Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15793 E. 2015/5239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi↗ hmk 307↗ davadan feragat↗ ihtiyati tedbir↗ feragat↗ havale↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 10.04.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragate hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, bozma sebep ve biçimine göre asıl davada taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesinde dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.
3-Birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince, mahkemece, Dairemizin 01/11/2011 gün ve 5602/14744 sayılı bozma ilamı ile hem asıl hem birleşen dava yönünden verilen kararın bozulduğu ve bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada mahkemece verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından tebdirin devamı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak mahkemece, Dairemizin anılan bozma ilamından önce, verilen ilk kararda birleşen dava yönünden, hükümle birlikte, dava konusu markanın davalı tarafından kullanılmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek, hükmün etkinliğini sağlamak amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece karar kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına karar verildiğine ve Dairemizin bozma ilmamında da bu yöne ilişkin bir bozma nedeni bulunmadığına göre ihtiyati tedbir kararı halen geçerli olduğundan mahkemece ihtiyati tedbir kararının ortadan kalktığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının devamı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile birleşen dava yönünden Dairemizin 10.04.2014 gün, 2013/10186 esas 2014/7082 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak birleşen dava yönünden verilen mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9072 E. 2018/2659 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nin 74. maddesi ile HMK’nin 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nin 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nin 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/726 E. 2020/2472 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaUyuşmazlık marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6747 E. 2018/297 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14217 E. 2017/2289 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, «limited şirket hisse devrinin iptali» ile «kar payının» tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekili 23.07.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» etmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nın 74. maddesi ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · limited şirket hisse devri · kar payı · hisse devri · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaDava, «limited şirket hisse devrinin iptali» ile «kar payının» tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekili 23.07.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16383 E. 2013/21721 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Alacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu, borçlu tarafından keşide edilen çekin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönündeki karara borçlu vekili tarafından itiraz edilmiştir, itirazın reddine ilişkin karar itiraz eden borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş olup dosya Dairemize gönderilmiş, bu aşamada alacaklı vekilinin yerel mahkemeye verdiği dilekçesiyle, borcun ödendiğinden bahisle ihtiyati haciz talebinden «feragat» ettiklerini bildirdiği, dosyanın bu haliyle mahallinden gönderildiği anlaşılmış olmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü: İsteme konu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» isteminden «feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Alacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu, borçlu tarafından keşide edilen çekin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönündeki karara borçlu vekili tarafından itiraz edilmiştir, itirazın reddine ilişkin karar itiraz eden borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş olup dosya Dairemize gönderilmiş, bu aşamada alacaklı vekilinin yerel mahkemeye verdiği dilekçesiyle, borcun ödendiğinden bahisle ihtiyati haciz talebinden «feragat» ettiklerini bildirdiği, dosyanın bu haliyle mahallinden gönderildiği anlaşılmış olmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü: İsteme konu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» isteminden «feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4805 E. 2014/10825 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Ö..’ın «davadan feragate» ilişkin beyanının, «yetki» belgesinde ve vekaletnamede HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç do …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki
Benzer bu karardaÖ..’ın «davadan feragate» ilişkin beyanının, «yetki» belgesinde ve vekaletnamede HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç do …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11681 E. 2014/18285 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · havale · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekilinin 17.10.2014 «havale» tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda, davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış olmakla, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · zayi
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 82. maddesi kapsamında «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16283 E. 2013/21393 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragate» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şahıs ve şirket «temsilcisi»'nin 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafın «ihtiyati hacze itirazından feragat» ettiği anlaşılmakla öncelikli olarak buna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazdan feragat · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaDava, banka «kredi sözleşmesi» kapsamında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şahıs ve şirket «temsilcisi»'nin 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafın «ihtiyati hacze itirazından feragat» ettiği anlaşılmakla öncelikli olarak buna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçluların ihtiyati hacze «itirazdan feragate» ilişkin beyanının sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış olmakla, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca ihtiyati hacze itirazdan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15793 E. , 2015/5239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01/03/2013 gün ve 2012/46 - 2013/27 sayılı kararı onayan Daire'nin 10/04/2014 gün ve 2013/10186 - 2014/7082 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, 35. 41 ve 42. sınıf hizmetlerde kullanılmak üzere davalı adına tescil edilen ‘...’ ibareli markanın, diskotek hizmetleri, parti düzenleme hizmetleri ve eğlence hizmetleri dışında kalan hizmetlerde uzun süreden beri kullanılmadığını ileri sürerek, bu durumun tespitine, anılan sınıf mal ve hizmetler bakımından markanın sicilden terkinine, hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davacıları vekili, 1983 yılında kurulan müvekkili... A....nin faaliyet alanını kapsar şekilde, 35. 41 ve 42. mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere ‘...’ ibareli markayı 12.05.1999 tarihinde adına tescil ettirdiğini, grup şirketi olan diğer müvekkilinin kullanmasına izin verdiği gibi aralarında 31.07.2008 tarihinde lisans sözleşmesi de imzaladıklarını, müzik, kültür, eğlence ve turizm sektöründe markayı kullandıklarını, 2006 yılında kurulduğu anlaşılan davalı şirketin konut projesinin adını ‘...’ olarak nitelediğini, halen kullandığını, ‘...+şekil ...recidence +şekil’ ibareli markayı tescil için başvurduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddine karar verildiğini, ‘...’ ibaresini, web sitesinde, e-posta adında ve diğer tanıtım vasıtalarında halen kullandığını, marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına, önlenmesine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 10.04.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Asıl davada davacı vekili Dairemizin 10.04.2014 günlü onama ilamına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, bu aşamada davacı vekili 24.12.2014 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragate hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, bozma sebep ve biçimine göre asıl davada taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesinde dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.
3-Birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince, mahkemece, Dairemizin 01/11/2011 gün ve 5602/14744 sayılı bozma ilamı ile hem asıl hem birleşen dava yönünden verilen kararın bozulduğu ve bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada mahkemece verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından tebdirin devamı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak mahkemece, Dairemizin anılan bozma ilamından önce, verilen ilk kararda birleşen dava yönünden, hükümle birlikte, dava konusu markanın davalı tarafından kullanılmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek, hükmün etkinliğini sağlamak amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece karar kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına karar verildiğine ve Dairemizin bozma ilmamında da bu yöne ilişkin bir bozma nedeni bulunmadığına göre ihtiyati tedbir kararı halen geçerli olduğundan mahkemece ihtiyati tedbir kararının ortadan kalktığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının devamı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile birleşen dava yönünden Dairemizin 10.04.2014 gün, 2013/10186 esas 2014/7082 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak birleşen dava yönünden verilen mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, asıl davada taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin karar düzeltme istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, (2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü birleşen dava yönünden Dairemizin 10.04.2014 gün, 2013/10186 esas 2014/7082 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak birleşen dava yönünden verilen mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen taraflara iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400586200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz