6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organizasyon dahilinde kredi kullanan davalı tüketici sayılamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1230 E. 2024/1838 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Görev (6502 sayılı Kanun - TTK 4/1-f) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: sınır-aday → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Görünürde tüketici kredisi niteliğinde olsa da, kredi kullanımının bir organizasyon dahilinde ve gelir elde etme amacıyla gerçekleştiği, kullanılabilir bir mal edinme amacı bulunmadığı ve/veya ikiden fazla araç alımı söz konusu olduğu durumlarda, kredi kullanan taraf tüketici sıfatını taşımaz; TTK 4/1-f uyarınca bankacılık ve kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden doğan bu tür davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında görevli mahkemenin tespiti (tüketici mi, ticari mi) → kabul

İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın kökeninin kredi ve rehin sözleşmesinden kaynaklandığını, temlik alacaklısı sıfatının uyuşmazlığın niteliğini değiştirmediğini, bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir; aynı Kanun'un 73. maddesi bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili ihtilaflarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu öngörür. Görev, kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese de re'sen gözetilir. Somut olayda davalı, dava dışı şahısların organize ettiği bir yapı içinde, adına kredi kullanılarak araç alınması ve bu araçların işletilmesinden elde edilecek gelirle hem kendisine aylık bedel ödeneceği hem de kredi borcunun ödeneceği vaadiyle hareket etmiştir. Savcılık soruşturması dosyasındaki tespitler, davalı ile benzer durumda çok sayıda şikayetçinin gelir elde etme amacıyla bu organizasyona dahil olduğunu, araçların sahiplerine teslim edilmeyip üçüncü bir firmaya kiralandığını göstermektedir. Bu çerçevede davalının amacı kullanabileceği bir araç edinmek değil, gelir elde etmek olduğundan tüketici konumunda bulunmadığının kabulü gerekir. Kaldı ki davalı bu organizasyon dahilinde adına üç araç alındığını beyan etmiştir; ikiden fazla araç alımı da tüketici sıfatını ortadan kaldırır. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Davalı adına kullanılan taksitli krediler görünürde tüketici kredisi niteliğinde ise de, bir organizasyon dahilinde kullanıldığı anlaşıldığından uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kredi sözleşmesi görünürde tüketici kredisi niteliğinde olsa da, kredinin bir organizasyon dahilinde ve gelir/kazanç elde etme amacıyla kullanılması halinde kredi kullananın tüketici sayılamayacağı ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Görünürde tüketici kredisi niteliğinde olsa da, kredinin bir organizasyon dahilinde ve gelir elde etme amacıyla kullanıldığı ve kredi kullananın tüketici konumunda bulunmadığı durumlarda, TTK 4/1-f uyarınca bu tür bankacılık/kredi işlemlerinden doğan davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi mutlak ticari dava görev itirazın iptali kamu düzeni re'sen inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 36502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1230

KARAR NO 2024/1838

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/05/2024

NUMARASI 2024/20 Esas - 2024/395 Karar

DAVA

İtirazın İptali (6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2024

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının çekmiş olduğu krediyi ödememesi üzerine ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın bu ilamsız icra takibine soyut ve gerekçesiz olarak itiraz etmesi üzerine söz konusu takibin durduğunu, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın en az %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ... tarafından müvekkiline adına alınacak kredi ile adlarına araç alınacağını, aracın çalıştırılıp kendisine araç başı aylık 1.000-TL'lik kira geliri kazanmanın yanı sıra, aracın çalıştırılarak kendi borcunu ödeyeceğini, bunun da kazançlı bir ticaret olacağı belirtilmesi üzerine müvekkil Manavgat .... Noterliğinin 08.06.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaleti ile Afyonkarahisar .... Noter 15.12.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnameleri çıkarttığını, şüpheliler tarafından müvekkili adına kredi başvurularında bulunularak araçların alındığının kredilerin ödenmemesi üzerine ortaya çıktığını, halihazırda müvekkili adına ... - ... - ... plaka sayılı araçların alındığını öğrendiğini, icra takibi başlatıldığında araçların zilyetliğinin derhal kendisine teslim edilmesini veya bizzat adı geçen şahıslar tarafından satışının yapılarak elde edilecek satış bedelinden kredi borçlarının ödenmesini talep ettiğini, ancak bir kısım şahıslara hiç ulaşamadığını, müvekkili adına alınan ...

plaka sayılı araç temlik eden kurumdan müvekkili adına kullanılan kredi ile alınmış ise de, müvekkilinin işbu kredi sözleşmesinde imzası olmadığı gibi rızası, onayı bulunmadığını, sözleşmenin TKHK hükümlerine uygun bir sözleşme niteliğinde olmadığını, temlik alan adına dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya da taraf olarak gösterilmemesinin şüphe oluşturduğunu, davacı (temlik alan) tarafça somut olayda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını bilmesine rağmen, söz konusu takip miktarının müvekkilini dolandıran kişilerden tahsilinin zor olacağından icra takibinin müvekkili aleyhine başlatıldığını, mahkemenin görevli olmadığını savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı tarafın ... AŞ'den kullanmış olduğu ve davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipteki alacağın davacıca dava dışı şirketten temlik alınıp alınmadığı, davaya konu kredi sözleşmesi ve eklerindeki imzaların davalıya ait olup olmadığı, davalı rızası hilafına adına krediler çekilerek ... plaka sayılı araç davalı yanca satın alınmış olup olmadığı, takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda olduğu, davacının, dava dışı ... A.Ş adlı şirketin görünüşe göre davalı ile aralarında yaptığı anlaşılan kredi sözleşmesinden doğan alacağı temlik aldığı, finans kuruluşu ile davalı arasındaki ilişkin tüketici ilişkisi niteliğinde olduğu, alacağın temlikinin ve taraf değişikliğinin temeldeki ilişkiyi değiştirmeyeceği, dava konusu krediye konu aracında ticari olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa 6502 sayılı kanun hükümleri uygulanması gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece eldeki davada tüketici mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiğini, hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olmakla birlikte (HMK 33) davadaki uyuşmazlığın kökü ve niteliği bir rehin ve kredi sözleşmesi olduğunu, uyuşmazlığın niteliği gereğince doğrudan doğruya ticari dava olma özelliği bulunduğunu, davacı bu nedenle yapılan icra takibini sonradan temlik almış olup temlik alacaklısı sıfatı, kök uyuşmazlığın niteliğini değiştirmediğini, bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, konuyla ilgili benzer onlarca dava açıldığını belirterek,kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı tarafından kullanılan eşit taksitli araç kredisinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı yasanın 73.

maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re'sen nazara alınması zorunludur. Somut olayda, davalı tarafından dava dışı şahıslar tarafından adına kredi kullanılarak araç satın alınacağı, araçların çalıştırılarak elde edilecek gelirden araç başına aylık 1.000-TL kira bedeli ödeneceği, kalan gelirden de kredi borcu ödeneceği vaadi ile adına dava konusu aracın alındığını, kredi borcu ödenmeyince kredi vene kurumların icra takibi başlattığı, icra takibi başlatılınca bu kişilere ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşamadığı, olay hakkında devam eden Savcılık Soruşturması bulunduğunu savunmuş, konuyla ilgili olarak yürütülen Manavgat C Başsavcılığının 2022/1598 soruşturma sayılı dosyasında;

konuyla ilgili olarak pek çok şikayetçinin davalı ile benzer şekilde adlarına araç alındığı, ifadelerden kredi çekmesine mani bulunmayan kişiler ile ilişki kurularak satın alınan aracın sahibine aylık araç başına 1.000-er TL ödeme yapılacağı vaadinde bulunduklarının beyan edildiği, soruşturma dosyasında somut olayda olduğu gibi araç finansman kuruluşlarından ve bir kısım bankalardan kredi kullanıldığı, araçların sahiplerine teslim edilmeyip, ... unvanlı bir firmaya uzun süreli kira sözleşmesi imzaladıkları, bu şekilde şikayetçilerin bir karşılığı olmadan gelir elde etmeyi umdukları ancak kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle belli bir süre sonra kredi verenler tarafından şikayetçiler aleyhinde icra takipleri başlatıldığı tespitleri bulunmaktadır.

Soruşturma dosyası içeriğine göre davalı gelir elde etme umuduyla hareket ettiği, davalının kullanabileceği bir araç edinme amacıyla hareket etmediği, tüketici konumunda olmadığının kabulü gerekir. Kaldı ki bu organizasyon dahilinde adına alınan araç sayısının üç adet olduğunu beyan etmektedir. Bilindiği üzere ikiden fazla araç alımı nedeniyle de davacı tüketici sayılamayacaktır.TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Davalı adına kullanılan taksitli ticari kredilerin görünürde tüketici kredisi niteliğinde ise de bir organizasyon dahilinde kullanılan krediler olduğu anlaşıldığından uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

Bu nedenle mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle;somut uyuşmazlıkda davalının tüketici kabul edilemeyeceği,6502 sayılı kanundaki özel düzenleme nedeniyle bir tarafı tüketici konumunda bulunan tüketici işlemi kabul edilen bankacılık işlemleriyle sınırlı olarak, ticari dava niteliğindeki bir kısım davalar tüketici mahkemelerinde bakılmakta ise de somut olayda işlemin bir tarafı tüketici konumunda olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2024 Tarih 2024/20 Esas - 2024/395 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/39305 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.