6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Adi Ortaklık Sözleşmesinin İhlali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2777 E. 2017/6010 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 167 ortaklık sözleşmesi adi ortaklık rekabet yasağı ihtisas mahkemesi oy yasağı kamu düzeni usulden reddi maddi ve manevi tazminat taahhütname haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: FSEK — FSEK 76

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacılar ... ile ... davalılardan ... ile birlikte proje çalışması babından ön çalışmalar yaptığı görülmekte ise de, gerek Başbakanlık ... Müsteşarlığı, gerekse Devlet Bakanlığı ilgili birimlerinde davacıların da katılımıyla yapılan toplantılar ve çalışmaların projenin hazırlığı niteliğinde olduğu, tüm çalışmaların bu amaçla yapıldığı, başta ihalesiz yapılması kararlaştırılmış ise de, kamu otoritesinin bu kararından vazgeçerek projeyi ihale yöntemiyle hayata geçirmeye karar verdiği, bu kararda davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, yapılan ön çalışmalar sonucunda davacılar ile davalıları bağlayan hukuki anlamda sorumluluklarını gerektiren ve karşılıklı olarak edim ve dolayısıyla borç ilişkisi doğuran imzalı bağlayıcı sözleşmenin mevcut olmadığı, konsorsiyum diye ifade edilen oluşumun hazırlık safhasında dahi karşılıklı olarak sorumluluk gerektiren ve dolayısıyla borç ilişkisi doğuran bağlayıcı taahhüt olmaması sebebiyle davalıların davaya konu uyuşmazlık ile ilgili sorumlu tutulamayacakları, davacı yanın Seka ile yazışmalarının ya da boru tedariki ile ilgili çalışmalarının yer kiralamalarının çalışma hazırlığı anlamına gelse dahi ihalesiz işlem yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının daha sonraki bir tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile iptal edilmesi ve projenin dolayısıyla işin yapılması işinin ihale ile verilmesi kararı üzerine davalı ... ... ihalenin katılamadığı, dava dışı üçüncü şahıs firmalar tarafından ihalenin gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacılardan ...'un "... Su ve Elektrik ... ... Sisteminden" başlıklı geliştirdiği Barış Suyu diye adlandırılan proje kapsamında davalı ... Şirketinin liderliği ile oluşturulan konsorsiyuma aykırı davranıldığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı, dava dilekçesinin ''Talebimizin Dayanağı'' başlıklı bölümünde talebini ''..davalıların yukarıda belirtilen eylemleri müvekkillerimin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği gibi, aynı zamanda haksız rekabet de teşkil etmektedir. Nitekim, telif ve patentten ... fikri haklarımıza istinaden tarafımızdan daha önce ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/167 Esasında kayıtlı bulunan davayı açmış bulunuyoruz... Huzurdaki işbu davamızda ise, konsorsiyum sözleşmesinin ihlalinden doğan zararlarımızın tazmini ile rekabet yasağının ihlalinden doğan haklarımız talep edilmekte olup, fikri mülkiyet haklarını içermemektedir..'' şeklinde açıklamış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiştir ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İşbu davada FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/441 E. 2024/3005 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2449 E. 2023/4978 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/2777 E.  ,  2017/6010 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...(...) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2009/40-2015/270 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31.10.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... San. Tes. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’ün ...’den ...’a su götürülmesi ile ilgili olarak “... Su ve Elektrik ... ... Sisteminden” isimli projenin ve 1996/742 sayılı “...” isimli incelemesiz patent belgesinin sahibi olduğunu, bu projenin hayata geçirilmesi için müvekkili ....’ün proje danışmanı olacak şekilde müvekkili şirket ile davalı şirketin içinde bulunduğu konsorsiyum oluşturulduğunu, projenin Bakanlar Kurulunda tanıtıldığını, çalışmalara başlandığını, ancak davalı şirketin olumsuz tavırları nedeniyle müvekkili ...’ün konsorsiyum ile proje danışmanlığı sözleşmesinin imzalanamadığını, davalı şirket tarafından müvekkillerinin projeden uzaklaştırıldığını ve davalı şirketin dava dışı ... Firması ile projeyi üstlendiğini, davalının bu şekilde konsorsiyum sözleşmesini ihlal ettiklerini ileri sürerek, davalı ...

Firmasının adi şirket sözleşmesine aykırı davrandığının tespitini, müvekkilinin projeye büyük katkısı ve adi ortaklık nedeniyle, davalının haksız olarak elde edeceği gelirlerden dolayı müvekkillerine isabet eden kısmının taraflarına verilmesini, 120.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hükmedilecek tüm tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren yasal avans faizi işletilmesini ve verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacılar ... ile ... davalılardan ... ile birlikte proje çalışması babından ön çalışmalar yaptığı görülmekte ise de, gerek Başbakanlık ... Müsteşarlığı, gerekse Devlet Bakanlığı ilgili birimlerinde davacıların da katılımıyla yapılan toplantılar ve çalışmaların projenin hazırlığı niteliğinde olduğu, tüm çalışmaların bu amaçla yapıldığı, başta ihalesiz yapılması kararlaştırılmış ise de, kamu otoritesinin bu kararından vazgeçerek projeyi ihale yöntemiyle hayata geçirmeye karar verdiği, bu kararda davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, yapılan ön çalışmalar sonucunda davacılar ile davalıları bağlayan hukuki anlamda sorumluluklarını gerektiren ve karşılıklı olarak edim ve dolayısıyla borç ilişkisi doğuran imzalı bağlayıcı sözleşmenin mevcut olmadığı, konsorsiyum diye ifade edilen oluşumun hazırlık safhasında dahi karşılıklı olarak sorumluluk gerektiren ve dolayısıyla borç ilişkisi doğuran bağlayıcı taahhüt olmaması sebebiyle davalıların davaya konu uyuşmazlık ile ilgili sorumlu tutulamayacakları, davacı yanın Seka ile yazışmalarının ya da boru tedariki ile ilgili çalışmalarının yer kiralamalarının çalışma hazırlığı anlamına gelse dahi ihalesiz işlem yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının daha sonraki bir tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile iptal edilmesi ve projenin dolayısıyla işin yapılması işinin ihale ile verilmesi kararı üzerine davalı ...

... ihalenin katılamadığı, dava dışı üçüncü şahıs firmalar tarafından ihalenin gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacılardan ...'un "... Su ve Elektrik ... ... Sisteminden" başlıklı geliştirdiği Barış Suyu diye adlandırılan proje kapsamında davalı ... Şirketinin liderliği ile oluşturulan konsorsiyuma aykırı davranıldığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı, dava dilekçesinin ''Talebimizin Dayanağı'' başlıklı bölümünde talebini ''..davalıların yukarıda belirtilen eylemleri müvekkillerimin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği gibi, aynı zamanda haksız rekabet de teşkil etmektedir. Nitekim, telif ve patentten ... fikri haklarımıza istinaden tarafımızdan daha önce ...

4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/167 Esasında kayıtlı bulunan davayı açmış bulunuyoruz... Huzurdaki işbu davamızda ise, konsorsiyum sözleşmesinin ihlalinden doğan zararlarımızın tazmini ile rekabet yasağının ihlalinden doğan haklarımız talep edilmekte olup, fikri mülkiyet haklarını içermemektedir..'' şeklinde açıklamış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiştir ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir.

İşbu davada FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/376049000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.