Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4646 E. 2017/6947 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ gider avansı↗ kesin mehil↗ hmk 115/3↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ kesin süre↗ kamu düzeni↗ usulden reddi↗ ortaklık ilişkisi↗ yargılama gideri↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu dava ile davalılara verilen 30.000,00 DM alacağının karşılığı 29.297,02 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL' lik kısmının ödenmesini istemiş ise de; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/4. maddesi ve gider avansı tarifesi gereğince 26/04/2012 tarihindeki duruşmada davacı vekiline gider avansını tamamlaması için 2 haftalık kesin mehil verildiği, davacı vekilince gider avansının verilen süre içinde yatırılmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olmaması sebebiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece 26/04/2012 tarihli duruşmada, davacının 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini ve gider avansını yatırmadığı gerekçesi ile 19/07/2012 tarihli duruşmada dava usulü işlemler yerine getirilmediğinden reddedilmiştir.
Dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde 14/08/2008 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir.
01.10.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 448. maddesine göre “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” 450. maddesinde, “18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur.Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere 6100 sayılı Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girer.
Kanun açıkça bir istisna getirmediğine göre dava şartı olarak düzenlenen gider avansının alınması kuralının mülga 1086 sayılı Kanun döneminde açılan derdest davalarda da uygulanması gerekir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu şartlardır.
6100 sayılı Kanun'un 120. maddesinde belirlenen gider avansı ile 324. maddesinde belirtilen delil ikamesi için avans ayrı maddelerde düzenlenerek farklı sonuçlara bağlanmıştır. Buna göre gider avansı, delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini kapsamaktadır. Öyleyse delil ikamesi avansı ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delilerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması gerekir.
Mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.
Somut olayda, mahkeme bilirkişi ücreti ile gider avansı yönünden davacıya iki haftalık kesin süre verilmiş ise de, gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine sebep teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır, açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12707 E. 2013/10596 K.
Ortak:gider avansı · dava şartı yokluğu · derdestlik · kesin süre · kamu düzeni · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… karşılığı 29.297,02 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL' lik kısmının ödenmesini istemiş ise de; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/4. maddesi ve «gider avansı» tarifesi gereğince 26/04/2012 tarihindeki duruşmada davacı vekiline gider avansını tamamlaması için 2 haftalık «kesin mehil» verildiği, davacı vekilince gider avansının verilen süre içinde yatırılmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olmaması sebebiyle açılan davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkeme «bilirkişi ücreti» ile «gider avansı» yönünden davacıya iki haftalık «kesin süre» verilmiş ise de, gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir.
Delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması davanın dava «şartı yokluğu» ile reddine sebep teşkil etmez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa 16/01/2012 tarihinde tebliğ edilen ilk karar ile gider avansının tamamlanması konusunda iki hafta süre verildiği, buna karşın davacı tarafça geçerli «mazeret» bildirmeksizin yasal süre içerisinde «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için «kesin süre» verilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · senetle ispat · yargı yolu · mazeret · keşif · ispat külfeti · ara karar · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa 16/01/2012 tarihinde tebliğ edilen ilk karar ile gider avansının tamamlanması konusunda iki hafta süre verildiği, buna karşın davacı tarafça geçerli «mazeret» bildirmeksizin yasal süre içerisinde «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine» karar verilmiştir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK’nın «yargı yolu» ve göreve ilişkin hükümleri ile «senetle ispat», istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder”.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7971 E. 2014/13113 K.
Ortak:kesin süre · ortaklık ilişkisi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece 26/04/2012 tarihli duruşmada, davacının 2 haftalık «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» ve gider avansını yatırmadığı gerekçesi ile 19/07/2012 tarihli duruşmada dava usulü işlemler yerine getirilmediğinden reddedilmiştir.
Somut olayda, mahkeme «bilirkişi ücreti» ile «gider avansı» yönünden davacıya iki haftalık «kesin süre» verilmiş ise de, gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir.
Delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması davanın dava «şartı yokluğu» ile reddine sebep teşkil etmez.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,davacı vekili ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,davacı vekili ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4646 E. , 2017/6947 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/07/2012 tarih ve 2012/22-2012/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında çalışmak için gurbetçi olarak gittiğini ve kazancının hem ülkesinde değerlendirilmesi hemde istediği zaman geri alabileceği karlı bir yatırıma dönüştürmek için davalılara bir belge karşılığında 01/12/1998 tarihinde 30.000,00 DM yatırdığını, müvekkilinin bir süre sonra ihtiyacı nedeni ile ödediği parasını talep ettiğini ancak bir türlü ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen 30.000,00 DM alacağının karşılığı 29.297,02 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Holding A.Ş, ... İnşaat Tarım A.Ş, ..., ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu dava ile davalılara verilen 30.000,00 DM alacağının karşılığı 29.297,02 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL' lik kısmının ödenmesini istemiş ise de;
01. 10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120/4. maddesi ve gider avansı tarifesi gereğince 26/04/2012 tarihindeki duruşmada davacı vekiline gider avansını tamamlaması için 2 haftalık kesin mehil verildiği, davacı vekilince gider avansının verilen süre içinde yatırılmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olmaması sebebiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece 26/04/2012 tarihli duruşmada, davacının 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini ve gider avansını yatırmadığı gerekçesi ile 19/07/2012 tarihli duruşmada dava usulü işlemler yerine getirilmediğinden reddedilmiştir.
Dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde 14/08/2008 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir.
01.10.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 448. maddesine göre “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” 450. maddesinde, “18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur.Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere 6100 sayılı Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girer.
Kanun açıkça bir istisna getirmediğine göre dava şartı olarak düzenlenen gider avansının alınması kuralının mülga 1086 sayılı Kanun döneminde açılan derdest davalarda da uygulanması gerekir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu şartlardır.
6100 sayılı Kanun'un 120. maddesinde belirlenen gider avansı ile 324. maddesinde belirtilen delil ikamesi için avans ayrı maddelerde düzenlenerek farklı sonuçlara bağlanmıştır. Buna göre gider avansı, delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini kapsamaktadır. Öyleyse delil ikamesi avansı ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delilerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması gerekir.
Mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.
Somut olayda, mahkeme bilirkişi ücreti ile gider avansı yönünden davacıya iki haftalık kesin süre verilmiş ise de, gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine sebep teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır, açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389267700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz