6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik hasım ve taraf teşkili eksikliği nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/615 E. 2024/1493 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Resmi senet niteliğindeki bir belgedeki imzanın sahteliği iddiası, evraka resmiyet kazandıran noter de taraf gösterilmeden incelenip karara bağlanamaz; eksik hasımla açılan davada davacıya noter hakkında dava açması için süre verilmesi ve açılırsa birleştirilmesi gerekir. Ayrıca taraf ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen gözetilir; davalı tüzel kişiliğin sicilden terkin edilmiş olması veya davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunması hallerinde, tüzel kişiliğin ihyası ve/veya dava ile sınırlı temsil kayyımı atanması için taraflara süre verilmeden esasa girilerek karar verilmesi usule aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

Resmi senetteki imza sahteliği iddiasında eksik hasım (noterin taraf gösterilmemesi) → kabul

Gerekçe: Davacının ortak/müdür olarak kaydına dayanak oluşturan esas sözleşme ve imza beyannameleri, noter huzurunda imzalandığı açıkça belirtilen belgeler olup HMK'nın 204/2. maddesi uyarınca resmi senet niteliğindedir. HMK'nın 208/son maddesi uyarınca resmi bir senetteki imzanın sahteliği iddiası, ancak evraka resmiyet kazandıran kişi (noter) de taraf gösterilmek suretiyle açılacak davada incelenip karara bağlanabilir. Davada husumetin ilgili noterliğe yöneltilmediği, davanın eksik hasımla açıldığı anlaşıldığından, davacıya ilgili noter hakkında dava açması için süre verilmesi, açılırsa bu davayla birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yapılmadan davanın esastan reddedilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Terkin edilmiş şirketler yönünden taraf ehliyeti eksikliği → kabul

Gerekçe: Davalı şirketlerden ikisinin 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği ve bu hususun ilan edildiği anlaşılmaktadır. Taraf ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerekir. İstinaf sebebi olmasa da mahkemece re'sen incelenmesi gereken bu husus gözetilmeden, şirket tüzel kişiliği sona erdiği halde işin esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır. Davacıya, bu şirketlerin tüzel kişiliğinin ihyası ve eldeki dava ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması için süre verilip sonucunun beklenmesi, neticesine göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Menfaat çatışması nedeniyle faal şirkete kayyım atanması gerekliliği → kabul

Gerekçe: Davalı şirketin başka temsilcisi bulunmamakta olup, davacı bu şirkete münferiden imza yetkisine haiz müdür olarak atanmıştır. Davacı ile bu şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan, şirkete eldeki dava ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması için davacıya süre verilip sonucunun beklenmesi, neticesine göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Resmi senetteki imza sahteliği iddiasının, evraka resmiyet kazandıran noter taraf gösterilmeden incelenemeyeceği; terkin edilmiş şirket veya temsilcisiyle menfaat çatışması bulunan şirket bakımından taraf teşkilinin kayyım atanması yoluyla sağlanması gerektiği yönündeki tespitler açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik hasım resmi senet imza sahteliği taraf ehliyeti dava şartı temsil kayyımı menfaat çatışması tüzel kişiliğin ihyası

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 204/2HMK 208/sonHMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/615

KARAR NO 2024/1493

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/10/2023

NUMARASI 2022/266 Esas - 2023/851 Karar

DAVA

Şirket Ortağı ve Yöneticisi Olmadığının Tespiti

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/10/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin gerçekte şirket ortağı, yetkilisi olmadığı halde sahtecilik suretiyle davalı ...Ltd Şti'nin kurucu ortağı olarak kaydedildiğini, diğer davalı şirketlere ise müdür olarak atandığını, müvekkilinin bu durumu hakkında açılan vergi davaları sonrasında öğrendiğini, müvekkilinin davalı şirketlerin hak ve borçlarından sorumlu olmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirketlerdeki ortak, müdür ve yetkili kayıtlarının İstanbul Ticaret Odası kayıtlarından silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; bilirkişi incelemesinde İstanbul ... Noterliğinde düzenlenen ... Ltd. Şti. tescil talepnamesindeki imzanın, İstanbul ... Noterliğinde ...Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti. için düzenlenen imza beyannamelerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, başkası tarafından sahte belge oluşturulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; belgelerin büyük çoğunluğu üzerindeki imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiş iken bir kısım imzaların müvekkiline ait olduğunun kabulünün doğru olmadığını, müvekkilinin bahsi geçen şirketlerin kurulmasından kısa bir süre kaybettiği cüzdanı içerisinde kimlik belgesi yanında müvekkili tarafından imzalı belgelerin de bulunduğunu, bu belgeler taklit edilerek şirketin kuruluşuna ilişkin belgelerin imzalandığını, yeni rapor alınması talep edilmesine rağmen hiç bir gerekçe gösterilmeksizin taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin sigortalı çalışan olup hiç bir zaman davalı şirketlerin faaliyet alanında faaliyet göstermediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, şirket ortağı ve yöneticisi olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; kimliği tespit edilemeyen şüpheliler tarafından davacının kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle davalı ...Ltd Şti'nin kurulduğu, davacının diğer davalı şirketlere ise müdür olarak atandığı iddia edilmekte olup, İstanbul ... Noterliği'nin 31/07/2006 t.li ... yev. no ile imzası tasdik edilen ...Ltd. Şti.'nin esas sözleşmesi ile davalı ...Ltd. Şti.'ye ilişkin İstanbul ... Noterliği'nin 16/08/2006 t.li ... yev. nolu ve davalı ...Ltd. Şti.'ye ilişkin İstanbul ... Noterliği'nin 10/08/2006 t.li ... yev. nolu imza beyannamesinde davacı adına imza bulunduğu, ticaret sicilinde davacının ...Ltd Şti'nin kurucu ortağı ve müdürü, diğer davalı şirketlerin ise müdürü olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

İstanbul ... Noterliği'nin 31/07/2006 t.li ... yev. No'lu evrakının konusunu oluşturan esas sözleşme ile İstanbul ... Noterliği'nin 16/08/2006 t.li ... yev. nolu ve 10/08/2006 t.li ... yev. nolu imza beyannamelerinde davacı ...'a ait imzaların noter huzurunda imzalandığı açıkça belirtilmektedir. Bahsi geçen belgeler noter onaylı olarak düzenlenmeleri nedeniyle, HMK'nın 204/2. maddesi uyarınca resmi senet niteliğinde olup, aynı yasanın 208/son maddesi uyarınca resmi bir senetteki imzanın sahteliği hakkındaki iddianın, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstermek suretiyle açılacak davada incelenip karara bağlanması gerekmektedir. Bu itibarla, davada husumetin ilgili noterliğe de yöneltilmesi gerekirken, davanın eksik hasımla açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda HMK'nın 208/son maddesi gereğince davacıya ilgili noter hakkında dava açmak üzere süre verilmesi, dava açıldığı takdirde işbu dava ile birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Diğer taraftan, ...Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti.'nin 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, bu hususun 24/02/2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Taraf ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerekmektedir. İstinaf sebebi olmasa da mahkemece re'sen incelenmesi gereken taraf teşkilindeki bu eksiklik mahkemece gözetilmemiş, şirket tüzel kişiliği sona erdiği halde işin esasına girilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davalı ...Ltd. Şti.'nin ise 07/08/2006 tarihinde tescil edildiği, davacının şirkete bu tarihten itibaren 10 yıl süreliğine münferiden imza yetkisine haiz müdür olarak atandığı, şirketin başka temsilcisi bulunmadığı, hali hazırda davalı ...Ltd. Şti. ile davacı arasında menfaat çatışması bulunmaktadır.Mahkemece; davacıya, davalı ...Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyası ve eldeki dava ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması için, davalı ...Ltd. Şti. yönünden ise şirkete eldeki dava ile sınırlı olmak üzere temsil kayyım atanması için süre verilip sonucu beklenmesi, neticesine göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle ,belirtilen eksiklikler giderilmeden esasa girilerek karar verilmesi yerinde olmadığından re'sen dikkate alınan nedenlerden dolayı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılmasına,dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 Tarih 2022/266 Esas - 2023/851 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/37481 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.