Tanıma Ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4615 E. 2017/7048 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik iddiası↗ sahtelik↗ ba beyannamesi↗ ibra↗ havale↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı yanın açıkça imza inkarında bulunmadığı beyanname başlıklı belge ile davalının ibra edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.06.2017 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Ancak, mahkemece, davacı yan vekilinin davalı tarafından sunulan 6.12.2012 tarihli belgedeki imzayı açıkça inkar etmediğinden bahisle, anılan belgeye dayalı olarak karar verilmiş ise de, davacı vekilince sunulan 19.1.2016, 22.1.2016 ve 29.1.2016 havale tarihli dilekçelerde, söz konusu belge içeriği ve imzanın müvekkiline aidiyetinin davalı yanca ispatlanması ile ilgili beyanda bulunulduğu gibi, söz konusu belgenin müvekkilinden sadır olan bir belge olarak kabul olunmadığı ileri sürülmüş, son oturumda ise söz konusu belgedeki imzanın davacıya ait olduğunun davalı yanca ispatlanması gerektiği bir kez daha belirtilmek suretiyle HMK'nın 208 vd. maddeleri çerçevesinde belgenin sahte olduğu savunulmuş olmakla, mahkemece, sahtelik iddiası ile ilgili olarak yöntemince inceleme yapılmaksızın, söz konusu belge içeriğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı kanısına varılmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7355 E. 2023/1567 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz kararda… i belgedeki imzayı açıkça inkar etmediğinden bahisle, anılan belgeye dayalı olarak karar verilmiş ise de, davacı vekilince sunulan 19.1.2016, 22.1.2016 ve 29.1.2016 «havale» tarihli dilekçelerde, söz konusu belge içeriği ve imzanın müvekkiline aidiyetinin davalı yanca ispatlanması ile ilgili beyanda bulunulduğu gibi, söz konusu belgenin müvekkilinden sadır olan bir belge olarak kabul olunmadığı ileri sürülmüş, «son» oturumda ise söz konusu belgedeki imzanın davacıya ait olduğunun davalı yanca ispatlanması gerektiği bir kez daha belirtilmek suretiyle HMK'nın 208 vd. maddeleri çerçevesinde belgenin sahte olduğu savunulmuş olmakla, mahkemece, «sahtelik iddiası» ile ilgili olarak yöntemince inceleme yapılmaksızın, söz konusu belge içeriğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; yerel mahkeme kararının …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava ile belgenin «sahteliğini» ileri sürmenin aynı zamanda o belgeden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemini içerdiği, «menfi tespit» davasına konu belge ile ilgili tespit edilen değer üzerinden eksik harcın yatırılması gerektiği, süresinde «eksik harcın tamamlanmadığı», mahkemece «açılmamış sayılmasına» yönelik verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «protokol» başlıklı belgenin «sahteliğinin» ve «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik harcın tamamlattırılması · maktu harç · harcın tamamlanması · hükümsüzlüğün tespiti · işlemden kaldırma · menfi tespit davası · depo kararı · tespit davası
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa eksik harcın «depo» edilmesine yönelik «tebligatın» 07.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği; ancak eksik harcın depo edilmediği, bu nedenle dava dosyasının 22.12.2020 tarihinden «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı tarafça üç aylık yasal süre içinde «eksik harcın tamamlanmadığı» gerekçesiyle davanın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «menfi tespit davası» olmadığını, Mahkemece dava konusu belgeye ilişkin uyuşmazlığın görüldüğü dosya ile işbu davanın birleştirilmesine karar verilmemesinin usule aykırı olduğunu, «istinaf incelemesi» sonunda «maktu harç» alınması gereken davalardan olduğuna karar verilerek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava ile belgenin «sahteliğini» ileri sürmenin aynı zamanda o belgeden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemini içerdiği, «menfi tespit» davasına konu belge ile ilgili tespit edilen değer üzerinden eksik harcın yatırılması gerektiği, süresinde «eksik harcın tamamlanmadığı», mahkemece «açılmamış sayılmasına» yönelik verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «protokol» başlıklı belgenin «sahteliğinin» ve «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4615 E. , 2017/7048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03/03/2016 gün ve 2015/917 - 2016/195 sayılı kararı onayan Daire'nin 19/06/2017 gün ve 2016/8485 - 2017/3813 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen tahsil kararının kesinleştiğini bildirerek, Krefeld Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 26.5.2010 tarih ve 5 O 236/09 numaralı kararı ile masraf tespitine ilişkin kararının tenfizini talep etmiştir.
Davalı vekili, işin esasına yönelik diğer savunması yanında, davacının, 6.12.2012 tarihli ibraname ile müvekkilini ibra ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı yanın açıkça imza inkarında bulunmadığı beyanname başlıklı belge ile davalının ibra edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.06.2017 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Ancak, mahkemece, davacı yan vekilinin davalı tarafından sunulan 6.12.2012 tarihli belgedeki imzayı açıkça inkar etmediğinden bahisle, anılan belgeye dayalı olarak karar verilmiş ise de, davacı vekilince sunulan 19.1.2016, 22.1.2016 ve 29.1.2016 havale tarihli dilekçelerde, söz konusu belge içeriği ve imzanın müvekkiline aidiyetinin davalı yanca ispatlanması ile ilgili beyanda bulunulduğu gibi, söz konusu belgenin müvekkilinden sadır olan bir belge olarak kabul olunmadığı ileri sürülmüş, son oturumda ise söz konusu belgedeki imzanın davacıya ait olduğunun davalı yanca ispatlanması gerektiği bir kez daha belirtilmek suretiyle HMK'nın 208 vd. maddeleri çerçevesinde belgenin sahte olduğu savunulmuş olmakla, mahkemece, sahtelik iddiası ile ilgili olarak yöntemince inceleme yapılmaksızın, söz konusu belge içeriğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış;
yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı kanısına varılmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 19.6.2017 tarih ve 2016/8485 E., 2017/3813 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacı ...'ya iadesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389151100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz