Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2611 E. 2017/5065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markaların çantalar, valizler, okul çantaları sırt çantaları ve alışveriş çantalarında ciddi şekilde kullanıldığının kanıtlandığı gerekçesiyle bu ürünlere yönelik hükümsüzlük talebinin reddine, diğer sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi iptal edilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/875 E. 2023/4331 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:keşif · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar · ortalama tüketici · ihtarname · maddi tazminat · dahili dava
Benzer bu kararda… davalı tarafça sırt çantası ürünleri üzerinde davacının tescilli "ESCAPE" markasının birebir aynısının "ESCAPE 10" şeklinde markasal şekilde kullanıldığı, ürünlerin «ortalama tüketici» kitlesine hitap ettiği, markasal kullanımın tüketici nezdinde ürünlerin aynı işletmeden geldiği izlenimi de «dahil» «iltibasa» neden olacak nitelikte bulunduğu, somut olarak karışıklık yaşanmasının aranmamakla bir an için dahi karışıklık ihtimalinin iltibas tehlikesi anlamına geldiği ve markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, davacı tarafça «ihtarname» keşide edilmesine rağmen dava açıldıktan sonra dahi internet üzerinde tanıtım ve satışa sunulduğu mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı tarafça sırt çantası ürünleri üzerinde davacı adına tescilli "ESCAPE" markasının kullanılmasının markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, tecavüzün men'ine, markaya tecavüzün ref'i talebi konusuz kalmakla karar «verilmesine yer olmadığına», 2.665,39 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 10.661,56 TL tazminat talebinin «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendilerine «keşif» günü «ihtar» edilmeden, taraf teşkili sağlanmaksızın yalnızca davalı katılımı ile keşfin gerçekleştirildiğini, keşif neticesinde yapılan «defter» incelemesinin ve hazırlanan bilirkişi raporunun gerekçeli karara dayanak gösterilmesini kabul etmediklerini, adil bir tazminat hesabının yapılmadığını belirterek B …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2611 E. , 2017/5065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2014/229-2015/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ACS markasının tescili isteminin davalının 18.sınıfta tescilli 2007/33209 nolu ACS şekil markası mesnet gösterilerek reddedildiğini, ancak, davalının Türkiye'de "ACS Şekil" ve ACSCARRIER" markalarıyla uzun yıllardan beri herhangi bir faaliyette bulunmadığını, markaların tescil kapsamındaki mallar üzerinde kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2007/33209 nolu "ACS Şekil" ve 2006/06237 nolu "ACSCARRIER" ibareli markaların kullanmama nedeniyle tüm sınıflar için iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markalarının üç nesilden beri kullanılmakta olduğunu, Alioğlu Çanta Sanayi ibaresinin kısaltmasından oluştuğunu, markanın tescil kapsamındaki ürün ve sınıflarda kullanıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markaların çantalar, valizler, okul çantaları sırt çantaları ve alışveriş çantalarında ciddi şekilde kullanıldığının kanıtlandığı gerekçesiyle bu ürünlere yönelik hükümsüzlük talebinin reddine, diğer sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi iptal edilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına; ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372173200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz