alacakları istemi), konu yönünden aynı kabul edilemeyeceğinden, bu talepler hakkında farklı mahkemelerce verilen kararlar arasındaki çelişki yargılamanın iadesi sebebi oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

HMK 375/1-ı uyarınca yargılamanın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, işçilik alacakları davasında davalının işveren olarak kabul edildiği halde aynı davalıya karşı açılan tazminat davasında işveren olmadığının kabul edilmesinin çelişki oluşturduğunu, taraf, konu ve sebep aynılığı bulunduğunu ileri sürerek İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 sayılı kararı yönünden yargılamanın iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 375/1. fıkra (ı) bendine göre yargılamanın iadesi için, bir davanın kesinleşmesinden sonra taraf, konu ve sebep yönünden aynı olan ikinci bir davada öncekine aykırı hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması gerekir. Bu bende dayalı yargılamanın iadesi talebinde davaların tarafları ve sebepleri yanında konularının da aynı olması zorunludur. Somut olayda yargılamanın iadesi istenen İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 sayılı davası iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine, Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/35-263 sayılı davası ise kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarına ilişkindir. Her iki dava aynı dava dilekçesine dayanmakta ise de talepler farklı vakıalara dayalı olarak ileri sürüldüğünden objektif dava yığılması söz konusudur; iş kazasına dayalı tazminat istemi ile işçilik alacaklarına dayalı taleplerin konusu aynı değildir. Bu nedenle yargılamanın iadesi koşulları gerçekleşmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

HMK 375/1-ı bendine dayalı yargılamanın iadesi taleplerinde, aynı dava dilekçesinden kaynaklanan ancak farklı vakıalara dayanan (objektif dava yığılması niteliğindeki) taleplerin konu yönünden aynı sayılamayacağına ilişkin değerlendirme, benzer çok talepli/tefrik edilmiş davalarda yargılamanın iadesi koşullarının değerlendirilmesi açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılamanın iadesi kesin hüküm objektif dava yığılması husumet pasif husumet

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 375/1-ıHMK 379

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1259

KARAR NO 2024/1284

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/10/2023

NUMARASI 2022/409 Esas - 2023/406 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/09/2024

Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan olan kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ile iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi ile açtığı Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2007/777 esas sayılı davasında kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacakları yönünden tefrik kararı verilerek yargılamaya aynı mahkemenin 2008/797 Esasında devam edildiğini, Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2007/777 Esasında devam eden yargılamada 04/07/2011 tarihinde mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderildiğini,kararın Yargıtay 21. HD tarafından onanması üzerine mahkemece davalının iş sözleşmesinin taraf olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 13.

HD'nin 2013/31377 esas 2014/4706 karar sayılı kararıyla onandığını, işçilik alacakları ile ilgili Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2008/797 Esasında devam eden davada ise Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin İstanbul 52. ATM'ye (Denizcilik İhtisas), bu mahkemenin ise Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı vermesi nedeniyle Yargıtay 17. HD'nin 2014/3813-7781 sayılı kararı sonucunda işçilik alacakları ile ilgili yargılamaya İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/35 esasında devam edildiğini, yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek kesinleştiğini, bu durumda İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 sayılı davada davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği halde Anadolu 29.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 esas sayılı dosyasında aynı işverene karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, iş kazası ile ilgili İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 (Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2007/777 E.) sayılı davası ile aynı taraflar ve aynı sebeple görülen Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/35 esas sayılı dosyasında önceki hükme aykırı karar verildiğini belirterek HMK nın375/1-ı maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi ile İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 sayılı kararının kaldırılmasına, tazminat talepli davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirketin tasfiyesinin kesinleştiğini, davacının daha önceki yargılamanın iadesi talebinin reddedildiğini, mükerrer bir talep bulunduğunu, davalardan birinin işçilik alacakları olup bu davanın ise iş kazası sebebi ile maddi manevi tazminat davası olduğunu, dava konularının aynı olmadığını, yargılamanın yenilenmesi talebinin bu nedenle reddi gerektiğini, hak düşürücü sürenin 3 ay olarak belirlendiğini, 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava dilekçesi ile ...'un 10.05.2003 tarihinde davalı şirkette usta gemici olarak geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile iş sözleşmesinin feshi nedeniyle işçilik alacağının talep edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 04.07.2011 tarih, 2007/777 esas, 2011/432 karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın kapatılan İstanbul 52. ATM'nin 2012/63 esasına kaydı yapıldığı, yapılan yargılama sonunda mahkemenin 2012/63 esas 2012/156 karar sayılı kararı ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 13. HD'nin 07/05/2014 tarih 2013/313377 esas 2014/14706 karar sayılı ilamıyla hükmün onanarak kesinleştiği, davacı vekilinin 19/10/2022 tarihli talep dilekçesi ile işçilik alacaklarına ilişkin olarak görülen davada Anadolu 29.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 Esas 2021/263 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilip Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, aynı işverene karşı görülen diğer davada davalının işveren olduğunun kabul edildiğini, tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada aykırı karar hükümler verildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, HMK'nın yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375. maddesinde, yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı bir biçimde sayıldığı, talep dilekçesinde dayanılan hükmün davacının işçi alacaklarına ilişkin olduğu, eldeki davanın maddi ve tazminat talebine ilişkin olduğu, buna göre talep dilekçesinde belirtilen durumun yargılamanın yenilenmesine sebep teşkil etmeyeceği gerekçesiyle koşulları oluşmayan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; işçilik alacakları davasında davalının müvekkilinin iş vereni kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde aynı işverene karşı açılan tazminat davasında işveren olmadığının kabulünün mümkün olmadığını, kesinleşen kararda davalının müvekkilinin işvereni olarak kabul edildiğini, dosyaya sunulan sözleşmenin gemi işletme sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme ile davalının acente değil işletmeci konumunda bulunduğunu, sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere işletmenin kendi ofis yerini personelini ve kırtasiyeyi donatama masraf yüklemeksizin sağlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette çalıştığına ilişkin davalı şirket tarafından verilen ve davalı şirketin yetkilisinin imzasının bulunduğu 06/01/2005 tarihli hizmet belgesinin mevcut olduğunu, hesap ekstrelerinden anlaşıldığı üzere müvekkilinin ücretinin davalıdan aldığını, SGK kayıtlarına göre de müvekkilinin davalı nezdinde çalıştığını, tanıklarında bu hususu doğruladığını, ihya davasının dahi kesinleşmesi beklenmeden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Davacının davalıya ait gemide çalıştığı dönemde 17/05/2017 tarihinde iş kazası geçirdiği ve akabinde iş akdine son verildiğinden bahisle iş kazası nedeniyle maddi ve manevi zararının tazmini ve işçilik alacaklarının tahsili istemi ile Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2007/777 esasında açılan davada mahkemece 02/06/2008 tarihinde kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacakları yönünden tefrik kararı verilerek yargılamaya aynı mahkemenin 2008/797 Esasında devam edildiği, maddi ve manevi tazminat istemi ile ilgili olarak 04/07/2011 tarihinde mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve kararın Yargıtay 21.

HD tarafından onanması üzerine İstanbul 52. ATM' nin 2012/63 esasında devam eden yargılamada davalının işveren olmadığı gerekçesiyle 02/10/2012 tarihinde davanın pasif husumet yönünden reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 13. HD'nin 2013/31377 esas 2014/4706 karar sayılı kararıyla onanarak 14/07/2014 tarihinde kesinleştiği, işçilik alacakları ile ilgili Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2008/797 Esasında devam eden davada ise İş Mahkemesi ile İstanbul 52. ATM nin karşılıklı görevsizlik kararı vermesi nedeniyle Yargıtay 17. HDnin 2014/3813-7781 sayılı kararı sonucunda işçilik alacakları ile ilgili yargılamaya Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 esasında devam edildiği, mahkemece 16/09/2021 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 3.

HD'nin 14/04/2022 tarihli kararıyla davacının temyiz başvurusunun kesinlik nedeniyle, davalının katılma yoluyla temyiz başvurusunun ise davacının başvurusuna bağlı olarak reddine karar verildiği,iş kazası ile ilgili İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 (Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nin 2007/777 esas) sayılı davası ile aynı taraflar ve aynı sebeple görülen Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 esas sayılı dosyasında önceki hükme aykırı karar verildiğini belirterek HMK m.375/1-ı maddesi gereğince İstanbul 52. ATM'nin 2012/63-156 sayılı kararı yönünden yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı şirketin ihyasına dair verilen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 25/05/2023 tarihli, 2023/183-403 sayılı kararı 06/03/2024 tarihinde kesinleşmiştir.

Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya yeniden bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın iadesi yoludur. Yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından veya eksiklerinden dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. HMK'nun 379. Maddesinde “ Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra ; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.

Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.” düzenlemesi mevcuttur.Yargılamanın iadesi sebepleri, sınırlı olarak HMK'nın 375 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilmiştir. Hükmün (ı) bendinde yer alan düzenlemeye göre “Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.” durumu yargılamanın iadesi sebebidir. Bahsi geçen bende dayalı olarak yargılamanın iadesi için, her iki davanın tarafları ve dava sebepleri yanında davaların konularının da aynı olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Somut olayda; yargılamanın iadesi talep edilen İstanbul 52.

ATM'nin 2012/63-156 sayılı davası iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine,Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35-263 sayılı davası ise kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarına ilişkindir. Her iki dava aynı dava dilekçesine dayanmakta ise de talepler farklı vakıalara dayalı olarak ileri sürüldüğünden objektif dava yığılması söz konusudur. İş kazasına dayalı tazminat istemi ile işçilik alacaklarına dayalı taleplerin konusunun aynı olmadığı açık olup yargılamanın iadesi koşulları gerçekleşmediğinden mahkemece yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; istinaf sebebleri yerinde görülmeyen, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40066 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.