Tazminat | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3215 E. 2017/5180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ gecikme faizi↗ yönetici sorumluluğu↗ ba beyannamesi↗ şirket müdürlüğü↗ özen yükümlülüğü↗ sorumluluk davası↗ i̇i̇k 265↗ mükerrerlik↗ ziya↗ aktif husumet↗ ticaret unvanı↗ usulden reddi↗ ticari defter↗ sulh↗ ıslah↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, yönetici sorumluluğu ve haksız rekabetinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye defterinde farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve beyannamelere eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimlerde bulunulduğu, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve mükerrer kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca ticari defterlerin yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.265,65 TL vergi ziyaı cezası ve 154.723,08 TL gecikme faizi, 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500.00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000.00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en son olarak Utelka şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ... kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin ticaret unvanına çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan ... Sulh Ceza Mahkemesini 02.06.2009 tarih 2008/173 Esas – 2009/98 Karara sayılı ilamı ile davalının eşi... ve oğlu ... 'in davacı şirketin ticaret unvanına benzer bir unvan kullanmak suretiyle haksız rekabet işlediği nedeniyle sanıkların mahkumiyetine karar verildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.12.2011 tarih 2011/ 25989 Kara sayılı ilamı ile kararın onandığı, yapılan hesaplamada haksız rekabet nedeniyle davalının eşi ve oğlunun sahibi olduğu... şirketinin 2009 yılında elde ettiği kar olan 30.509,21 TL’nin yarısının davacı şirkette müdürlük görevini yaptığı 2009 yılının ilk aylık dönemine ait olduğu kabul edilerek yaklaşık 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in açtığı 1.000.00 TL’lik davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 1.000.00 TL’nin düşülmesinden sonra kalan 535.277,85 TL’nin davalından tahsiline karar verilmesinin gerektiği, 535.277,85 TL vergi borcu ve 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı toplamda 550.532,85 TL'nin 9.000.00 TL'nin dava tarihinden bakiye kısmı olan 541.532,85 TL’nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu ve haksız rekabetinden dolayı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 19.07.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalının görevde olduğu dönem itibariyle vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri toplamının 667.557 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan ... Vergi Dairesinin 14/05/2015 tarihli yazı cevabında davacı şirketin 6552 sayılı Kanuna dayalı olarak yeniden yapılandırma talebi üzerine 14.05.2015 tarihi itibarıyla 2005-2015 arası dönemin toplam vergi aslı tutarının 424.489,54 TL ve toplam Yİ-ÜFE tutarının ise 111.788,31 TL olduğu bildirilmiştir. Oysa, işbu davanın 6762 sayılı TTK. 336. maddesine dayalı sorumluluk davası olması nedeniyle davalı müdürün sorumluluğu ancak bu görevi yerine getirdiği dönem ile sınırlıdır. Bu bakımdan, Vergi Dairesi tarafından mahkemeye gönderilen yapılandırmaya ilişkin kayıt ve belgeler ile birlikte bilirkişiden 6552 sayılı Yasa'ya dayalı olarak gerçekleştirilen işlem sonucu davalının çalıştığı dönemler itibarıyla defterleri usulüne uygun tutmaması nedeniyle vergi borcunun süresinde ödenmemesinden dolayı tahakkuk eden ve davalının sorumluluğunu gerektiren vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri hakkında ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vergi dairesinden bildirilen miktarın tümünü kapsayacak şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5365 E. 2024/2642 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · gecikme faizi · yönetici sorumluluğu · ba beyannamesi · şirket müdürlüğü · özen yükümlülüğü · sorumluluk davası · i̇i̇k 265 · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «yönetici sorumluluğu» ve «haksız rekabetinden» kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye «defterinde» farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve «beyannamelere» eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimlerde bulunulduğu, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve «mükerrer» kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca «ticari defterlerin» yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.«265»,65 TL vergi «ziyaı» cezası ve 154.723,08 TL «gecikme faizi», 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500.00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000.00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en «son» olarak Utelka şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ... kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin «ticaret unvanına» çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile «özen yükümlülüğüne» aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan ...
2- Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğu» ve «haksız rekabetinden» dolayı tazminat istemine ilişkindir.
Ceza Dairesinin 15.12.2011 tarih 2011/ 25989 Kara sayılı ilamı ile kararın onandığı, yapılan hesaplamada «haksız rekabet» nedeniyle davalının eşi ve oğlunun sahibi olduğu... şirketinin 2009 yılında elde ettiği kar olan 30.509,21 TL’nin yarısının davacı «şirkette müdürlük» görevini yaptığı 2009 yılının ilk aylık dönemine ait olduğu kabul edilerek yaklaşık 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in açtığı 1.000.00 TL’lik davanın «aktif husumet» nedeniyle «usulden reddine», davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 1.000.00 TL’nin düşülmesinden sonra kalan 535.277,85 TL’nin davalından tahsiline karar verilmesinin gerektiği, 535.277,85 TL vergi borcu ve 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı toplamda 550.532,85 TL'nin 9.000.00 TL'nin dava tarihinden bakiye kısmı olan 541.532,85 TL’nin de «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 24.11.2015 tarihli ve 2011/94 E., 2015/192 K. sayılı kararı ile davanın, «yönetici sorumluluğu» ve «haksız rekabetinden» kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye «defterinde» farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve «beyannamelere» eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimler yapıldığı, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve «mükerrer» kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca «ticari defterlerin» yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.«265»,65 TL vergi «ziyaı» cezası ve 154.723,08 TL «gecikme faizi», 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500,00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000,00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, Mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en «son» olarak ... şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ... kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin «ticaret unvanına» çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile «özen yükümlülüğüne» aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesini 02.06.2009 tarihli ve 2008/173 E., 2009/98 K. sayılı …
… k yürürlüğe giren 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun (7326 sayılı Kanun) uyarınca davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı dönem için yapılandırma müracaatında bulunduğunu ileri sürdüğü, bilahare yapılandırma borcunu ödediğini, müdürlük görevini yaptığı süre içinde şirket «defterlerini» eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödeme yükünün tamamen sona erdiğini, mali sorumluluğunun kalmadığını belirttiği, buna ilişkin ödeme tablosu, tahsil alındısı ve peşin ödeme tutarının vezneye ödendiğine dair vergi dairesinin yazısını sunduğu, davalının dilekçe eklerinde sunduğu evrakın borcu kısmen ya da tamamen söndürebilecek mahiyeti bulunduğundan Mahkemece bu belgelerin değerlendirilip «şirket yöneticisinin sorumluluğu» talebi yönünden sonucuna göre bir karar verilmesini teminen davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 31.05.2021 tarihli ve 2021/1881 E., …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğu» ve «haksız rekabetinden» dolayı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu alacağı · gecikme cezası · zıya · davanın konusuz kalması · aktif husumet yokluğu · şirket zararı · husumet yokluğu · yargılama gideri
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının müdürlük yaptığı dönemde şirket «defterlerinin» eksik ve hatalı tutulmasını sağlayarak vergi «zıyai» cezasına çarptırılmasına sebep olduğu bunun dışında dava dilekçesinde belirtilen «haksız rekabet» teşkil eden eylemleri nedeniyle «şirketin zarara» uğramasına sebebiyet verdiğinden davalının şirket zararını ödemesi gerektiğini, davalının «kusuru» nedeniyle vergi borcunun süresinde ödenmemesinden dolayı tahakkuk eden cezadan davalının sorumlu tutulması gerektiği bilirkişi raporlarında tespit edildiği halde davanın esasına yönelik bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, bir kısım taleplerin de «husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair karara katılmadıklarını, ortada şirketin zararının olduğu ve bu nedenle dava açıldığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre haklı olduklarının kabul edildiğini, ancak «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığını, yaptıkları yargılama giderlerinin de davalıdan alınarak kendilerine verilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğini, …
… n 13.09.2019 tarihli ve 2018/59 E., 2019/298 K. sayılı kararı ile yapılandırmada davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin şirket lehine 240.192,60 TL tutarında bir «kamu alacağından» vazgeçildiğinin tespit edildiği, vergi inceleme raporlarına istinaden davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin 283.765,65 TL vergi «ziyaı» cezası, 383.811,92 TL «gecikme cezası» toplam 667.577,57 TL alacak ile «haksız rekabete» dayalı olarak tespit edilen 15.255,00 TL’nin toplamından yapılandırma ile vazgeçilen 240.192,60 TL’nin mahsubu ile 442.639,97 TL alacaktan davalının sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'in açtığı 1.000,00 TL’lik davanın «aktif husumet» nedeniyle «usulden reddine», davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin taleplerin r …
… TL vekâlet ücreti verilmesi gerektiği dikkate alınmışsa da usuli kazanılmış hakkın gözetildiği gerekçeleriyle, davacı ... tarafından açılan 1.000,00 TL'lik davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davacı ...
… k Dairesinin 2021/1881 E., 2022/4572 K. sayılı ilamı ile onandıktan sonra davaya ve onamaya konu bedeli ödemek için davalı tarafın 7326 sayılı Kanun uyarınca davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı dönem için yapılandırma müracaatında bulunduğunu, esasında karar düzeltme talebinin yalnızca bu sebeple kabul edildiğinin açık olduğu, karar düzeltme neticesinde bozma ilamına uyulduğu, davaya konu bedelin yapılandırma başvurusuna dair tüm belgelerin vergi dairesinden istendiği, vergi dairesinden gelen 06.12.2022 tarihli cevabi müzekkerede, davaya konu bedelin tamamının yapılandırma hükümlerinden faydalanmak sureti ile 22.09.2021 tarihinde peşin ödendiğinin belirtildiği (dava dışı kurumun peşin ödeme ile yapılandırma kanunu ödeme tablosuna göre bakiye alacaktan da vazgeçtiği), hal böyle olunca davanın konusuz kaldığı, dava tarihi itibariyle ve dosyadaki onama ve karar düzeltme ilamı gözetilerek davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiğinin sabit olduğu, dolayısıyla onama ilamına konu 442.639,97 TL üzerinden davacı şirket lehine «yargılama giderine» ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı ... tarafından açılan dava hakkında verilen karar Yargıtay 11.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3215 E. , 2017/5180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2011/94-2015/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette davalı ...'in 02.08.2002 ile 22.06.2009 tarihleri arasında müdürlük görevini yaptığını, bu sırada şirket aleyhine bir çok haksız eylemlerde bulunduğunu, şirketi zarar uğrattığını, davalının müdürlük yaptığı 7 yıllık süre içerisinde kasten şirket defterlerinin eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödemesine sebebiyet verdiğini, bunun dışında davalının... isimli ve davacı şirkete rakip aynı işle iştigal eden bir başka şirketin ortağı ve müdürü eşi... ile anlaşıp müvekkil şirketinin kullanımında bulunan maden ocağının giriş yolunu, otuz dönümlük tarlayı, eşi üzerine tapu ettiğini, bununla ilgili davanın devam ettiğini, aynı zaman da davalı, şirket müdürlüğü devam ederken 12.06.2008 tarihinde eşi...
ve oğlu ... ’in... isimli bir şirket kurduğunu bilmesine rağmen, davacı şirketin nam ve şöhretinden faydalanmalarına müsaade ettiğini, müvekkil şirketin unvanını kullanmasına göz yumduğunu, şirketin müşteri bilgilerini onlara vererek kendi ortağı ve aynı zaman da müdürü olduğu şirketin adeta içini boşaltarak zarar uğramasına neden olduğunu ileri sürerek şirket zararının 10.000,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacı şirkete ve hissesi oranında şirket ortağı ve müdürü ...’e verilmesini talep etmiş, 19.02.2014 tarihinde 10.000,00 TL’nin 1.000.00 TL’sinin davacı ...'in verilmesini, bakiye 9.000.00 TL’nin ise ıslah edilen 673.832,57 TL miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 682.832,57 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ...'in aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca zarardan itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini, zamanaşımının dolduğunu savunarak şartları oluşmayan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, yönetici sorumluluğu ve haksız rekabetinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye defterinde farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve beyannamelere eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimlerde bulunulduğu, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve mükerrer kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca ticari defterlerin yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.265,65 TL vergi ziyaı cezası ve 154.723,08 TL gecikme faizi, 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500.00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000.00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en son olarak Utelka şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ...
kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin ticaret unvanına çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan ... Sulh Ceza Mahkemesini 02.06.2009 tarih 2008/173 Esas – 2009/98 Karara sayılı ilamı ile davalının eşi...
ve oğlu ... 'in davacı şirketin ticaret unvanına benzer bir unvan kullanmak suretiyle haksız rekabet işlediği nedeniyle sanıkların mahkumiyetine karar verildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.12.2011 tarih 2011/ 25989 Kara sayılı ilamı ile kararın onandığı, yapılan hesaplamada haksız rekabet nedeniyle davalının eşi ve oğlunun sahibi olduğu... şirketinin 2009 yılında elde ettiği kar olan 30.509,21 TL’nin yarısının davacı şirkette müdürlük görevini yaptığı 2009 yılının ilk aylık dönemine ait olduğu kabul edilerek yaklaşık 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in açtığı 1.000.00 TL’lik davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 1.000.00 TL’nin düşülmesinden sonra kalan 535.277,85 TL’nin davalından tahsiline karar verilmesinin gerektiği, 535.277,85 TL vergi borcu ve 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı toplamda 550.532,85 TL'nin 9.000.00 TL'nin dava tarihinden bakiye kısmı olan 541.532,85 TL’nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu ve haksız rekabetinden dolayı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 19.07.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalının görevde olduğu dönem itibariyle vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri toplamının 667.557 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan ... Vergi Dairesinin 14/05/2015 tarihli yazı cevabında davacı şirketin 6552 sayılı Kanuna dayalı olarak yeniden yapılandırma talebi üzerine 14.05.2015 tarihi itibarıyla 2005-2015 arası dönemin toplam vergi aslı tutarının 424.489,54 TL ve toplam Yİ-ÜFE tutarının ise 111.788,31 TL olduğu bildirilmiştir. Oysa, işbu davanın 6762 sayılı TTK.
336. maddesine dayalı sorumluluk davası olması nedeniyle davalı müdürün sorumluluğu ancak bu görevi yerine getirdiği dönem ile sınırlıdır. Bu bakımdan, Vergi Dairesi tarafından mahkemeye gönderilen yapılandırmaya ilişkin kayıt ve belgeler ile birlikte bilirkişiden 6552 sayılı Yasa'ya dayalı olarak gerçekleştirilen işlem sonucu davalının çalıştığı dönemler itibarıyla defterleri usulüne uygun tutmaması nedeniyle vergi borcunun süresinde ödenmemesinden dolayı tahakkuk eden ve davalının sorumluluğunu gerektiren vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri hakkında ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vergi dairesinden bildirilen miktarın tümünü kapsayacak şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/386962900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz