6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8912 E. 2017/6241 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
devir yasağı alacağın devri rücuen tazmin ibraname sigorta sözleşmesi üçüncü kişi oy yasağı tbk 99 temlik taşıyıcı sigorta poliçesi teminat

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 183

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ibranamenin içeriğinde bahsi geçen devir ve temliğin sigorta sözleşmesi hükümlerine atıfla sözleşmeye bağlı bir temlik olduğunu, alacağın temliğinin kayıtsız şartsız bir alacağı veya olası bir hakkın devrini içermesi gerektiğini, sigorta sözleşmesine göre taşıyıcının tüzel kişi olması gerektiği, teminat dışı olduğu halde sigortalıya yapılan ödemenin sigorta poliçesine bağlı ibranameye dayalı tahsilinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, dava dışı sigortalıya davacı tarafından yapılan ödeme sonucunda verilen ve temlik içeren ibranamenin sözleşmeye bağlı olması nedeniyle teminat dışı olan ödemenin tahsilinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TBK m.183 gereğince, alacağın devri “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda 05.06.2014 tarihli ibranameye göre, sigortalı haklarını usulüne uygun olarak davacı ... şirketine temlik etmiştir. Buna göre, davacının temlik alan sıfatıyla dava açabileceği gözetilerek işin esasına girmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/8912 E.  ,  2017/6241 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2014/1205-2015/792 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı dava dışı ...- ... ve ... A.Ş'ye ait emtiaya nakliyat sigortası yapıldığını, bu emtianın davalının sigortalısı dava dışı ... firması tarafından taşınırken hasara uğradığını, nakliye işini yapan kamyonun "kamyon giremez" yazılı bulunan yola girerek kemerin yüksekliğini dikkate almadan kemerden geçmeye çalıştığını, araçta yüklü bulunan sigortalı iş makinesinin kemere çarpması nedeniyle hasar gördüğünü, müvekkilinin dava dışı sigortalı şirkete hasar nedeniyle 12/06/2014 tarihinde 35.094,- TL ödeme yaptığını, sigortalının tüm haklarını davacıya temlik edildiğini ileri sürerek davacı tarafından sigortalısına ödenen 35.094,- TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, hasar konusu emtianın nakliyeci ... sorumluluğunda taşındığını, davacı tarafından düzenlenen poliçede teminatın taşımayı yapan nakliyecinin tüzel kişi olması ve sigortalı ile nakliyeci arasında düzenlenen bir taşıma sözleşmesi olması durumunda geçerli olacağının kararlaştırıldığını, gerek fiili taşımayı yapan kişinin ve gerekse taşıma sözleşmesinin yapıldığı tarafın tüzel kişi olmadığını, sigortacının talebinin teminat harici bulunduğunu, davacının hasar ihbarından ve ekspertiz raporundan sonra bu hususu zeyilname ile teminata dahil ederek aslen davacının poliçesi şartlarına göre teminat dışı olan bir hasarı ödediğini, lütuf ödemesi olarak ödenen tazminatın rücu edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ibranamenin içeriğinde bahsi geçen devir ve temliğin sigorta sözleşmesi hükümlerine atıfla sözleşmeye bağlı bir temlik olduğunu, alacağın temliğinin kayıtsız şartsız bir alacağı veya olası bir hakkın devrini içermesi gerektiğini, sigorta sözleşmesine göre taşıyıcının tüzel kişi olması gerektiği, teminat dışı olduğu halde sigortalıya yapılan ödemenin sigorta poliçesine bağlı ibranameye dayalı tahsilinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, dava dışı sigortalıya davacı tarafından yapılan ödeme sonucunda verilen ve temlik içeren ibranamenin sözleşmeye bağlı olması nedeniyle teminat dışı olan ödemenin tahsilinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TBK m.183 gereğince, alacağın devri “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda 05.06.2014 tarihli ibranameye göre, sigortalı haklarını usulüne uygun olarak davacı ... şirketine temlik etmiştir. Buna göre, davacının temlik alan sıfatıyla dava açabileceği gözetilerek işin esasına girmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/382497600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.