Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2610 E. 2017/5193 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulen açılmış dava↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ haksız eylem↗ şikayet↗ eş rızası↗ kâr dağıtımı↗ ıslah↗ taşıyan↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın web sitesi üzerinden satmış olduğu cep telefonlarına ilişkin, davacı tarafa ait olan web sitesinden alışveriş yapan üyelerden gelen şikayetlerin, cep telefonlarına Yasal Takip başlıklı "... İmei no'lu cihaz kayıt dışıdır 1 hafta içinde kapatılacaktır, satın aldığınız yere başvurunuz" mesajının gelmesi ve cep telefonlarının görüşmeye kapatılması yönünde olduğu, bu mesajı alan cep telefonu sahiplerinin cep telefonlarının belli bir süre sonra görüşmeye kapatıldığı, cep telefonlarının görüşmeye kapatılmasının nedenini BTK'da resmi kaydının yapılmamış olması olduğu, üyeler tarafından davalıya ulaşan şikayetlerin tamamının aynı yönde olduğu, 5809 sayılı Kanun’un "İşletmeciler, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremezler." hükmü uyarınca cihazların sorunsuz bir şekilde kullanılabilmesi için kayıt altına alınmaları gerektiği ve "Kurum tarafından izin verilmedikçe, abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamaz, değiştirilemez, kopyalanarak çoğaltılamaz veya herhangi bir amaçla dağıtılamaz." hükmü uyarınca da elektronik kimlik bilgilerinin yeniden oluşturulması, değiştirilmesi veya kopyalanmasının yasaklandığı, anılan Kanun’un 57. maddesinde "İşletmeciler, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremezler. Ancak, Kurumun MCKS da kayıtlı iken elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış gerçek cihazlar sadece eşleştirme yapılan abone numaraları ile kullanılmak üzere kullanıma açılır " düzenlenmesinin bulunduğu, davalıların sattığı cep telefonlarının İMEİ numaralı sorgulandığında telefonların büyük bir kısmının Türkiye’ye ... dışından getirilirken herhangi birinin pasaportuna kaydedilerek, bir kısmının da direk kaydettirilmeden, kaçak yollarla getirildiği, pasaporta kaydedilenlerin 30 gün içerisinde kendilerine gelen uyarıya istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvurarak ücret karşılığında cihazlarını yasal duruma çevirdiği, pasaporta kaydedilmeden gelen telefonlar için ise, genelde yasal olmayan bir yol olan İMEİ klonlama yapılarak son kullanıcının kullanımına sürüldüğü, İMEİ klonlanan cihazın sahibine ve sahte klonlu cihazın her ikisine de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından mesaj gelip, hangisinin elinde faturası varsa onun yasal hale geldiği, telefonla o İMEİ’nin eşleştirilerek diğerinin kapatıldığı yada klonlanan İMEİ’ne ait cihaz artık kullanılmıyorsa cihazın bu şekilde sahte klonlu yani kaçak ama kullanımda bir sıkıntı olmadan kullanılmaya devam edildiği, davacıya ait sitede davalılar tarafından satılan cep telefonlarının İMEİ’lerinin kopya olduğu, yani Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda kayıtlarının olmamasından dolayı kanuni süre olan 30 günün sonunda kapatıldıkları, davalının bu hatası yüzünden cep telefonunu alan son kullanıcılar ve onların şikayetlerinden dolayı web sitesinin sahibi davacının mağdur olduğu, davalıların ağır kusurunun bulunduğu ve davacının ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet vererek manevi zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıya ait “www.... .com” isimli internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen haksız eylem nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dahili davalı ... Medya İletişim Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da dahili davalı başlığı altında bir müessese düzenlenmemiş, zorunlu dava arkadaşlığı dışında mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır. Somut olayda, yargılama sırasında mahkemece davacı tarafa Değer Medya İletişim Ltd. Şti’nin davaya dahilinin sağlanması için süre verilmiş ve davacı tarafça işbu şirket davaya dahil edilmiş, mahkemece de davaya dahil edilen şirket hakkında da yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı yatırılmış bir dava olmadığı halde, Değer Medya İletişim Ltd. Şti. aleyhine hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın dahili davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, dahili davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9025 E. 2013/22979 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ücret karşılığında cihazlarını yasal duruma çevirdiği, pasaporta kaydedilmeden gelen telefonlar için ise, genelde yasal olmayan bir yol olan İMEİ klonlama yapılarak «son» kullanıcının kullanımına sürüldüğü, İMEİ klonlanan cihazın sahibine ve sahte klonlu cihazın her ikisine de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından mesaj gelip, hangisinin elinde faturası varsa onun yasal hale geldiği, telefonla o İMEİ’nin eşleştirilerek diğerinin kapatıldığı yada klonlanan İMEİ’ne ait cihaz artık kullanılmıyorsa cihazın bu şekilde sahte klonlu yani kaçak ama kullanımda bir sıkıntı olmadan kullanılmaya devam edildiği, davacıya ait sitede davalılar tarafından satılan cep telefonlarının İMEİ’lerinin kopya olduğu, yani Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda kayıtlarının olmamasından dolayı kanuni süre olan 30 günün sonunda kapatıldıkları, davalının bu hatası yüzünden cep telefonunu alan son kullanıcılar ve onların «şikayetlerinden» dolayı web sitesinin sahibi davacının mağdur olduğu, davalıların ağır kusurunun bulunduğu ve davacının «ticari itibarının zedelenmesine» sebebiyet vererek manevi zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıya ait “www.... .com” isimli internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen «haksız eylem» nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n da "CEPMESAJ", "CEP" gibi hep cep telefonuna veya cep telefonuyla mesaj gönderme faaliyetlerine gönderme yapan ibareler olduğu, bu ibarelerin de normal şartlarda "«ayırt edicilik»" ve "köken bildirme" gücü bulunmayan, ancak 556 sayılı KHK'nın 7/1 (a) («son») maddesi uyarınca tescili mümkün hale gelebilecek, tescil olsa bile ayırt edicilik gücü fevkalade düşük ve koruma kapsamı zayıf işaretler arasında yer aldığı, "CEP …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… n da "CEPMESAJ", "CEP" gibi hep cep telefonuna veya cep telefonuyla mesaj gönderme faaliyetlerine gönderme yapan ibareler olduğu, bu ibarelerin de normal şartlarda "«ayırt edicilik»" ve "köken bildirme" gücü bulunmayan, ancak 556 sayılı KHK'nın 7/1 (a) («son») maddesi uyarınca tescili mümkün hale gelebilecek, tescil olsa bile ayırt edicilik gücü fevkalade düşük ve koruma kapsamı zayıf işaretler arasında yer aldığı, "CEP …
Anılan bu hizmetlerin "haberleşme hizmetleri"nden farklı tür hizmetlerden oldukları ve bu hizmetler bakımından da davacı markalarında yer alan "Cep" ibaresinin markanın asli unsuru niteliğinde bulunduğu halde bu ibarenin "cep telefonları" ile özdeşleştiği, «ayırt edicilik» vasfının bulunmadığı gerekçesi yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2318 E. 2020/559 K.
Ortak:eş rızası
İncelediğiniz karardaAyrıca 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın «rızası» ile mümkündür.
Benzer bu kararda… etmekle yükümlü olduğu, davacının işlemlerin yapılmasını sağlayıcı şifre ve parolasını 3.kişilere verdiği hususunun ispatlanamadığı, davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan, hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen davalı bankanın tamamen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç muafiyeti · sahte kimlik · bekletici mesele · internet bankacılığı · hırsızlık · muafiyet · bloke · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, olay nedeniyle dava dışı Tamer Kart isimli şahıs hakkında bilişim sisteminin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçlamasıyla ceza davası açıldığı, davacının da katılan sıfatıyla yer aldığı davada Büyükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/385 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olup «derdest» olduğu, anılan davada davacının sanık olmadığından «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik ) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan' Elektronik İmza' kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davacının sim kartının iptal edildiği yönünde bir iddiası olmadığı, tek ihtimalin davacının cep telefonunun ZİTMO virüsü ile ele geçirilme ihtimali olduğu, ceza dosyasında bu yönde inceleme yapılmadığı, şüpheli Coşkun Yardımlı’nın kollukta alınan beyanından davacının cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifrenin, başka telefonlara yönlendirilmiş olduğu, davalı bankaca, cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi, dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı ve kendilerine ait olmayan cihazları kullandıkları, «sahte kimlikle» simkart klonlama «dolandırıcılıklarında» simkart değişikliği yapıldığında telefon operatörlerinden gelen bilgi akışıyla «internet bankacılığını» «bloke» ederek hesap sahibini bir Atm’ne yönlendirip blokeyi kaldırma tedbiri alan bankaların, aynı bilgi akışını cep telefonunun başka bir numaraya yönlendirilmesi halinde de sağlayarak tedbir almaları ihtiyacının söz konusu olduğu, davacının dava konusu usulsüz işlemlerde «kusuru» olduğunun ispat edilemediği, davalı bankanın zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı tarafın «ihbar» talebinin, yargılamanın geldiği aşama itibariyle reddinde, 6100 sayılı HMK’nın 62/2 maddesi uyarınca bir isabetsizlik bulunmadığı, 4603 sayılı Kanunun 4684 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında getirilen «harç muafiyetinin» davalı bankanın kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin bir düzenleme mahiyetinde olmadığı, davalının aleyhine harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle «kamu düzeni» yönünden kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın harç tahsiline ilişkin 2. bendinin kaldırılarak kararda yazılı şekilde düzeltilmesine karar veril …
1-) Dava, davacının bilgisi dışında yapılan bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılmaksızın kararın «yargılama giderlerinden» harca ilişkin bendi değiştirilerek hüküm tesis edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2610 E. , 2017/5193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2015 tarih ve 2014/110-2015/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait “www.... .com (... )” isimli internet sitesinin satıcı olmayıp, yalnızca alıcı ve satıcıları bir araya getirerek internet üzerinden gerçekleşen alışveriş işleminde ödeme güvenliğini sağlamayı esas alan Türkiye'nin en büyük e-ticaret platformlarından biri olduğunu, müvekkilinin kurulduğu 2008 yılından bu yana ... 'ın tanıtımı ve bilinirliği için yatırım yaptığını, Türkiye'de e-ticaretin gelişmesi, güvenli e-ticaretin sağlanması için büyük bir çaba ve emek sarfettiğini, e-ticarette, internet sitesinin güvenilirliği ve tanınırlığının en önemli unsur olduğunu, elektronik ortamda bu güveni oluşturmanın uzun süreli ve hatasız çalışma ve büyük yatırımlar ile sağlanabildiğini, müvekkilinin 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun gereği Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından verilen "Yer Sağlayıcı Faaliyet Belgesi"ne sahip olduğunu aynı zamanda, "...
/Alışverişin yeni Tadı" ibareli, 2011/32273 no’lu ve 35. sınıfta yer alan markası bulunduğunu, davalının ... 'a 16/01/2011 tarihinde "degermedya" adı ile üye olduğunu ve ağırlıklı olarak cep telefonu olmak üzere elektronik eşya satmaya başladığını, satmış olduğu cep telefonları ile ilgili olarak 2013 yılı Nisan ayından itibaren ... 'a bir takım şikayetler ulaşmaya başladığını, satın alınan cep telefonlarına, IMEI kayıtlarının geçici olması nedeniyle kapatılacağı uyarısı oluştuğunun belirtildiğini, yaklaşık iki buçuk yıldır müvekkili şirketin internet sitesinde ürün satışı gerçekleştirdiğini ve hakkında herhangi bir şikayet olmadığını, davalının sattığı ürünlerin neredeyse tamamı hakkında şikayetler ulaştığını, davalının satışa sunduğu ürün ilanlarında "simfree", "sıfır", "orjinal" gibi ibareler kullandığını, dolayısıyla müvekkilinin de ancak gelen şikayetler neticesinde davalının haksız eylemlerini tespit edebildiğini, şikayetler nedeniyle üyeliği askıya alarak yeni ürün satışını engellediğini, müvekkilinin cep telefonu IMEI numaralarının geçici olduğunu alıcı üyelerden gelen şikayetler üzerine öğrendiğini, davalının hukuka aykırı eyleminin müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine ve tüketiciler nezdinde güvenirliğinin azalmasına neden olduğunu, davalının bu eyleminin üyelik sözleşmesinin 2.
maddesinin d bendine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız eyleminin tespiti, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsili ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ... yönünden husumet itirazında bulunmuş, davacıya ait sitede telefon satışında ilk kayıtsız olarak ilan edip, o şekilde satışını yapıp kayıtların alıcılar tarafından yapılması gerektiğini belirttiğini, daha sonraları ise gelen ihtiyaçlar doğrultusunda ve teklifler sonunda “www.sahibinden.com” sitesindeki halka açık ilanlar ile ... -Doğubank İş Hanı ve çevresindeki iş yerlerindeki esnaflar vasıtasıyla evvela kendi ve ailesinin telefonlarının kayıtlarını yaparak deneme sürecini geçirip, durumu tespit edip sağlam çıktığının deneme-yanılma yöntemiyle tespit edildikten sonra müşterilere de aynı hizmetin sunulduğunu, ... dışından gelen bir cep telefonunun şayet içine herhangi bir sim kart takılıp uydu şebekesinden ilk sinyali aldığı andan itibaren yaklaşık 7-12 gün arası değişen kısa bir süre içerisinde kaydı yapılmaz ise, BTK (Bilgi Teknoloji Kurumu) tarafından Türkiye içinde kişinin kullandığı veya kullanmadığı tüm şebeke servis sağlayıcılarından uydu sinyalinin kesildiğini, kesilmesine son 7 gün kala da kişinin kullandığı operatörden söz konusu cihaza "şu tarihte kapanacaktır" diye uyarı mesajı geldiğini, tüm bu 10-12 günlük süreçte kişi ...
dışından aldığı cihaza herhangi bir kayıt işlemi yaptırmadan kullanabileceğini, bu sürecin kişinin bu zaman zarfında kaydını yaptırması için resmi olarak tanınan bir hak olduğunu, bu sürecin ... dışı cihazları için halen devam ettiğini, site üzerinden alım yapanların ürünlerini aldıkları günden itibaren 30 gün süre ile yapmaya hakları olan referans yorumlarını özellikle bu 7-10 günlük süre geçip, BTK'daki kayıtlı ibaresi görülüp, cihazlarının kapanmadığını bizzat kendileri de test ettikten sonra müvekkili hakkında olumlu yorumlar yaparak siteye bıraktıklarını, 2013 yılının ilk aylarına kadar tüm ülke genelinde devam eden bu durumun BTK’nın "Ülke genelinde yapılan kayıtların bir çoğu gerçek değildir, kayıtlarınızı kontrol etmek için bize ulaşın" mealindeki genel açıklamalarından sonra ülke genelinde 2-3 milyon cihazın aynı tarihlerde birden kapandığını ve bu durumun haberlere, gazetelere ve internet sitelerine yansıdığını, bundan sonra sadece müvekkilinin değil tüm ülke genelinde ciddi sıkıntıların söz konusu olduğunu, müvekkilinin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın web sitesi üzerinden satmış olduğu cep telefonlarına ilişkin, davacı tarafa ait olan web sitesinden alışveriş yapan üyelerden gelen şikayetlerin, cep telefonlarına Yasal Takip başlıklı "... İmei no'lu cihaz kayıt dışıdır 1 hafta içinde kapatılacaktır, satın aldığınız yere başvurunuz" mesajının gelmesi ve cep telefonlarının görüşmeye kapatılması yönünde olduğu, bu mesajı alan cep telefonu sahiplerinin cep telefonlarının belli bir süre sonra görüşmeye kapatıldığı, cep telefonlarının görüşmeye kapatılmasının nedenini BTK'da resmi kaydının yapılmamış olması olduğu, üyeler tarafından davalıya ulaşan şikayetlerin tamamının aynı yönde olduğu, 5809 sayılı Kanun’un "İşletmeciler, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremezler." hükmü uyarınca cihazların sorunsuz bir şekilde kullanılabilmesi için kayıt altına alınmaları gerektiği ve "Kurum tarafından izin verilmedikçe, abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamaz, değiştirilemez, kopyalanarak çoğaltılamaz veya herhangi bir amaçla dağıtılamaz." hükmü uyarınca da elektronik kimlik bilgilerinin yeniden oluşturulması, değiştirilmesi veya kopyalanmasının yasaklandığı, anılan Kanun’un 57.
maddesinde "İşletmeciler, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremezler. Ancak, Kurumun MCKS da kayıtlı iken elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış gerçek cihazlar sadece eşleştirme yapılan abone numaraları ile kullanılmak üzere kullanıma açılır " düzenlenmesinin bulunduğu, davalıların sattığı cep telefonlarının İMEİ numaralı sorgulandığında telefonların büyük bir kısmının Türkiye’ye ... dışından getirilirken herhangi birinin pasaportuna kaydedilerek, bir kısmının da direk kaydettirilmeden, kaçak yollarla getirildiği, pasaporta kaydedilenlerin 30 gün içerisinde kendilerine gelen uyarıya istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvurarak ücret karşılığında cihazlarını yasal duruma çevirdiği, pasaporta kaydedilmeden gelen telefonlar için ise, genelde yasal olmayan bir yol olan İMEİ klonlama yapılarak son kullanıcının kullanımına sürüldüğü, İMEİ klonlanan cihazın sahibine ve sahte klonlu cihazın her ikisine de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından mesaj gelip, hangisinin elinde faturası varsa onun yasal hale geldiği, telefonla o İMEİ’nin eşleştirilerek diğerinin kapatıldığı yada klonlanan İMEİ’ne ait cihaz artık kullanılmıyorsa cihazın bu şekilde sahte klonlu yani kaçak ama kullanımda bir sıkıntı olmadan kullanılmaya devam edildiği, davacıya ait sitede davalılar tarafından satılan cep telefonlarının İMEİ’lerinin kopya olduğu, yani Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda kayıtlarının olmamasından dolayı kanuni süre olan 30 günün sonunda kapatıldıkları, davalının bu hatası yüzünden cep telefonunu alan son kullanıcılar ve onların şikayetlerinden dolayı web sitesinin sahibi davacının mağdur olduğu, davalıların ağır kusurunun bulunduğu ve davacının ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet vererek manevi zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıya ait “www....
.com” isimli internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen haksız eylem nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dahili davalı ... Medya İletişim Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da dahili davalı başlığı altında bir müessese düzenlenmemiş, zorunlu dava arkadaşlığı dışında mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır. Somut olayda, yargılama sırasında mahkemece davacı tarafa Değer Medya İletişim Ltd. Şti’nin davaya dahilinin sağlanması için süre verilmiş ve davacı tarafça işbu şirket davaya dahil edilmiş, mahkemece de davaya dahil edilen şirket hakkında da yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez.
Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı yatırılmış bir dava olmadığı halde, Değer Medya İletişim Ltd. Şti. aleyhine hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın dahili davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, dahili davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın dahili davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 512,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/376773000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz