6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma ücretinin tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1459 E. 2017/4281 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun faturası uygun illiyet bağı geç teslim makul süre taşıyıcının sorumluluğu cmr navlun illiyet bağı mahsup taşıyıcı ticari defter teslim e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle iddialarını ispat ettiği, taraflar arasında taşıma işinden kaynaklanan navlun faturasının düzenlendiği, 10.165,00 USD bedelli faturanın davalı tarafça ödenmediği, bunun üzerine davacının davalı hakkında icra takibi başlattığı, itiraz nedeniyle takip durduğundan davacının işbu itirazın iptali davasını açtığı, her iki tarafın 2014 yılına ait ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulmuş olup, sahipleri lehine delil teşkil etme niteliğine sahip bulundukları, buna göre 10.165,00 USD alacaktan icra dosyasına yapılan kısmi ödemeden sonra davacının davalıdan halen 4.890,00 USD alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Taşıma konusu eşyanın taraflarca kararlaştırılan sürede, böyle bir süre tespit edilmemişse hal ve şartlar dikkate alınarak, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen makul sürede gönderilen emtianın teslim edilmemesi gecikmedir. Gecikme nedeniyle taşıyıcının sorumluluğuna gidilebilmesinin şartı gönderilene teslim edilmesidir. Ayrıca taşıma süresinin aşılması, geç teslimden dolayı hak sahibinin zarara uğraması ve taşıma süresinin aşılması ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Yine CMR 23/5. maddesi uyarınca “gecikme halinde taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının taşıma ücretini geçmemek üzere belirleyeceğini” hüküm altına almıştır. Bunun yanında bu şekilde belirlenen zararın taşıma ücretinden mahsup edilemeyeceğine dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle yukarıdaki ilkeler doğrultusunda gönderen davalının gecikmeden bir zararının olup olmadığı belirlenerek, buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

2- Kabule göre de belirlenen faiz oranının 3095 sayılı Yasa uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık vadeli yabancı mevduata uygulamış olduğu faiz oranını geçecek şekilde takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/1459 E.  ,  2017/4281 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2015 tarih ve 2014/1321-2015/869 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında navlun akdinin kurulduğunu, müvekkilinin temin ettiği araçlarla emtianın Kazakistan'a taşınması konusunda anlaştıklarını, faturalara dayalı toplam navlun bedelinin 71.400,00 USD olduğunu, bu bedel için kısmi ödeme yapıldığını, bakiye 10.165,00 USD'nin ödenmediğini belirterek ... ...

7. İcra Müdürlüğünün 2014/16094 E. nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat davalı şirketin yaptığı itiraz neticesinde takibin durduğunu beyan ederek, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin, davacı tarafın margarin emtiasını ... 'dan Kazakistan'a taşınması işin üstlendiğini, ancak iki araç dışında kalan araçların varış yerine gecikmeli olarak ulaştığını, mevcut gecikme sebebiyle tır karnesi süresinin dolduğunu ve bu nedenle sorun yaşandığını, aracın varış yerine ulaşabilmesi için toplam 4.890,00 USD sarf edildiğini bu tutarın müşterisi tarafından müvekkiline yansıtıldığını, ayrıca alıcı tarafından müvekkili şirkete 11.400,00 USD tutarlı demoraj faturası kesildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle iddialarını ispat ettiği, taraflar arasında taşıma işinden kaynaklanan navlun faturasının düzenlendiği, 10.165,00 USD bedelli faturanın davalı tarafça ödenmediği, bunun üzerine davacının davalı hakkında icra takibi başlattığı, itiraz nedeniyle takip durduğundan davacının işbu itirazın iptali davasını açtığı, her iki tarafın 2014 yılına ait ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulmuş olup, sahipleri lehine delil teşkil etme niteliğine sahip bulundukları, buna göre 10.165,00 USD alacaktan icra dosyasına yapılan kısmi ödemeden sonra davacının davalıdan halen 4.890,00 USD alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Taşıma konusu eşyanın taraflarca kararlaştırılan sürede, böyle bir süre tespit edilmemişse hal ve şartlar dikkate alınarak, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen makul sürede gönderilen emtianın teslim edilmemesi gecikmedir. Gecikme nedeniyle taşıyıcının sorumluluğuna gidilebilmesinin şartı gönderilene teslim edilmesidir. Ayrıca taşıma süresinin aşılması, geç teslimden dolayı hak sahibinin zarara uğraması ve taşıma süresinin aşılması ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Yine CMR 23/5. maddesi uyarınca “gecikme halinde taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının taşıma ücretini geçmemek üzere belirleyeceğini” hüküm altına almıştır.

Bunun yanında bu şekilde belirlenen zararın taşıma ücretinden mahsup edilemeyeceğine dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle yukarıdaki ilkeler doğrultusunda gönderen davalının gecikmeden bir zararının olup olmadığı belirlenerek, buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

2- Kabule göre de belirlenen faiz oranının 3095 sayılı Yasa uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık vadeli yabancı mevduata uygulamış olduğu faiz oranını geçecek şekilde takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372544200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.