6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai şart tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1821 E. 2017/4467 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 420 genel işlem şartları işçi-işveren ilişkisi genel işlem koşulu rekabet yasağı 818 sayılı borçlar kanunu cezai şart hizmet sözleşmesi oy yasağı tbk 99 geçersizlik taahhütname i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 1TBK 20 · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın iş sözleşmesine istinaden cezai şart istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki işçi- işveren ilişkisinin çeşitli pozisyonları kapsar şekilde 20/12/2006 tarihi ile 13/01/2012 tarihi arasında devam ettiği, bu süreçte her pozisyon değişikliğinde iş sözleşmelerinin imzalandığı ve belirsiz süreli bu hizmet akitlerinde rekabet yapma yasağı başlığında işçinin, rekabet yapmama taahhüdünde bulunduğu, aksi takdirde 20.000,00 USD cezai şartı kabul ettiğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye konu rekabet yasağı ve cezai şart yükümlülüğünün sadece işçi yönünden yükümlülük altına sokar mahiyette olduğu, sözleşmenin tip sözleşme niteliğinde olduğu, işveren yönünden böyle bir yükümlülüğün yer almadığı, BK'nın amir hükümlerinden olan düzenlemeler ve genel işlem şartları ve Yargıtay'ın rekabet yasağı ile ilgili son ve yerleşmiş içtihatları birlikte değerlendirildiğinde tek taraflı rekabet yasağı ve cezai şart taahhüdünün davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hizmet sözleşmesine istinaden rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen ve tam iki tarafa borç yükleyen hukuksal işlem niteliğindeki hizmet sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibarıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup anılan sözleşmede rekabet yasağı ve bunun ihlali halinde işçi aleyhine tek taraflı olarak cezai şart kararlaştırılmıştır. Mahkemece, söz konusu rekabet yasağı ve cezai şart hükmü, rekabet yasağının ihlal edildiği tarihte yürürlüğe girmiş olan 6098 sayılı TBK'nın 20. ve 420. maddeleri gereğince tek taraflı olması nedeniyle geçersiz kabul edilmiştir.

Ancak, 6098 sayılı Kanun'un zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer verilen “geçmişe etkili olmama” ilkesi çerçevesinde, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde yer verilen rekabet yasağının ve bu yasağın ihlali halinde cezai şart öngörülmüş olmasının “hukuken geçerli olup olmadığı” 818 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmelidir. 818 sayılı Kanun'un 348 vd. maddelerinde hizmet sözleşmelerinde rekabet yasağının öngörülebileceği ve koşulları düzenlenmiş, özellikle 351/2. maddesinde ise, açıkça, rekabet yasağının ihlali halinde cezai şart kararlaştırılabileceği düzenlenmiştir. 818 sayılı Kanunda, sözleşmede düzenlenen rekabet yasağının ihlali halinde öngörülen cezai şartın geçersizliği sonucunu doğurabilecek nitelikte hükümlere yer verilmediği, özellikle 6098 sayılı Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin 20. maddesi ile hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine tek taraflı cezai şart öngörülmesinin geçersizliğine ilişkin 420. maddesine benzer hükümlerin 818 sayılı Kanun'da bulunmadığı nazara alındığında, mahkemenin kabulünün aksine, sözleşmede düzenlenen tek yanlı rekabet yasağı ve bu yasağın ihlali halinde cezai şart öngörülmüş olmasının geçersizliğinden söz edilemeyecektir.

Bu nedenle, mahkemece, rekabet yasağına ve bunun ihlaline bağlı cezai şart kararlaştırılmasına ilişkin sözleşme hükümlerinin 818 sayılı Kanun dairesinde geçerli olduğu ilke olarak kabul edilip mevcut kanıtlar çerçevesinde ihlalin varlığı saptandığı takdirde, 6101 sayılı Kanun'un 2. vd. maddeleri de gözetilerek ihlalin sonuçlarına uygulanacak kanun hükümleri belirlenmek suretiyle uyuşmazlığın halli gerekirken, sözleşme hükmünün geçerliliği bakımından yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai şart tahsili 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/216 E. 2019/4538 K.

    Ortak: · Cezai şart tahsili

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/148 E. 2019/7069 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12902 E. 2011/15460 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/1821 E.  ,  2017/4467 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2014/133-2014/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete ait otelde çeşitli kademelerde hizmet sözleşmesine binaen çalıştığını, en son şahsi sebepleri gerekçe göstererek 13/01/2012 tarihinde istifa ettiğini, istifadan sonra en yakın rekabet halinde olan bir başka otelde yine müvekkiline ait oteldeki pozisyona yakın ve o pozisyonda işe başlayarak hizmet akdindeki rekabet etme yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek taraflar arasındaki iş akdine konu rekabet yasağı gereğince 20.000,00 USD cezai şartın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, iş sözleşmesindeki rekabet yasağının BK'nın 21. maddesi anlamında müvekkilini bağlayıcı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın iş sözleşmesine istinaden cezai şart istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki işçi- işveren ilişkisinin çeşitli pozisyonları kapsar şekilde 20/12/2006 tarihi ile 13/01/2012 tarihi arasında devam ettiği, bu süreçte her pozisyon değişikliğinde iş sözleşmelerinin imzalandığı ve belirsiz süreli bu hizmet akitlerinde rekabet yapma yasağı başlığında işçinin, rekabet yapmama taahhüdünde bulunduğu, aksi takdirde 20.000,00 USD cezai şartı kabul ettiğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye konu rekabet yasağı ve cezai şart yükümlülüğünün sadece işçi yönünden yükümlülük altına sokar mahiyette olduğu, sözleşmenin tip sözleşme niteliğinde olduğu, işveren yönünden böyle bir yükümlülüğün yer almadığı, BK'nın amir hükümlerinden olan düzenlemeler ve genel işlem şartları ve Yargıtay'ın rekabet yasağı ile ilgili son ve yerleşmiş içtihatları birlikte değerlendirildiğinde tek taraflı rekabet yasağı ve cezai şart taahhüdünün davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hizmet sözleşmesine istinaden rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen ve tam iki tarafa borç yükleyen hukuksal işlem niteliğindeki hizmet sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibarıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup anılan sözleşmede rekabet yasağı ve bunun ihlali halinde işçi aleyhine tek taraflı olarak cezai şart kararlaştırılmıştır. Mahkemece, söz konusu rekabet yasağı ve cezai şart hükmü, rekabet yasağının ihlal edildiği tarihte yürürlüğe girmiş olan 6098 sayılı TBK'nın 20. ve 420. maddeleri gereğince tek taraflı olması nedeniyle geçersiz kabul edilmiştir.

Ancak, 6098 sayılı Kanun'un zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer verilen “geçmişe etkili olmama” ilkesi çerçevesinde, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde yer verilen rekabet yasağının ve bu yasağın ihlali halinde cezai şart öngörülmüş olmasının “hukuken geçerli olup olmadığı” 818 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmelidir. 818 sayılı Kanun'un 348 vd. maddelerinde hizmet sözleşmelerinde rekabet yasağının öngörülebileceği ve koşulları düzenlenmiş, özellikle 351/2. maddesinde ise, açıkça, rekabet yasağının ihlali halinde cezai şart kararlaştırılabileceği düzenlenmiştir. 818 sayılı Kanunda, sözleşmede düzenlenen rekabet yasağının ihlali halinde öngörülen cezai şartın geçersizliği sonucunu doğurabilecek nitelikte hükümlere yer verilmediği, özellikle 6098 sayılı Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin 20.

maddesi ile hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine tek taraflı cezai şart öngörülmesinin geçersizliğine ilişkin 420. maddesine benzer hükümlerin 818 sayılı Kanun'da bulunmadığı nazara alındığında, mahkemenin kabulünün aksine, sözleşmede düzenlenen tek yanlı rekabet yasağı ve bu yasağın ihlali halinde cezai şart öngörülmüş olmasının geçersizliğinden söz edilemeyecektir.

Bu nedenle, mahkemece, rekabet yasağına ve bunun ihlaline bağlı cezai şart kararlaştırılmasına ilişkin sözleşme hükümlerinin 818 sayılı Kanun dairesinde geçerli olduğu ilke olarak kabul edilip mevcut kanıtlar çerçevesinde ihlalin varlığı saptandığı takdirde, 6101 sayılı Kanun'un 2. vd. maddeleri de gözetilerek ihlalin sonuçlarına uygulanacak kanun hükümleri belirlenmek suretiyle uyuşmazlığın halli gerekirken, sözleşme hükmünün geçerliliği bakımından yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372535100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.