İcra takibi sonrası menfi tespit davasında İİK 72/3 tedbiri
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1479 E. 2024/1320 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Menfi Tespit mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, İİK 72/3 uyarınca takibin doğrudan durdurulması mümkün olmamakla birlikte, borçlunun alacağın en az yüzde onbeşi oranında teminat göstermesi karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir istenebilir. Bu talebin değerlendirilmesinde HMK 390/3 uyarınca davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulu aranır; yaklaşık ispatın sağlandığı ve teminatın süresinde yatırıldığı durumlarda, zarar riskine ilişkin nihai değerlendirme delillerin tam olarak toplanmasından sonra yapılacağından, bu aşamada verilen tedbir kararına yönelik itirazın reddi isabetsiz sayılmaz.
Ele alınan sorunlar
İcra takibi sonrası açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 uyarınca ihtiyati tedbire itirazın reddinin yerinde olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, ödeme emrinin TK 35 uyarınca usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacının imza itirazını 7 günlük yasal süre içinde yapmadığını, bu nedenlerle tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu ve itirazın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına tedbir yoluyla karar verilemez; ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden az olmamak üzere teminat göstermesi karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir talep edebilir. Bu tür tedbir istemleri değerlendirilirken HMK 389 vd. maddeleri de dikkate alınmalıdır; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacının iddialarının yaklaşık ispatı sağladığı kanaatine varılarak mahkemece dava değerinin %15'i oranında teminat yatırılması veya teminat mektubu sunulması koşuluyla icra kasasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş, teminat davacı tarafça süresi içinde depo edilmiştir. Tedbir kararı verilmemesi halinde davacının ciddi bir zarara uğrayacağı yönündeki tespitin ancak deliller toplandığında yeniden değerlendirilebileceği, bu aşamada itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında İİK 72/3 uyarınca teminat karşılığı verilen tedbir kararlarına itirazın, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı ve teminatın süresinde yatırıldığı hallerde reddedilmesinin usule uygun olduğuna ilişkin bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ İİK 72/3↗ yaklaşık ispat↗ teminat↗ icra takibi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1479
KARAR NO 2024/1320
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/08/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/241 Esas
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/09/2024
İhtiyati tedbire itirazın reddine 21/08/2024 tarihli ara kararın itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili, takip konusu genel kredi sözleşmeleri veya sözleşmeler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin borcu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması ile kefalet ilişkisinin ortadan kalkacağını, davalı tarafından müvekkiline usulüne uygun bir tebligat yapılmadan müvekkili hakkında işlem başlatılarak haciz uygulandığını, müvekkilinin aleyhindeki icra takibinden 05/03/2024 tarihinde haricen haberdar olduğunu, davalı tarafından talep edilen faizin fahiş olduğunu, davalının takipte kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, davalının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkilinin maaşına haciz konulduğunu, her ay düzenli olarak müvekkilinin maaşından tahsilatlar yapıldığını, bu tahsilatlardan elde edilen paranın davalının uhdesine geçmesi halinde geri alınmasının mümkün olmadığını, başlatılan icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, talebin kabul edilmemesi halinde dosyaya yatan paranın davalıya verilmemesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
Mahkemece, davacının İhtiyati tedbir talebinin kabulüne, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca dava değeri üzerinden %15 oranında 40.135,34-TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi ya da kesin ve süresiz, her an paraya çevrilebilir muteber banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas (Eski:... Esas) sayılı dosyası için icra kasasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulan borcun dayanağının davacı ile dava dışı ... Bankası A.Ş arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine ilişkin olduğunu, temlik eden dava dışı ... Bankası A.Ş ile davacı borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada ödeme emri davacının bilinen son adresine TK madde 35 e göre tebliğ edildiğini tebliğ mazbatasının incelenmesi ile de görüleceği üzere davacının adresini değiştirmesine karşın yeni adresini bildirmemesi ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle TK nın 35 maddesi uyarınca tebligat yapılmasının usule uygun olduğunu, ödeme emrinin davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece, verilen tedbir kararı sonrası davacı tarafça belirtilen teminat mahkeme veznesine depo edildiği, teminatın süresinde yatırıldığı ve verilen kararın İİK'nın 72.maddesine uygun olduğu gözetilerek davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine karar veriltir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İtiraz eden davalı vekili, verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında ödeme emrinin davacının bilinen son adresine TK md 35'e göre tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatasının incelenmesi ile de görüleceği üzere davanın adresini değiştirmesine karşı yeni adresini bildirmemesi ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle TK nın 35 madde uyarınca tebligat yapılmasının usule uygun olduğunu, ödeme emrinin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacı tarafça imzaya açıkça itiraz ettikleri beyan edildiğini, imza itirazının ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde yapılması gerektiğini, imzaya itiraz süresi içinde yapılmadığını, itirazlarının reddini talep etme zorunluluğu olduğunu, bu nedenlerle itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak, ihtiyati tedbire itirazını kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada talep; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir. İİK 72/3 maddesi “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. İİK 72.maddesi uyarınca talep edilen ihtiyati tedbir istemleri değerlendirilirken HMK 389 vd. maddelerinin de dikkate alınması gerekir.
HMK 390/3 maddesi “Tedbir talep eden taraf, ...tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. “hükmünü haizdir. Somut olayda, davacının iddialarının yaklaşık ispatı sağladığı kanaatine varılarak mahkemece dava değeri üzerinden %15 oranında teminat yatırılması veya teminat mektubu sunulması durumunda icra kasasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesine karar verildiği, davacı tarafından teminatın süresi içerisinde mahkemeye depo edildiği, davacının ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinin mevcut olduğu yolunda ki tesbitinin ancak delillerin tümü toplandığın da yeniden değerlendirilebileceği ,bu aşamada ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/39050 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi