Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3285 E. 2015/5278 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tereke temsilcisi↗ tereke↗ pasif husumet yokluğu↗ mirasçılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından muris ...'ın terekesinden alacaklı olduğundan bahisle dava açılmış ise de tereke temsilciliğine karşı açılan bir dava olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin ortağından olan alacağının tahsili amacıyla ortağının mirasçılarına karşı açtığı alacak davasıdır. Mahkemece, tereke temsilciliğine karşı dava açılması gerektiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı, ölen ortağının tüm mirasçılarını hasım göstererek dava açtıktan sonra 30.11.2012 tarihinde terekeye temsilci atanmış ve bu temsilci de ilk duruşmaya katılmış olduğuna göre, artık HMK'nın 124. maddesi de gözetilerek davaya devam edilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından muris ...'ın terekesinden alacaklı olduğundan bahisle dava açılmış ise de «tereke temsilciliğine» karşı açılan bir dava olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «tereke temsilciliğine» karşı dava açılması gerektiğinden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı, ölen ortağının tüm «mirasçılarını» hasım göstererek dava açtıktan sonra 30.11.2012 tarihinde terekeye «temsilci» atanmış ve bu temsilci de ilk duruşmaya katılmış olduğuna göre, artık HMK'nın 124. maddesi de gözetilerek davaya devam edilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9451 E. 2018/1978 K.
Ortak:tereke · mirasçılık
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından muris ...'ın terekesinden alacaklı olduğundan bahisle dava açılmış ise de «tereke temsilciliğine» karşı açılan bir dava olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı şirketin ortağından olan alacağının tahsili amacıyla ortağının «mirasçılarına» karşı açtığı alacak davasıdır.
Mahkemece, «tereke temsilciliğine» karşı dava açılması gerektiğinden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davaya konu olan «tereke» mevcudunun «mirasçılara» 04.08.2000 tarihinde ödendiği ve ödeme tarihinden itibaren «genel zamanaşımı» süresi olan ... yıllık sürenin geçtiği anlaşılmakta ise de terekenin idaresi için «tereke idare memuru» atanmadığı bu kararın 14.02.2011 tarihinde verildiği, ......2011 tarihinde «yetki belgesi» düzenlendiği, davanın da 07...2011 tarihinde açıldığı, tereke idare memuru atanmakla birlikte zamanaşımının işleyeceği bu tarihten itibaren 1 ve ... yıllık sürenin geçmediği, T.M.K'nin 625. maddesine göre de terekenin tasfiyesi sürecinde zamanaşımının işlemeyeceğinin öngörülmüş bulunmasına göre «zamanaşımı defi» reddedilerek, tereke mahkemesince verilmiş «ihtiyati tedbir» kararına rağmen mirasçılara ödeme yapan tereke mevcudunu azaltan bankanın, hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tereke idare memuru · yetki belgesi · genel zamanaşımı · zamanaşımı defi · ihtiyati tedbir · yetki · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davaya konu olan «tereke» mevcudunun «mirasçılara» 04.08.2000 tarihinde ödendiği ve ödeme tarihinden itibaren «genel zamanaşımı» süresi olan ... yıllık sürenin geçtiği anlaşılmakta ise de terekenin idaresi için «tereke idare memuru» atanmadığı bu kararın 14.02.2011 tarihinde verildiği, ......2011 tarihinde «yetki belgesi» düzenlendiği, davanın da 07...2011 tarihinde açıldığı, tereke idare memuru atanmakla birlikte zamanaşımının işleyeceği bu tarihten itibaren 1 ve ... yıllık sürenin geçmediği, T.M.K'nin 625. maddesine göre de terekenin tasfiyesi sürecinde zamanaşımının işlemeyeceğinin öngörülmüş bulunmasına göre «zamanaşımı defi» reddedilerek, tereke mahkemesince verilmiş «ihtiyati tedbir» kararına rağmen mirasçılara ödeme yapan tereke mevcudunu azaltan bankanın, hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/674 E. 2020/2901 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · mirasçılık · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından muris ...'ın terekesinden alacaklı olduğundan bahisle dava açılmış ise de «tereke temsilciliğine» karşı açılan bir dava olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «tereke temsilciliğine» karşı dava açılması gerektiğinden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı, ölen ortağının tüm «mirasçılarını» hasım göstererek dava açtıktan sonra 30.11.2012 tarihinde terekeye «temsilci» atanmış ve bu temsilci de ilk duruşmaya katılmış olduğuna göre, artık HMK'nın 124. maddesi de gözetilerek davaya devam edilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; muris ...'nın terekesine Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/12 sayılı dosyasında «tereke temsilcisi» olarak ...'ın atandığı ve görevinin karar tarihi itibariyle de devam ettiği, davalıların bir kısmının «mirasçı» sıfatını haiz olduğu, murisin mirasçılarına herhangi bir şekilde «hisse devri» yapılmadığı gibi davaya konu şirketteki hisseleriyle ilgili oy hakkına da tereke temsilcisi ...'ın haiz olduğu, bu nedenle TTK'nın 555. maddesine göre bu davanın tereke temsilcisi ... tarafından açılması gerektiği, mirasçılar dışındaki diğer davalılar ..., ..., ... ve ... ile ilgili sorumluluğun bulunup bulunmadığının ancak tereke temsilcisinin açtığı bir davada değerlendirilebileceği, tereke temsilcisinin de davaya «icazet» vermediğinden davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; şirket yöneticileri aleyhine dava açılabilmesi için alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığına ve davacının yönetim kurulu başkanı sıfatıyla tek başına dava açamayacağından ve dava konusu şirketin de yer aldığı muris terekesi hakkında Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/12 sayılı «tereke» sayılı dosyasında terekeye «temsilci» atanmış olduğu, taksim edilmediği sürece tereke «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine tabi olduğu, murisin terekesine atanan temsilcinin davaya «icazet» vermediği gözetildiğinde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «miras ortaklığının» devam ettiği bu sebeple tek başına dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, ayrıca «tereke temsilcinin» de davaya «icazet» vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusu aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke idare memuru · miras ortaklığı · dava takip yetkisi · iştirak halinde mülkiyet · sıfat yokluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · aktif husumet ehliyeti
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; şirket yöneticileri aleyhine dava açılabilmesi için alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığına ve davacının yönetim kurulu başkanı sıfatıyla tek başına dava açamayacağından ve dava konusu şirketin de yer aldığı muris terekesi hakkında Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/12 sayılı «tereke» sayılı dosyasında terekeye «temsilci» atanmış olduğu, taksim edilmediği sürece tereke «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine tabi olduğu, murisin terekesine atanan temsilcinin davaya «icazet» vermediği gözetildiğinde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «miras ortaklığının» devam ettiği bu sebeple tek başına dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, ayrıca «tereke temsilcinin» de davaya «icazet» vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusu aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; muris ...'nın terekesine Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/12 sayılı dosyasında «tereke temsilcisi» olarak ...'ın atandığı ve görevinin karar tarihi itibariyle de devam ettiği, davalıların bir kısmının «mirasçı» sıfatını haiz olduğu, murisin mirasçılarına herhangi bir şekilde «hisse devri» yapılmadığı gibi davaya konu şirketteki hisseleriyle ilgili oy hakkına da tereke temsilcisi ...'ın haiz olduğu, bu nedenle TTK'nın 555. maddesine göre bu davanın tereke temsilcisi ... tarafından açılması gerektiği, mirasçılar dışındaki diğer davalılar ..., ..., ... ve ... ile ilgili sorumluluğun bulunup bulunmadığının ancak tereke temsilcisinin açtığı bir davada değerlendirilebileceği, tereke temsilcisinin de davaya «icazet» vermediğinden davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dava, «yöneticilerin sorumluluğu» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3285 E. , 2015/5278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2013 tarih ve 2012/480-2013/362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin kurucu ortağı ...10/02/2012 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları davalılar tarafından tereke tespit davası açıldığını, müvekkil şirket ortağı... terekesinden alacaklı olduğunu, müvekkil şirketin banka hesabından müteaddit tarihlerde ortağı müteveffa ...' ın talebi üzerine para yatırıldığını, ...' ın cari hesapta borcu göründüğünü ileri sürerek ... terekesinden mirasçılarından 333.079,72 TL ana para ve 304.415,00 TL faizi olmak üzere toplam 637.494,72 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından muris ...'ın terekesinden alacaklı olduğundan bahisle dava açılmış ise de tereke temsilciliğine karşı açılan bir dava olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin ortağından olan alacağının tahsili amacıyla ortağının mirasçılarına karşı açtığı alacak davasıdır. Mahkemece, tereke temsilciliğine karşı dava açılması gerektiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı, ölen ortağının tüm mirasçılarını hasım göstererek dava açtıktan sonra 30.11.2012 tarihinde terekeye temsilci atanmış ve bu temsilci de ilk duruşmaya katılmış olduğuna göre, artık HMK'nın 124. maddesi de gözetilerek davaya devam edilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397826100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz