İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5193 E. 2017/4597 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine kayıt↗ müterafik kusur↗ hazirun cetveli↗ karine↗ usuli kazanılmış hak↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ taşıyan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla usulü kazanılmış hak oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşemesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -müterafik kusur durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD.,26.05.2014,2013/13342 E.2014/9642 K.) davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ismini taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında, tarfalar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4724 E. 2016/6466 K.
Ortak:müterafik kusur · hisse devir sözleşmesi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirketlere ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı taraflar aras …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu kararda3- Öte yandan, Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ...Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş. ile ... vekili temyiz etmiş, bu şekilde davalı ...Ş. hakkında verilen «husumetten» red kararı kesinleşmiştir.
Bu durumda, davalı ...Ş. hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2710 E. 2016/6462 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre, davacının yazılı «temlik» beyanı ile dava dışı «üçüncü kişiye» ait hisseleri hisse bedelini ona (...'e) ödemek suretiyle devralmak istediği ancak devir sonrası geçerli surette «ortaklık ilişkisi» kurulamadığı, hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından davalı ya da bir başkasına haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde herhangi bir delil elde edilemediği-«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçer …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
1-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · temlik
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre, davacının yazılı «temlik» beyanı ile dava dışı «üçüncü kişiye» ait hisseleri hisse bedelini ona (...'e) ödemek suretiyle devralmak istediği ancak devir sonrası geçerli surette «ortaklık ilişkisi» kurulamadığı, hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından davalı ya da bir başkasına haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde herhangi bir delil elde edilemediği-«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçer …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4351 E. 2016/5298 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4705 E. 2016/6741 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ında görülmemesinin mümkün olduğu, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4701 E. 2016/5301 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davalı ......
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · mükerrerlik · eksik inceleme · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaHolding A.Ş . yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerekirken bu davalı hakkında da yeniden davanın «husumetten» reddine karar verilip, davacı aleyhine «mükerrer tahsilata» yol açacak şekilde bu davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Holding A.Ş. yönünden davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
3-Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı .....
Holding A.Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4714 E. 2016/6438 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4710 E. 2016/6742 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4731 E. 2016/6740 K.
Ortak:müterafik kusur · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · kusur · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD. …
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgelerde hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sor …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5193 E. , 2017/4597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/01/2016 tarih ve 2014/542-2016/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile (51.180,32) Euro tahsil edildiğini, daha sonra müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve dava dışı diğer yöneticiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik (51.180,32) Euro karşılığı (97.472,92) TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı İsmail Güneş adlı şahısdan 25.11.1998 tarihinde 100.100 DM bedelle davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'deki hisselerini satın aldığı mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtilmiş olması mahkememizce de bozma kararına uyulmakla usulü kazanılmış hak oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşemesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -müterafik kusur durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış (Y.11 HD.,04.06.2015,2014/9600E.2015/7743 K.,Y.11 HD.,26.05.2014,2013/13342 E.2014/9642 K.) davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, gerçekte taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığı, davalıların tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında, tarfalar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/379965400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz